Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4176 E. , 2024/2330 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4176 Karar No : 2024/2330 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Gaziantep 4. Komando Tug…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4176 E. , 2024/2330 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/4176 Karar No : 2024/2330 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Gaziantep 4. Komando Tugayı Komutanlığı emrinde piyade uzman çavuş olarak görev yapmaktayken, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 07/02/2018 tarihinde Suriye'nin Afrin bölgesinde icra edilen operasyonda sağ kolunun ve elinin ağır şekilde yaralanması ve hakkında "Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz" şeklinde rapor verilmesi üzerine, bu olaydan dolayı davalı idarenin kusurlu ve kusursuz sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğradığını iddia ettiği elem ve ızdırabın karşılığı olarak 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; asker olan ve görevli bulunduğu Zeytin Dalı Harekatı esnasında Suriye topraklarında terörist saldırı sonucu Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamayacak şekilde yaralanan ve bu yaralanması neticesinde genç bir yaşta sürekli olarak malul hale gelen davacının, görevi, yaralanması esnasındaki görev yeri, yaralanmanın terör saldırısı neticesinde meydana gelmesi, uğradığı zararın derecesi, sosyal durumu, statüsü, olay nedeniyle duyduğu ve yaşamı süresince duyacağı üzüntü, elem ve ızdırap ve psikolojik çöküntü nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanunu kapsamında davacıya ödenmesine karar verilen tazminat ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca davacı hakkında tesis edilen/edilecek işlemler göz önünde bulundurularak, uğradığı manevi zararının kısmen de olsa telafisi ve tazmini açısından takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu, hükmedilen manevi tazminata faizin idareye başvuru tarihinden değil, olay tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının Gaziantep 4. Komando Tugayı Komutanlığı emrinde piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Suriye'nin Afrin bölgesindeki 803 rakımlı tepenin üs bölgesi teşkil etme görevine katıldığı, 07/02/2018 tarihinde terör örgütü mensuplarınca, tanksavar silahı olduğu değerlendirilen silah ile yapılan atış sonrasında sağ kolunun ve elinin ağır şekilde yaralandığı, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Sağlık Kurulunun... tarih ve ... sayılı raporunda; "astigmatizma, derinin atrofik bozukluğu, humerus şaftı kırığı,el bileği ve elin diğer yaralanmaları, eklemin aniklozu" tanılarının koyulduğu ve davacı hakkında "Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz" şeklinde karar verildiği, ardından davacının başvuruları üzerine 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tazminat ödenmesi için davalı idare ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çalışmalara başlandığı, bu kapsamda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığı Kurum Sağlık Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile; Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Sağlık Kurulunun ...tarih ve ... sayılı raporunda belirtilen hastalığın 07/02/2018 tarihinde meydana gelen olaydan sonra oluşan rahatsızlığın devamı olduğuna, davacının malul olduğuna, maluliyetinin sürekli olduğuna, 1053 sayılı Nizamnameye göre derecesinin 6 olduğuna, başkasının yardım ve desteğine muhtaç derecede malul olmadığına karar verilmiş ve yine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vazife Malullüğü Tespit Komisyonunun... tarih ve ...sayılı kararı ile de; davacının vazife malullüğünün kabul edilerek, ayrıca hakkında harp malullüğü ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinin de uygulanmasına karar verildiği, öte yandan Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacıya, 31.016,79 TL tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının görevinin neden ve tesiriyle yaralandığı ve meydana gelen olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı anlaşıldığından, davacının zararlarının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir. Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının olay nedeniyle çektiği acı ve ıstıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, olay tarihi, paranın alım gücü ve sağlanan nakdi tazminat yararı göz önünde bulundurarak manevi tazminat isteminin 30.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, kalan kısmının reddine karar verilmiş ise de; dava konusu olayın davacı üzerinde yarattığı etki ve yaşadıkları sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; İdare Mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir. Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.