5. Hukuk Dairesi 2024/4409 E. , 2025/1474 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/570 Esas, 2024/165 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/58 Esas, 2022/641 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmişti…
**5. Hukuk Dairesi 2024/4409 E. , 2025/1474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/570 Esas, 2024/165 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/58 Esas, 2022/641 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ......-İmar Mahallesi 112219 ada 1 parselde davacıların murisinin paydaş olduğunu, taşınmazın üzerinde enerji nakil hattı bulunduğunu, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hatları geçirildiğini ve bu hatların, taşınmazın kullanılmasını olanaksız hale getirdiğini ileri sürerek taşınmazdaki muris payının bedelinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinden geçen enerji nakil hatları ile ilgili olarak imar uygulaması öncesindeki kadastro parsellerinde usulüne uygun şekilde irtifak kamulaştırması yapıldığını, imar uygulaması sonucu oluşan dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak haklarının tapuya tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın geldiği 2122 numaralı kadastro parselinin o tarihte tescil harici olduğundan herhangi bir kamulaştırma işleminin bulunmadığını, bundan dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın konumu gözetilerek gerçek bedeline hükmedilmesi gerektiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2021/1982 Esas, 2022/647 Karar sayılı kararında taşınmazın tescilinin 2007 yılında imar ile oluştuğu belirtilerek nispi vekâlet ücretine hükmedildiğini, davacılar murisinin taşınmazda imar ile malik kılındığını, bu yönüyle maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar uygulaması sonucu oluşan dava konusu taşınmaz üzerindeki irtifak haklarının tapuya tescil edildiğini, davacıların payının geldisi olan 2122 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma işlemi yapılmadığını, hatların tesis edildiği tarihlerde dava konusu taşınmazın tescil harici alanda bulunduğundan herhangi bir ödeme yapılmadığını, 2122 sayılı kök parselin davaya konu yerle aynı konum ve yerde bulunmadığını, imarla davacı murisi payının davaya konu taşınmaza taşındığını, hat altında kalma nedeninin imar uygulaması olduğunu, mükerrer olarak ve mülkiyet bedeli verilemeyeceğini, imar planı yaparak dava konusu taşınmazı enerji nakil hattı koruma kuşağı alanı olarak ayıran belediyenin sorumlu olduğu, irtifak yerine mülkiyet kamulaştırması yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 11.01.2019 tarihinde onaylanan 1/1000 ‘lik imar planında "Enerji Nakil Hattı Koruma Kuşağı” kullanımına isabet ettiği, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucunda oluşan ve 19.03.2007 tarihinde 3010 yevmiye numarası ile tescil edilen kamu ortaklık payı (KOP) parseli olduğu ve davacıların murisinin dava konusu taşınmaza ilk kez imar uygulaması ile malik olduğu, payının geldiği kök ... 2122 parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazla konumsal olarak farklı yerde olduğu, dava konusu enerji nakil hatları ile aynı güzergahta olup üzerinden hatlar geçiyor ise de kök parselde irtifak hakkına dayalı kamulaştırma işlemi yapılmadığı ve herhangi bir bedel ödenmediği, davalı idarece bu taşınmaza ve dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma evrakı bulunmadığının bildirildiği ve taşınmazın yürürlükteki imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağında bulunduğu da gözetildiğinde, davacı tarafın taşınmaz bedelini talep etme hakkı bulunduğu anlaşıldığından; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak değer biçilmesinde, taşınmaz imar planında tamamen enerji nakil hattı koruma kuşağında kalıp, üzerine yapı yapılması ve bu şekilde kullanılması mümkün olmadığından ve yargısal denetimden geçen paydaş dosyasında Aralık 2019 itibarıyla 900,00 TL değer biçildiği de nazara alınarak değer biçilmek suretiyle davacıların payları karşılığı bedele hükmedilmesinde ve taşınmazdaki davacılar murisine ait payın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu taşınmazın ilk kez 2007 yılında imar uygulaması ile oluştuğu, hatların tesis edildiği tarihte, dava konusu taşınmazın geldisi olan ve davacılar murisinin payının geldiği kadastral parsel üzerinde herhangi bir irtifak tesisi, kamulaştırması yapılmadığı dikkate alındığında ve davacı taraf yönünden el atmanın tapuda ilk imar tescil tarihi olan 2007 tarihinde başladığının kabulü ile nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/4852 Esas, 2023/10934 Karar sayılı kararı ile 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077-8035 sayılı " 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağına" dair Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı gereğince nispi karar ve ilâm harcına hükmedilmesi de gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu gözetilerek gerçek bedeline hükmedilmesi gerektiğini, hükmedilen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlara ilave olarak vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsallerin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, aynı taşınmaza ilişkin Dairemiz denetiminden geçen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi, taşınmazın imar planında ''Enerji Nakil Hattı Koruma Kuşağı'' olarak özgülenmiş olması nedeniyle mülkiyet bedelinin davalı idareden tahsili doğrudur. 3. Dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin olarak 1970'li yıllarda yapılan kamulaştırma işlemleri sırasında, tescil harici alanda bulunduğu gerekçesiyle kamulaştırma planında taşınmaza dosya numarası verilmediği ve kamulaştırma bedeli ödenmediği, payının geldiği kök ... 2122 parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmazla konumsal olarak farklı yerde olduğu, dava konusu enerji nakil hatları ile aynı güzergahta olup üzerinden hatlar geçiyor ise de kök parselde irtifak hakkına dayalı kamulaştırma işlemi yapılmadığı ve herhangi bir bedel ödenmediği, davalı idarece bu taşınmaza ve dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma evrakı bulunmadığının bildirildiği ve taşınmazın yürürlükteki imar planında enerji nakil hattı koruma kuşağında bulunduğu da gözetildiğinde taşınmazın bedeline hükmedilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.