4. Hukuk Dairesi 2011/14983 E. , 2012/18465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/02/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içe
**4. Hukuk Dairesi 2011/14983 E. , 2012/18465 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/02/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ile 29 yıl önce nişanlandığını, davalının cezaevine girmesi nedeni ile beklemek zorunda kaldığını, dönüşte de resmi nikah yapılmadan beraber yaşadıklarını, davalının kendisini evlilik vaadiyle kandırıp sonra da başkası ile evlenip resmi nikah yaptığını beyanla, uğradığı maddi ve manevi zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı kadının davalı kocadan ayrılınca yoksulluğa düşeceği ve beklenen menfaatlerinin zarar göreceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir Dosya kapsamından; tarafların uzun süre birlikte yaşadıkları; davalının birlikte yaşama son verdiği ve bir başkası ile resmi nikah yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki gayri resmi birliktelik, Türk Medeni Kanunu anlamında gerçekleşen ve hukuk alanında geçerlilik taşıyan bir evlilik olmayıp; taraflar arasında bir evlilik ilişkisi de doğurmamaktadır. Bu nedenle, aralarındaki ilişkinin aile hukuku kurallarına göre değil; Borçlar Hukuku'na ve özellikle de haksız eylem hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Davacı kadın, davalı ile rızası ile birlikte olmuş ve evlilik vaadi ile kandırıldığını da kanıtlayamamıştır. Davacının iddia edildiği gibi otuz yıla yakın bir süre, evlilik vaadi ile kandırıldığından sözedilemez. Bu durumda, istemin reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 04/12/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Dosyadaki delillere, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerel mahkemece davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi yerindedir. Şu aşamada manevi tazminatın miktarı tartışılmadığından dairemizin bozma kararına manevi tazminat yönünden katılmıyorum. 04/12/2012 KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun manevi tazminat yönünden bozma kararlarına katılmıyorum. 04/12/2012