8. Hukuk Dairesi 2016/6931 E. , 2016/9612 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.05.2013 gün ve 175/257 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü K A R A R Davacı vekili, dava konusu 475 ada 6 parsel sayılı taşınmaz içerisinde sınrıları keşifte belirlenecek olan taşınmazın…
**8. Hukuk Dairesi 2016/6931 E. , 2016/9612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.05.2013 gün ve 175/257 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü K A R A R Davacı vekili, dava konusu 475 ada 6 parsel sayılı taşınmaz içerisinde sınrıları keşifte belirlenecek olan taşınmazın 20 yılı aşkın süredir vekil edeni tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını açıklayarak TMK 713. maddesi uyarınca vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu...parsel sayılı taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1974/353 Esas sayılı dosyası ile davalı olduğundan tespit dışı bırakıldığı, 1983 yılında yaşanan su basmasından dolayı dosyanın gönderilemediği, 14.06.2006 yılında yapılan imar uygulaması ile taşınmazın ifraz gördüğü, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından davacının imardan önce kazanma koşullarını sağlamış olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, fen bilirkişinin 02.03.2013 tarihli rapor ve krokilerinde A harfi ile gösterdiği 1099,29 m2'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya muhtevasından; dava konusu taşmanızın imar uygulamasından önceki kök parseli olan 475 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkında 06.04.1971 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında, 20-30 yıldır Muzaffer Şaylam tarafından kullanıldığı belirtilmiş ise de, fevkalede zamanaşımını doldurduğu kanaatine varılamadığından 2613 sayılı Kanun'un 22/H maddesi gereğince senetsizden tarla vasfıyla ... adına tespitinin yapıldığı, itiraz edilmesi üzerine 31.05.1974 tarihli ek karar ile...tarafından Asliye Hukuk Hakimliği'nin 974/353 Esas sayılı dosyasında dava açtığı bildirildiğinden mülkiyet hanesinin açık bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dava konusu 475 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında mülkiyetinin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1974/353 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu belirtilmiştir. .//.. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26'inci maddesi hükmünde bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesi'nin görevinin başlayacağı, 27 nci maddesi hükmünde de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının resen Kadastro Mahkemesine devrolunacağı açıklanmış, Kadastro Hakiminin devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptıracağı, ilan süresi bitmeden duruşmaya başlanamayacağı, henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunacağı belirtilmiştir. Bu olguların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle istek olmasa bile mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince, Dairenin geri çevirme yazıları üzerine, mahkemece yapılan araştırma ve...Asliye Hukuk Mahkemesi cevabi yazılarına göre, Mahkeme arşivini 1983 yılında aşırı yağmurlar nedeniyle su bastığından Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1974/353 Esas sayılı dosyasına ulaşılamadığı, tutanak aslı ile Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının birleştirilerek Kadastro Mahkemesi'ne dosyanın devredilemediği, taşınmaza ait kadastro tutanak asıllarının ise Tapu Müdürlüğü'nde mevcut olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Yasa'nın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin Kadastro Mahkemesi'nce belirlenmesi zorunludur. O halde 3402 sayılı Yasa'nın 27/2 maddesi gereğince yapılması gerekli ilanların yaptırılması, her ne kadar Asliye Hukuk Hakimliği'nin 1974/353 Esas sayılı dosyası bulunamamış ise de, Mahkemenin 1974 yılı Esas defterinde davacısının Muzaffer Saylam, davalıların ise Kars Belediye Başkanlığı ve Hazine olduğu gözönüne alınarak bu kişiler ve yapılacak ilanlarda itirazcı çıkması durumunda itiraz edenlere de tebligat yapılarak taraf teşkilin sağlanması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre gerçek maliki belirleme görevi Kadastro Mahkemesi'ne aittir. Açıklanan Kanun hükümleri uyarınca; (3402 sayılı Yasa'nın 30/2 maddesi gereğince) gerçek maliki belirleme ve malik hanesindeki boşluğu doldurma görevi Kadastro Mahkemesi'ne ait olduğuna, öte yandan aynı Yasa'nın 26/son ve 27/1 maddeleri uyarınca taşınmaz hakkında tutanak düzenlendiği tarihten itibaren tutanağın kesinleşmesine kadar kadastro mahkemesi görevli olarak belirlendiğine ve görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her hal ve aşamasında resen gözönünde bulundurulmak gerektiğine göre, Mahkemece, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.