10. Hukuk Dairesi 2022/9025 E. , 2022/12200 K. "İçtihat Metni" Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : Dava, meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti ve iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ka
**10. Hukuk Dairesi 2022/9025 E. , 2022/12200 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : Dava, meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti ve iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabul kısmen reddine, dair karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili; davalı işyerinde çalışmakta iken meydane gelen patlama ve devamında çıkan yangın nedeniyle iş kazasına uğrayıp uğramadığı ve sürekli iş göremezlik durumunun tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. II- CEVAP: Davalı .... ... ... .... ....... ... .... ....... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ortada iş kazası tanımına uyacak bir durum olmadığını belirtmek suretiyle; davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III- MAHKEME KARARI: A- İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesince; davacı tarafça ileri sürülen ve kaza sonucu gerçekleştiği iddia edilen psikolojik ve fiziki anlamda sıkıntılar yaşamak, kulaklarında kanamalar olmak, baş bölgesinin değişik yerlerinde yaraların meydana gelmesi şeklindeki iddiaların davacı tarafından kanıtlanamadığı, bu nedenle meydana gelen olayın iş kazası olmadığı ve davacının bu olay nedeniyle maluliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle; davanın reddine, dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı; İlk Derece Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf kanun yoluna başvurmuştur. B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Bölge Adliye Mahkemesince; yüksek voltajdaki elektrik akımının atlaması nedeniyle patlama olduğu, davacının kullanımında olan iş makinesine yüksek volt elektriğin sirayet ettiği ve toprak örtüsündeki otların bundan kaynaklı olarak yandığı, davacının olayın etkisi ile şoka girdiğinin tutanak altına alındığı iş bu vakıada kalıcı olmasa bile olay anı itibariyle ruhsal engelliliğin oluştuğu gerekçeleriyle; davacının istinaf istemi kabul edilmek suretiyle; davanın kısmen kabulü ile; davacının geçici olarak ruhen engelli kılındığı, 01/06/2015 tarihli, yüksek voltaj elektrik akımının yarattığı patlamanın iş kazası olduğunun tespitine,davacının sürekli iş göremezlik iddiasına dair talebinin reddine, dair karar tesis edilmiştir. TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalılar vekilleri; ilgili bölge adliye mahkemesince verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle temyiz kanun yoluna başvurmuştur. IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Davaya konu olan ve tespiti istenen "iş kazası" mevzuatımızda 506 sayılı Kanunun 11-a ve 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, her iki kanunda da iş kazası tanımlanmamış, kazanın hangi hal ve durumlarda iş kazası sayılacağı yer ve zaman koşulları ile sınırlandırılarak belirlenmiştir. 5510 sayılı ... Kanunun 13. maddesinde İş Kazası; "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir. Madde kapsamında kazaya uğrama ve zarar görme unsurlarından olan; ruhen engellilik hali; duygu, düşünce ve davranışlarındaki normalden farklı görüntüler nedeni ile günlük yaşam aktivitelerini tamamlamada, kişiler arası ilişkilerini devam ettirmede güçlük yaşanması olarak ifade edilebilir. Bu engelli olma hali işyerinde yaşanan iş kazası sonucu oluşan travma, kaygı bozukluğu şeklinde geçici veya kalıcı olarak meydana gelebilir. İş kazası sonrası ruhsal ve sinirsel dengenin bozulması söz konusu olduğunda, kişinin ruhen engelli hale geldiği kabul edilmeli ve bu konuda engellilik için rapor alınmalıdır. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında; davacının, davalı işveren nezdinde çalışmakta iken; 01.06.2015 günü saat 20.00 sıralarında ... ... sahasında çalışmakta olan... firmasına ait iş makinası ... II Almak .... ... değmesi sonucu hasar oluştuğuna dair tutanak tutulduğu; yangın raporunda ise yangın yerinde yapılan araştırmada yangının havadaki nemden dolayı elektrik tellerinde oluşan arg nedeni le çıkan kıvılcımların direk dibindeki otları tutuşturmaasıyla yangın çıktığı; 02.06.2015 tarihli düzenlenen ramak kala bildirim formunda, C sahası üzerinde geçen yüksek gerilim hattına tehlikeli ve kontrolsüz yanaşma neticesi elektrik arkının oluştuğu, hasar olayı neticesinde herhangi bir yaralanmanın meydana gelmediği ve tüm bu tutanakların nihayetinde iş kazası değerlendirme raporunda; operatör yaralanmamış olup olayın ardından kısa süreli olarak şoka girmiş ve vardiyadan geri çekilmiştir şeklinde belirtmede bulunulduğu anlaşılmakla; bu kapsamda davacının kaza tarihinden bu yana olan yakınmalarını da içeren hastane başvuruları ve de kullandığı ilaçlar var ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin eksik olanlarının celbi ile tümü değerlendirilmek , öte yandan kaza sonrası davacının şoka girdiği ve de vardiyadan geri çekildiğine dair tutanağın da göz önünde bulundurulması suretiyle; 01.06.2015 tarihinde yaşanan kaza nedeni ile ... Devlet Hastanesi 17.08.2016 tarihli raporunda belirtilen baş ağrısı, beyin yarımada karıncalanma hissi şeklindeki yakınmaların meydana gelip gelmediği ve bu kapsamda izah edilen ruhen engellilik durumunun oluşup oluşmadığı; bir başka ifade ile yaşanan kaza neticesi davacıda ruhen engellilik durumu oluşup oluşmadığı, aralarında illiyet bağının olup olmadığı hususunu ortaya koyan Adli Tıp raporu alınmaksızın; yalnızca meslekte kazanma gücü tayinine gerek olmadığını belirten raporla yetinilerek, karar verilmiş olması isabetsizdir. O hâlde, temyiz eden davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin kararı bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üyeler ... ve ...’ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ... ve ...’nın oyları ve oy çokluğuyla, 11.10.2022 gününde karar verildi. (M) (M) KARŞI OY GEREKÇESİ 5510 sayılı Kanun m.13 anlamında, olayın iş kazası sayılabilmesi için; maddede sınırlı olarak sayılan hâllerden birisine giren kazanın olması gerektiği gibi, ayrıca kaza nedeniyle sigortalının bedenen veya ruhen engelli hâle gelmesi de gereklidir. ‘Bedenen veya ruhen engelli hâle gelme’ ifadesinden ne anlaşılmalıdır? Her olay, Kanunda belirtilen anlamda iş kazası sayılamaz. İş kazasından söz edebilmek için engel hâlinin; Kurum tarafından masraf yapılmasını gerektirecek düzeyde olması gerekli ve yeterlidir. Kurum tarafından yapılacak masraflar; 16’ncı maddede gelir bağlanması, geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, cenaze gideri olarak düzenlenmiştir. Ayrıca sigortalıya tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin verilmesi (m.63/1) suretiyle sağlık gideri yapılması da yeterlidir. Bu anlamda engel hâlinin; geçici iş göremezlik ödeneği veya en azından tedavi gideri yapılacak derecede olması şarttır. Bu dereceye ulaşmayan basit zararlar, sıyrıklar, yaralanmalar, korku, üzülme v.s sebepler engel hâline girmez. Keza ramak kala olaylar da iş kazası kapsamına girmez. Çünkü bedenen veya ruhen bir zarar ortaya çıkmamıştır. Sadece eşyanın zarar gördüğü olaylar da iş kazası sayılamaz. Fakat sigortalının vücuduna takılmış bulunan protez eşyası, vücudun ayrılmaz parçası haline gelmişse, bu protezin zarar görmesi iş kazası sayılabilir. Kısaca olayın iş kazası sayılabilmesi için engel hâlinin; Kurum tarafından harcama yapılacak düzeyde olması gerekli ve yeterlidir. Ruhsal engel hâli ileri sürüldüğünde de olayın kişide yarattığı, somut bir hastalık veya zarar bulunmalıdır. Olay nedeniyle yaşanan korku, tek başına ruhsal zarar sayılmaz. Çünkü korku, üzüntü gibi bir duygu durumudur, hastalık değildir. Fakat kişinin korkması, ruhen bir engel sebebi oluşturmuş, bir hastalık tanısı konulmuşsa iş kazası sayılır. Bu anlamda travma sonrası stres bozukluğu gibi bir tanı konulmuş olmalıdır. Somut olayda sigortalı 2013’de işe girmiş, kaza olayı ise 1.6.2015’de gerçekleşmiştir. Olaydan sonra yapılan muayenelerde sigortalının korktuğundan söz edilmişse de somut bir ruhsal hastalık tanısı konulmamıştır. İş göremezlik süresi belirlenmemiştir. Bu güne kadar, herhangi bir ilaç dâhi yazılmamıştır. Tüm raporlarda herhangi bir çelişki yoktur. Raporlara yapılan itirazlar üzerine son olarak Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi 7.12.2010 tarihli raporunda da olay nedeniyle bir engelinin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durum karşısında, olayın iş kazası niteliğinde olmadığının kabulü gereklidir. Belirtilen sebeplerle Yüksek çoğunluğun görüşlerine katılamıyoruz.