10. Hukuk Dairesi 2023/7340 E. , 2023/7990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/573 E., 2023/233 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şart
**10. Hukuk Dairesi 2023/7340 E. , 2023/7990 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/573 E., 2023/233 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ... bünyesindeki... Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okuluna bağlı işyerlerinde 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı “Usta Öğretici” olarak 1983-2008 yılları arasında mevsimlik ve işe giriş-çıkış tarihleri arasında tam gün olarak ayda 30 gün çalıştığını, ancak hizmetlerinin davalı SGK Başkanlığına eksik bildirildiğini ileri sürerek, eksik bildirilen hizmet süresinin tespitini istemiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aynı statüde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezinde kurs öğretmeni olarak çalışan bir kişinin ihbar ve kıdem tazminatı talebiyle açtığı davada Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine değil statü hukukuna dayandığının kabul edilmesini ve davanıp görev noktasından reddinin gerektiğine karar verdiğini, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, tespiti istenen tarihler dikkate alınırsa hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağını, 79/10 maddesinde, Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık toplam kazançları ile prim ödeme gün sayılarının nazara alınacağının hüküm altına alındığını, 657 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereği, her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile üniversite ve akademi, okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebileceğini, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47 nci maddesinde örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmet içi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticilerin de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebileceğini, söz konusu maddeye göre hazırlanan ... Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek Ders Görevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta öğreticiler Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinde ek ders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek usta öğreticilere 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89 uncu maddesi uyarınca işlem yapılacağının öngörüldüğünü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. Maddesinde usta öğreticiler istisnalar arasında sayılmamış olduğundan işçi olarak kabul edilmesi gerektiğini, Mülga 1475 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde bir günlük çalışma süresinin 7,5 saat olarak belirlendiğini, 4875 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğunu, bu kimseler hakkında bir günlük çalışma karşılığının 7,5 saat kabul edilip işlem yapıldığını, davacının Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezi birimlerinde usta öğretici olarak fasılalı çalışmalarının bulunduğunun anlaşılmasıyla birlikte işverenler tarafından kurumlarına bildirimleri yapılan sigortalıların kurumlarınca itibar edilerek işlem yapıldığını, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi 10 uncu fıkrası gereği bu işyerindeki çalışmalarına ilişkin olarak hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurmalarının icap ettiğini, anılan sürenin geçmiş olduğunu belirterek, hak düşürücü süreden davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.12.2009 tarihli ve 2008/597 - 2009/752 E.K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 08.11.2010 günlü ve 2010/2726 - 2010/11024 E.K. sayılı ilamı ile; "..davalı iş yerinden davacı adına düzenlenen, dosyaya getirtilen belgelere ilaveten eksik bulunan belgeler getirilip, ders programları, devam- devamsızlık ve puantaj kayıtları ile ücret belgeleri birlikte incelenmeli, davacının okula gelişi ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak hüküm altına alınan süreler yönünden hafta içi günde 6-7 saat derse girilen günlerde davacı mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirdiğinden bu günlerin tam gün olarak kabul edilmesi, bu saatlerden daha az saatte derse girilen günlerde ise davacının mesaisinin tümünü davalı işverene hasretmediği kabul edilerek bu çalışma saatleri için 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesap yapılmalı, davalı resmi iş yeri olup okulların kapalı olduğu dönemlerde ( birinci sömestr tatili ve yaz tatili) tatil olduğundan bu günlerdeki çalışmalara ilişkin istemin de reddine karar vermek ve tüm delilleri bir arada değerlendirerek kararı davacının temyiz etmediği de gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. Direnme Kararı Mahkemenin 08.06.2011 tarihli ve 2011/48 - 2011/275 E.K. sayılı kararı ile aynı gerekçelerle 09.12.2009 tarihli ve 2008/597 - 2009/752 E.K. sayılı kararında direnilmesine, karar verilmiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 1.Direnme kararı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.11.2011 tarihli ve 2011/21-542 Esas 2011/694 E. K. sayılı kararı ile; "... eldeki davanın yasal dayanağını 5510 sayılı Kanun 80. maddesi değil, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47 nci maddesinin teşkil ettiği, bu nedenle yerel mahkemece; resmi belgeler ve davacının imzasını taşıyan belgelerle çelişen tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği de gözetilmek suretiyle işyerinden davacı adına düzenlenen ders programları, yoklama defterleri, devam-devamsızlık ve puantaj kayıtları ile ücret bordroları, ödeme belgeleri getirtilerek incelenmeli; bu belgelerde noksanlık varsa bunun nedeni araştırılmalı; Mülga 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi uyarınca, davacının okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak, hüküm altına alınan süreler yönünden hafta içi günde 6-7 saat derse girilen günlerde davacı mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirdiğinden bu günler tam gün olarak, bu saatlerden daha az saatte derse girilen günlerde ise davacı günlük mesaisinin tümünü davalı işyerine hasretmediğinden, bu çalışma saatleri için 7,5 saatlik çalışma bir (1) gün kabul edilmek ve ayrıca resmi işyeri olan davalıya ait işyerlerinde okulların kapalı olduğu dönemlerde çalışma olmadığı dikkate alınmak suretiyle hesap yapılmalı ve toplanan delillere göre varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği, hal böyle olunca, aynı hususlara işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır." denilerek direnme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 28.09.2017 tarihli ve 2016/27 - 2017/464 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda eksik evraklar toplanarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda rapor düzenlenmesi istenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davalı ... Bakanlığına bağlı Halk Eğitim merkezinde usta öğretici olarak part-time usulu saat ücretli olarak çalışan davacının çalışma sürelerinin belirlendiği 21.12.2016 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu belirtilerek, 1-Davanın kısmen kabulü ile, 2-Davacının hizmetlerinden SGK’ya bildirilen sürenin yeniden tespitinin taraflara hukuki bir yararı bulunmadığından bu sürenin tespitine yer olmadığına, 3-Geri kalan sürede davacının davalı işveren yanında 21.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen ve karar ekine alınan listede gösterilen sürelerle 1117 gün daha çalıştığının ve sigortalı olması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. E. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 09.02.2021 günlü ve 2020/5432 - 2021/1317 E.K. sayılı ilamı ile "..somut olayda, bozma ilamında 7,5 saatlik çalışma süresinin 1 gün kabul edilmek suretiyle eksik gün hizmet sürelerinin hesaplanması gerektiği açıkça belirtildiği halde mahkemece hatalı değerlendirme neticesi hüküm kurulduğu, mahkemece, bozmaya uyulduğu halde, bozma gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek, davalı işyerinden davacı adına düzenlenen, dosyada getirtilen belgelere ilaveten eksik bulunan belgeler getirilip, ders programları, devam-devamsızlık ve puantaj kayıtları ile ücret belgeleri birlikte incelenmeli, davacının okula geliş ve ayrılış saatleri de göz önüne alınarak hüküm altına alınan süreler yönünden hafta içi günde 6-7 saat derse girilen günlerde davacı mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirdiğinden bu günlerin tam gün olarak kabul edilmesi, bu saatlerden daha az saatte derse girilen günlerde ise davacının günlük mesaisinin tümünü davalı işyerine hasretmediği kabul edilerek bu çalışma saatleri için 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle bilirkişi tarafından hesaplama yapılmalı, okulların kapalı olduğu dönemlerde (birinci sömestr tatili ve yaz tatili) tatil olduğundan bu günlerdeki çalışmalara ilişkin istemin de reddi ile davacının Kuruma eksik bildirilen hizmeti olup olmadığı tespit edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.11.2021 tarihli ve 2021/197 - 2021/685 E.K. sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, davacının davalı ... Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezinde usta öğretici olarak Part - Time usulu saat ücreti olarak çalıştığı 20.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda Yargıtay bozma ilamında işaret edilen hususlar doğrultusunda davacının çalışma sürelerinin belirlendiği anlaşılmakla, bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, 1-Davanın kısmen kabulü ile 2-Davacının hizmetlerinden SGK’ya bildirilen sürenin yeniden tespitinin taraflara hukuki bir yararı bulunmadığından bu sürenin tespitine yer olmadığına, 3-Geri kalan sürede davacının davalı işveren yanında 20.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda gösterilen ve karar ekine alınan listede gösterilen sürelerle 908 gün daha çalıştığının ve sigortalı olması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. G. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 04.10.2022 günlü ve 2022/8961 - 2022/11695 E.K. sayılı ilamı ile "...Mahkemece, hüküm fıkrasında davacının hangi yılın, hangi ayında ne kadar süre çalıştığı açık olarak belirtilmeden, hem kısa kararda hem de gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, "Davacının hizmetlerinden SGK’ya bildirilen sürenin yeniden tespitinin taraflara hukuki bir yararı bulunmadığından bu sürenin tespitine yer olmadığına, geri kalan sürede davacının davalı işveren yanında 20.09.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda gösterilen ve karar ekine alınan listede gösterilen sürelerle 908 gün daha çalıştığının ve sigortalı olması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine” denilmek suretiyle, usul ve yasaya uygun şekilde kısa karar oluşturulmaksızın gerekçeli karar yazıldığı ve hükmün infaza elverişli olmadığı, açıklanan nedenlerle, kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek hüküm bozulmuştur. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.04.2023 tarihli ve 2022/573 - 2023/233 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 1-Davanın kısmen kabulü ile 2-Davacının hizmetlerinden SGK’ya bildirilen sürenin yeniden tespitinin taraflara hukuki bir yararı bulunmadığından bu sürenin tespitine yer olmadığına, 3-Davacının davalı işveren yanında; 1983 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 5 gün, 1984 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 16 gün, 1984 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 5 gün, 1988 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 2 gün, 1989 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 7 gün, 1989 yılı 3. Döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 30 gün, 1990 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan)15 gün, 1990 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 4 gün, 1990 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 16 gün, 1991 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 16 gün, 1991 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 6 gün, 1991 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 9 gün, 1992 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) dönemde 14 gün, 1992 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 12 gün, 1992 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 30 gün, 1993 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 23 gün, 1993 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 25 gün, 1993 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 30 gün, 1994 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 30 gün, 1994 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos)7 gün, 1994 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 8 gün, 1995 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 22 gün, 1995 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 11 gün, 1995 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 10 gün, 1996 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 27 gün, 1996 yılı 2. döneminde Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 25 gün, 1996 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 30 gün, 1997 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 75 gün, 1997 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 37 gün, 1997 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 30 gün, 1998 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 75 gün, 1998 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 25 gün, 1998 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 1 gün, 1999 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 28 gün, 1999 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 7 gün, 1999 yılı 3. döneminde (Eylül- Ekim- Kasım- Aralık) 30 gün, 2000 yılı 1. döneminde (Ocak- Şubat- Mart- Nisan) 75 gün, 2000 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 25 gün, 2001 yılı 2. döneminde (Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos) 14 gün, 2004/12 ayında 4 gün, 2005/11 ayında 1 gün, 2005/12 ayında 4 gün, 2006/01 ayında 1 gün, 2006/02 ayında 8 gün, 2006/03 ayında 1 gün, 2006/04 ayında 2 gün, 2006/05 ayında 2 gün, 2006/06 ayında 5 gün, 2006/11 ayında 1 gün, 2006/12 ayında 4 gün, 2007/01 ayında 3 gün, 2007/02 ayında 2 gün, 2007/03 ayında 4 gün, 2007/12 ayında 6 gün, 2008/01 ayında 3 gün, 2008/02 ayında 3 gün , 2008/04 ayında 4 gün, 2008/05 ayında 1 gün, 2008/06 ayında 10 gün olmak üzere toplam 908 gün çalıştığının ve sigortalı olması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı MEB vekili; Mahkemece gerekli ve yeterli inceleme yapılmadan, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. 2.Davalı SGK vekili; Kurumun işbu davada fer'i müdahil oldığunu, davacının bildirilmeyen kayıtlarından sorumluluğunun olmadığını, aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti yüklenemeyeceğini, hak düşürücü sürenin irdelenmediğini, çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, davalı ... bünyesinde usta öğretici olarak 1983 - 2008 yılları arasında tam gün esasıyla çalıştığının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.