8. Ceza Dairesi 2023/5028 E. , 2025/2255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/4121 Değişik İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2022 tarihli şüpheli hakkında iftira suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı şikayetçi vekili ta
**8. Ceza Dairesi 2023/5028 E. , 2025/2255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/4121 Değişik İş SUÇ : İftira İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2022 tarihli şüpheli hakkında iftira suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 05.09.2022 tarihli kararıyla reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/18235 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116653 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116653 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekinin 18/03/2022 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, daha önceki bir tarihte şüpheliye ait at çiftliğinde ata bindiği esnada düşmesi neticesi yaralanması olayı ile ilgili olarak şüpheli hakkında şikayetçi olduğunu, bu şikayetten sonra şüphelinin Cimer başvurusu, çalıştığı kamu kurumuna ihbar, vs. yollar ile hakkında, yaralanması ile ilgili aldığı raporlarda memuriyetinin verdiği gücü kullanarak baskı oluşturduğu ve gerçek dışı raporlar düzenlettirdiği yönünde hakkında asılsız ithamlarda bulunduğundan bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, şüphelinin şikayet hakkını kullanmış olmasının iftira suçunu oluşturmadığından bahisle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Kayseri Valiliği Gençlik ve Spor İl müdürlüğünün 01/04/2022 tarihli yazısı ile şüphelinin müşteki hakkında yaptığı şikayet üzerine yapılan idari soruşturma kapsamında ifade örneklerinin gönderildiği, müştekinin yaralanması olayı ile ilgili olarak rapor düzenleyen hekimlerden tanık ...'in düzenlenen raporlar hakkında müştekinin etkisi ve baskısına maruz kalma gibi bir durumun söz konusu olmadığını beyan ettiği nazara alındığında, müştekinin yaralanması ile ilgili olarak mevcut soruşturma dosyasının olup olmadığının araştırılması ile dosyada mevcut raporların gerçek dışı olduğuna dair bir tespitin mevcut olmadığının ortaya konulması, şüphelinin vekili aracılığı ile müştekinin çalıştığı kamu kurumuna verdiği 09/03/2022 tarihli ihbar yazısında, müştekinin çalıştığı kurumun başkanının ismini vererek doktorları baskı altına alarak şüpheli aleyhine rapor düzenlettirerek gerçeği yansıtmayan rapor düzenlettirdiği, bu raporlar ile müştekinin haksız kazanım elde etmeye çalıştığı, bu şekilde memuriyet nüfuzunu kötüye kullandığını ifade etmiş olması karşısında, müşteki hakkında yürütülen idari soruşturma dosyasının çalıştığı kamu kurumundan temini ile incelenerek neticesinin ortaya konulması sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 160/1. maddesi "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar."; 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.''; 170/2. maddesi "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler."; 172/1. maddesi "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173/3-4 maddesi “Sulh ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 3. 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 4. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. İhbara konu suçtan delil bulunmadığı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya beraat hükmü kurulması sanık açısından iftira suçunun oluşması için yeterli değildir. 5. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin 18.03.2022 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu dilekçesinde, Kayseri Gençlik ve İl Spor Müdürlüğünde memur olarak çalıştığını, şüpheliye ait işletmede hobi olarak at biniciliği eğitimi almaktayken işletmenin ağır kusuru nedeniyle attan düşerek omuriliğini kırdığından dolayı şikayetçi olması üzerine şüpheli tarafından muhtelif tarihlerde hakkında memuriyete uygun bir kişiliği olmadığından, ahlaksız bir yaşam sürdüğünden, kendisinden yüksek miktarda para talep ettiğinden, geçirmiş olduğu kaza nedeniyle alınan hastane raporlarının sahte olarak düzenlettirdiğinden bahisle çalıştığı kurum aracılığıyla ve CİMER üzerinden şikayette bulunulması üzerine çalıştığı Kurum tarafından savunmasının alındığını ifade ederek şüpheliden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelinin Anayasal şikayet hakkını kullandığı dolayısıyla şüphelinin üzerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak; 6. Dava dosyası kapsamında 01.04.2022 tarihli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünden alınan şüphelinin anılan Kuruma 09.03.2022 tarihinde yapmış olduğu şikayetine istinaden şikayetçi ...'in savunmasının alındığına dair yazı, şüpheli ... tarafından muhtelif tarihlerde Kuruma gönderilen şikayet dilekçeleri ile CİMER başvurusunun bulunduğunun, UYAP ortamında yapılan araştırmada ise şikayetçi ... hakkında görevi kötüye kullanma ve iftira suçlarından Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/15666 ve 2021/65974 soruşturma sayılı dosyalarından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların verildiğinin ve taksirli yaralama suçundan şüpheli hakkında Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/89 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan kamu davasının bulunduğunun anlaşılması karşısında, bahse konu soruşturma dosyaları getirtilerek, taksirli yaralama suçundan açılan kamu davasının akıbeti araştırılarak, şikayetçi hakkında şüphelinin ilgili Kuruma yapmış olduğu şikayetleri üzerine savunması alındıktan sonra yapılan idari işlemlere ilişkin varsa disiplin soruşturması getirtilerek, şüpheli ...'un hukukî durumunun tayin ve tespitinin gerekeceği gözetilmeden soruşturmanın genişletilmesi yerine eksik soruşturmayla şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 05.09.2022 tarihli ve 2022/4121 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.