2. Hukuk Dairesi 2006/19394 E. , 2006/16314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ ...1. A.H. (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı kadın boşanma kararı kesinleşmeden 30.06.2006 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiş ve bu dilekçe temyiz dilekçesi olarak değerlendirilerek temyiz harcı da 05.07.2006 tarihinde tamamla
**2. Hukuk Dairesi 2006/19394 E. , 2006/16314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ ...1. A.H. (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı kadın boşanma kararı kesinleşmeden 30.06.2006 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiş ve bu dilekçe temyiz dilekçesi olarak değerlendirilerek temyiz harcı da 05.07.2006 tarihinde tamamlattırılmıştır. Feragat beyanı yapıldığı anda kesin hükmün neticelerini doğurur. Feragattan sonradan dönülmesi de mümkün olmadığından davacının 15.08.2006 tarihli temyizden feragatı ve mahkemenin aynı günlü "temyiz talebinin reddi" kararı sonuca etkili değildir.Açıklanan sebeplerle davacının 30.06.2006 tarihli feragat dilekçesi uyarınca bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.27.11.2006 KARŞI OY YAZISI Davacı kadın boşanma kararının “bozulması” için verilen hükmü temyiz etmiştir. Temyiz eden davacı kadın daha sonra “temyiz isteminden feragat” etmiştir. Bu sebeple yerel mahkeme tarafından verilen 15.8.2006 günlü “ek kararla” davacı kadının temyiz isteminin “reddine” karar verilmiştir Ek karar, temyiz eden davacı kadına tebliğ edilmeden dosya Daireme gönderildiği için ve bu ret kararı tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebileceğinden (HUMK m. 432/son) ek kararın tebliği için dava dosyası yerel mahkemesine iade edilmiştir. Ek karar temyiz eden davacı kadına tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmemiştir. Böylece HUMK m. 432/son hükmüne göre “kesinleşmiş” bir ek karar oluşmuştur. Dava dosyası ortada bir “temyiz davası” kalmamasına rağmen yerel mahkeme tarafından re’sen Daireme gönderilmiştir. Değerli çoğunluk başkaca bir temyiz istemi de bulunmadığına göre davacı kadının “temyiz eden” sıfatının “halen bulunduğu” düşüncesindedir. HUMK m. 432/son hükmüne göre “kesinleşmiş” 15.8.2006 günlü ek karar temyiz davasını “incelenmez” duruma getirmiştir. Dosyanın geçerli bir temyiz istemi “bulunmadan” kendiliğinden incelenmesi de olanaksızdır. Bu sebeplerle değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.