2. Hukuk Dairesi 2016/19512 E. , 2018/7067 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafaka miktarı ve birleşen tedbir nafakası davası ile ilgili hüküm kurulmaması yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi…
**2. Hukuk Dairesi 2016/19512 E. , 2018/7067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafaka miktarı ve birleşen tedbir nafakası davası ile ilgili hüküm kurulmaması yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece, eşit kusurlu oldukları kabul edilerek karşılıklı açılan boşanma davalarının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden mahkemece davacı-karşı davalı kadına yüklenen hakaret vakıasının kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davacı-karşı davalı kadına göre, davalı-karşı davacı erkek daha ağır kusurludur. Yanılgılı değerlendirme ile tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamıştır. 3-Yukarıda 2. paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Boşanma sonucu kadın eşinin maddi desteğinden yoksun kalmıştır. O halde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gerçekleşen kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı-karşı davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. 4-Davacı-karşı davalı kadının birleşen tedbir nafakası davası ile ilgili olumlu-olumsuz hüküm kurulmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 5-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının miktarı çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31.05.2018(Prş.)