12. Ceza Dairesi 2011/20110 E. , 2012/14145 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümle, 43/2, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde yer alan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet h
**12. Ceza Dairesi 2011/20110 E. , 2012/14145 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümle, 43/2, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde yer alan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve anılan maddede öngörülen suçun, özel hayat görüntüsü ya da sesinin kaydedilmesiyle tamamlandığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık müdafinin eksik incelemeyle hüküm verildiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;ancak, 5237 sayılı TCK'nın 134. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kasten işlenebilen suçlardan olup, sanığın, “kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etme” neticesini bilmesi ve istemesiyle anılan maddenin ilk fıkrasındaki; taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bir özel hayat görüntüsü ya da sesini bilerek ve isteyerek ifşa etmesi halinde ise maddenin ikinci fıkrasındaki suçun oluşacağı; ancak her iki halde de kastın varlığından söz edebilmek için sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerektiği, özel hayat kavramının ise, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerdiği, katılanlarla arasında önceye dayalı husumet bulunan sanığın, katılanlar tarafından kendisine yönelecek muhtemel haksız saldırılara delil hazırlamak ve kişisel güvenliğini korumak amacıyla, üç katlı evinin en üst katındaki balkonun sağ ve sol köşesine yerleştirdiği ve yönünü zaman zaman katılanların oturduğu binaya doğru çevirdiği kameralarla çekim yapmak şeklinde gelişen eylemde, katılanların özel hayatlarının gizliliğini ihlale yol açacak bir görüntü ve/veya sesi kaydetmek için hareket ettiğine dair dosyaya yansıyan bir delil ya da bu şekilde elde edilmiş bir kayıt olmadığı, gerek katılanların, gerek tanıkların, kameraların çekim yapmasının rahat hareket etmelerini engellediğini ifade etmek dışında, sanığa başkaca bir isnat yöneltmemiş olması karşısında, sanığın eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturmayacağı; ancak, daha önce aynı eyleminden dolayı hakkında mahkumiyet kararı verildiği halde, kendisine yapılan uyarıları dikkate almayıp, sürekli ve kesintisiz şekilde olmasa da, uzun zamana yayılan süreç içerisinde birden fazla defa ve katılanlara rahatsızlık verecek tarzda, kameraların yönünü ısrarla katılanların oturduğu binaya bakacak şekilde çeviren sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 123/1 maddesinde düzenlenen “kişilerin huzur ve sükununu bozma” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık hakkında yazılı şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.