Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3967 E. , 2024/2257 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3967 Karar No : 2024/2257 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 1416 sayılı Kanun kapsamında ... Üniversi
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3967 E. , 2024/2257 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3967 Karar No : 2024/2257 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 1416 sayılı Kanun kapsamında ... Üniversitesi adına burslu olarak doktora öğrenimi görmek üzere davalı idare tarafından Çin Halk Cumhuriyeti'ne gönderilen davacı tarafından, YLSY bursu ile ilişiğinin kesilmesine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgeler ile konu ile ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının yüksek lisans yapmak için YLSY bursu kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti'ne gönderildiği, YLSY burs başvuruları sırasında çalışmak istediği konu olarak belirttiği "Çin'in Kuşak Yol ve İnsiyatifi kapsamında Türkiye, İran ve Arap ülkeleri gibi ülkelere yönelik stratejileri" konusundan farklı olarak "Demimonde'de Lüks: Rönesans İtalyası ve Ming Dönemi Çin'deki Hayat Kadınlarının Karşılaştırılmalı Tarihi" başlıklı konuyu çalıştığı, taahhütnamenin bir parçası olarak değerlendirilen niyet mektubunda taahhüt edilen konu ile çalışılan konunun birbirinden bağımsız ve ilgisiz olduğu, ayrıca davacının ilgili Yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca bir öğrenim planı vermesi gerekmekte iken bu öğrenim planını süresinde vermediği, öğrenim planı içeriğinde değişiklik yapılması istendiğinde Bakanlık ya da adına öğrenim görülen kurumdan izin alması gerekirken niyet mektubunda belirtilen çalışma konusunun izinsiz olarak değiştirildiği anlaşıldığından, Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve taahhütnameye aykırı hareket ettiği sabit olan davacının YLSY burslu öğrenci statüsü ile ilişiğinin kesilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, davalı idarece müvekkilinin savunmasının alınması için Pekin Büyükelçiliği'ne yazılan savunma istem yazısının 21.07.2021 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ilişik kesme işleminin tebliğ tarihinden önce 16.07.2021 tarihinde alındığı, dolayısıyla müvekkilinin yurt dışı bursunun kesilmesine ilişkin işlemin savunma alınmaksızın tesis edildiği, ilişik kesme kararının müvekkiline tebliğ edilmediği, işlemin tebliğ edilmemiş olması nedeniyle itiraz haklarını kullanamadığı, Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin 33. maddesi uyarınca ilişik kesme kararlarının ilişiği kesilen öğrencilere Bakanlıkça veya yurt dışı temsilciliklerince bildirilmesi gerekirken usulüne uygun herhangi bir tebligatın yapılmadığı, müvekkilinin hazırlamış olduğu yüksek lisans tezinin alanı ile ilgili olduğu, yerel mahkeme tarafından değerlendirmenin sadece tez başlığının Türkçe çevirisi yapılması suretiyle gerçekleştirildiği, tez hakkında herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik inceleme suretiyle kararın verildiği, davalı idarece Yönetmelikte bahsi geçen tanımlamalara rağmen, mahkemeyi yanıltmak adına ısrarla niyet mektubu ile yüklenme senedinin aynı anlamda kullanıldığı, oysa Yönetmeliğin hiçbir maddesinde niyet mektubunun yüklenme senedi mahiyetinde olduğuna ilişkin bir hükmün bulunmadığı gibi müvekkili ile davalı idare arasındaki yüklenme senedinde de niyet mektubunun bu taahhütname kapsamında sayılacağına ilişkin herhangi bir maddenin mevcut olmadığı, müvekkili ile davalı idare arasında imzalanan yüklenme senedinde müvekkilinin çalışma alanının "Çin Çalışmaları" olarak belirlendiği, müvekkilinin de hazırlamış olduğu tezin Çin ile ilgili çalışma kapsamında bulunduğu, bu hususun danışmanı olan ...'nun ifadelerinden de açıkça anlaşıldığı, diğer taraftan müvekkilinin eğitimi kapsamında atanan danışmanın yükümlülüklerini yerine getirmediği, müvekkilince süre uzatım talebinde bulunulduğunda tez konusundan bahsedilmesine rağmen davalı idarece müvekkilinin tezinin alanı ile ilgili olmadığına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan süre uzatım talebinin kabul edildiği, süre uzatım talebinde herhangi bir açıklama yapmayan idarenin tez tamamlandıktan sonra niyet mektubunda belirtilen çalışma konusu dışında çalışma yaptığı gerekçesiyle bursu ile ilişiğini kesmesinde kötü niyetli olduğu, kaldı ki müvekkilinin hali hazırda davalı idare ile imzalamış olduğu taahhütnameye uygun olarak Uzakdoğu bölgesindeki Lingman Üniversitesi'nde "Çin'in Kuşak ve Yol İnisiyatifi" kapsamında Türkiye, İran ve Arap ülkeleri gibi ülkelere yönelik stratejileri konusunda doktora yaptığı, sonuç olarak müvekkilinin çalışma alanı ile ilgili hiçbir ihtisasa sahip olmayan ancak bu konuda kendilerini karar mercii olarak gören davalı idare memurları tarafından ileri sürülen gerekçelerle YLSY bursu ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenim Görmeleri Hakkında Yönetmeliğin 12. maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket ederek öğrenim planını zamanında Bakanlığa göndermediği, kendilerinden izin almadan tez konusunu değiştirdiği, taahhütnamenin bir parçası olarak değerlendirilen niyet mektubunda belirtilen konu ile çalışmış olduğu konunun birbirinden bağımsız ve ilgisiz olduğu, 1416 sayılı Kanun'un amacına ve ruhuna uymayan bir konuda üstelik de Bakanlıktan izin almadan böyle bir çalışma yapılmasının ülkemizin ihtiyaç duyulan alanlarda yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamaya hizmet etmediği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenemesinden, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına gönderilen davacının, burs kapsamında davalı idareye yapmış olduğu başvurusunda vermiş olduğu niyet mektubunda belirttiği konu ile tez çalışmasının birbirinden farklı olması nedeniyle davacının yüklenme senedi/taahütname esaslarına aykırı hareket ettiği sonucuna varılarak Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin 32. maddesinin (f) bendi kapsamında YLSY bursu ile ilişiğinin kesilmesine karar verildiği görülmektedir. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için; davacının, davalı idare ile imzalamış olduğu yüklenme senedi/taahütname esaslarına aykırı hareket edip etmediğinin ortaya konulması gerekmektedir. Davalı idarece, dava konusu işlemin gerekçesi olarak niyet mektubunda belirlenen konu dışında çalışma yapılmasının taahhütname esaslarına aykırılık oluşturulduğu ileri sürüldüğü için öncelikle niyet mektubunun taahhütnamenin bir parçası olup olmadığı hususunun açıklığı kavuşturulması dava konusu işlemin hukuki denetimi için zaruri bir husustur. Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkında Yönetmeliğin, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, niyet mektubuna ilişkin herhangi bir tanımlama yapılmadığı görülmekte olup, yüklenme senedi ile muteber imzalı müteselsil kefalet senedi; "yükseköğrenim görmek üzere yurt dışına gönderilen öğrencilerin taahhüt ve sorumluluklarını ihtiva eden ve örneği Hazine Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanılmış senet" şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla, niyet mektubunun yüklenme senedinin bir parçası olduğuna ilişkin herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığı açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Niyet mektubunun yüklenme senedinin bir parçası olduğuna ilişkin Yönetmelik'te bir hüküm bulunmadığına göre, davacının yüklenme senedi esaslarına aykırı hareket edip etmediğinin tespiti için bakılması gerekli olan belgenin, yüklenme senedi olması sebebiyle bu belgenin incelenmesi gerekir. Dosya kapsamında yer alan yüklenme senedinin incelenmesinden, davacının alanının "Uzakdoğu Çalışmaları" alanı olduğunun açıkça belirtildiği, bu husus dışında davacının niyet mektubu ile ilgili herhangi bir başka maddenin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, davacının hazırlamış olduğu tezin öncelikle taahhütnamede belirtilen "Çin Çalışmaları" alanına ilişkin olup olmadığının konunun uzmanı olan bilim adamlarından oluşan bir komisyonun gerekçeli bir raporu ile belirlenmesi gerekirken, davalı idarece sadece tez konusu başlığı üzerinden, tezin içeriği dahi incelenmeksizin, niyet mektubunda yazılan konu ile tezin farklı olduğu ön kabulü ile işlem tesis edilmesi hukuka aykırıdır. Diğer taraftan, davalı idarece her ne kadar davacının tez çalışmasının Bakanlıktan izin alınmadan değiştirildiği, davacının öğrenim planını zamanında göndermediği iddia edilmişse de, bu konuda davacıya herhangi bir bildirimin yapılmadığı, yurt içi akademik danışmanın davacının çalışmasından bihaber olduğu, davacının uzatma talebinde tez çalışma konusunu belirtmesine rağmen davalı idarece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmaksızın süre uzatım talebininin kabul edildiği görüldüğünden, Bakanlığın yurt dışına öğrenci gönderilmesi gibi ciddi bir kamu külfeti oluşturan ve ülkenin geleceği açısından önemli olacak akademisyenlerin yetiştirilmesinde özensiz, önemsiz ve ilgisiz bir süreç yürüttüğü açık olup, bu özensiz ve ilgisiz sürecin tüm olumsuzluklarının davacıya yükletilmesi de hakkaniyete aykırı olacaktır. Yukarıda belirttiğim gerekçelerle, temyize konu istinaf kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi de yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının ve posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.