10. Hukuk Dairesi 2011/4083 E. , 2012/12702 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 737-886 Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki kar…
**10. Hukuk Dairesi 2011/4083 E. , 2012/12702 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 737-886 Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 25.05.1987 – 1992 döneminde davalı işveren adına tescilli tıbbi malzeme toptan satışı faaliyetinin yürütüldüğü işyerinde 25.05.1987 günü çalışmaya başladığı yönünde hakkında işe giriş bildirgesi düzenlenen davacı adına davalı Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, işverence her ay düzenlenen Aylık Sigorta Primleri Bildirgelerine göre isim belirtilmeksizin ayda (1) sigortalı çalıştırıldığı beyan edilerek dosya içerisinde yer alan tahsil makbuzları ile primlerin Kuruma ödendiği, işverence dönemsel sigorta primleri bordrolarının düzenlenmediği anlaşılmakta olup, 25.05.1987 – 30.11.1988 tarihleri arasında anılan işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışmaların tespiti istemine ilişkin davada mahkemece yapılan yargılamada tanık dinlenmeksizin hüküm kurulmuştur. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6’ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır. Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin bulunduğu çevrede faaliyet yürüten diğer işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yöntemince belirlenerek tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bu kapsamda davalı işverenin, işyerinde eşi ... ile davacının çalıştığını belirttiği dikkate alınarak Kuruma yatırılan sigorta primlerinin hangisine ait olduğu açıklıkla ortaya konulmalı ve toplanan kanıtlar irdelendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.