T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/879 - 2026/425 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/879 Esas KARAR NO : 2026/425 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1- a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2024 NUMARASI : 2023/770 Esas-2024/5 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/879 - 2026/425 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/879 Esas KARAR NO : 2026/425 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1- a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2024 NUMARASI : 2023/770 Esas-2024/5 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında imzalanan sipariş formu başlıklı sözleşme doğrultusunda toplam bedeli 622.000,00 Euro olan ... klima sistemi kurulumu işi için davacının yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, söz konusu iş ile ilgili mutabık kalınan sipariş formu ile sipariş tarihindeki güncel döviz kurunun 18,195 TL olduğu belirtilmek suretiyle davalıdan belli tarihlerde belirli çekler üzerinden ödeme alındığını, yine taraflarca imzalanan sipariş formunda ödeme tarihlerinde ise kur farkı yansıtılacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından Ankara 53. Noterliği'nin 16/12/2022 tarih, 41491 yevmiye nolu ihtarnamesi ile oluşan kur farkına ilişkin davalıya ihtar gönderildiğini, davalı tarafın ihtara rağmen davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalarının kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL kur farkı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği kur farkından kaynaklı alacağın belirlenebilir nitelikte olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalının imzalanan sipariş formu doğrultusunda davacıya ödemelerini yaptığını, davalının kur farkından kaynaklı olduğunu iddia ettiği alacağın hukuki bir dayanağı olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2024 Tarihli Ve 2023/770 Esas Ve 2024/5 Karar sayılı kararında özetle; Dava, taraflar arasında imzalanan ve yükümlülükleri yerine getirilen sözleşme kapsamında kur farkından kaynaklı alacak talebine yöneliktir. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığında satışının yapılması gerekmektedir. Kur farkı ödenmesine ilişkin taraflar arasında teamül bulunup bulunmadığının önemi yoktur. Konusu para olan borçların ülke parası ile ödenmesinin kararlaştırılabileceği gibi yabancı para birimi ile ödenmesi de kararlaştırılabilecektir. Sözleşme kapsamında aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadığı sürece borcun ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parası ile ödenmesi gerekmektedir. Yabancı para birimi ile ödenmesi kararlaştırılmadığı sürece borçlu borcunu ülke parası ile ödeyebilecektir. Kambiyo senetleri arasında yer alan çek ödeme aracıdır. Ülke parası ile ya da yabancı para ile düzenlenmesi mümkündür. Yabancı para birimi üzerinden yapılan satışlarda ödeme amacıyla verilen çek yabancı para birimi üzerinden düzenlenebileceği gibi verildiği tarihteki yabancı para satış kuru üzerinden hesap edilerek de düzenlenebilecektir. Yabancı para birimi üzerinden yapılan satışlarda ödeme amacıyla TL ile düzenlenerek verilen çek ile borcun ödendiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Bu halde TL ile düzenlenen çeki ödeme olarak kabul edenin başkaca bir talepte bulunması mümkün olmamaktadır. Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında 26/08/2022 tarihinde ... klima sisteminin satışı ve kurulumunun yapılmasına ilişkin sipariş formu başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşme kapsamında davacının yüklenici, davalının iş sahibi olarak imzasının bulunduğu, sözleşme bedelinin 622.000,00 EURO (Euro) olarak belirlendiği, sözleşme ile sözleşme tarihindeki EUR (Euro) kur bedeli ile her bir çekin keşide tarihindeki EUR (Euro) kur bedeli arasında fark bulunması halinde kur bedelinin artış veya azalışına göre yeniden hesaplama yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşme bedeline karşılık olarak davalı tarafından sözleşme tarihindeki TL kur karşılığı olarak düzenlenen çeklerin davacıya teslim edildiği ve teslim edilen çeklerin keşide tarihinde davacı tarafından ilgili bankalara sunulmak suretiyle ödemesinin alındığı, sözleşme kapsamında tarafların edimlerini karşılıklı olarak yerine getirdikleri hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olmasına rağmen davacının borcun ödenmesi için TL cinsinden düzenlenen ödeme aracı olan çekleri teslim aldığı, yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alındığında sözleşme bedelini çek ile ödeme olarak alan davacının çek üzerinde yazılı bedel dışında herhangi bir şekilde kur farkı ya da sair ad altında bedel talep etmesinin mümkün olmadığı, kur farkı talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür. (Yargıtay 11. HD. 18/01/2021 tarih, 2020/4821 e, 2021/65 k; Ankara BAM 22. HD. 28/05/2021 tarih, 2018/2538 e, 2021/851 k; 16/12/2022 tarih, 2020/576 e, 2022/1764 k). İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 27/02/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında 26.08.2022 tarihinde mutabık kalınan sipariş formu başlıklı sözleşme ile müvekili davacı ile davalı şirketin sözleşme bedeli olarak 622.000,00 Euro bedel üzerinden anlaşma sağlandığı, ödemelerin bir kısmının peşin bir kısmının ise çek ile yapıldığı, çeklerin ödeme tarihlerinde ise kur farkı yansıtılacağının sözleşmede hüküm altına alındığı, davalı tarafın sözleşme akdi ile kur farkı ödeyeceğini kabul ettiği, çeklerin ödenmesinden sonra kur farkının ödenmesi için davalı tarafa başvuruda bulunulduğu ancak davalı tarafça vade tarihlerinde oluşan kur farkı ile ilgili müvekkili davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığından bahisle iş bu davanın açıldığını, yerel mahkemenin ise daha ön inceleme aşamasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin esasen dava konusu ile ilgisi bulunmamasına rağmen atıfta bulunarak ve neredeyse hukuken geçerli bir dayanak bulunmaksızın davayı haksız bir şekilde reddettiğini, verilen yerel mahkeme kararının hatalı olduğu ve bozulması gerektiğini, mahkemenin davanın esasına girmeksizin şekli, bir karar verdiğini, taraflarından bilirkişi incelemesi talepli açılan davada davanın konusu ile benzerlik taşımayan bir Yargıtay kararının emsal gösterilmek suretiyle davayı daha ilk celseden reddettiğini, adil yargılanma ilkesine aykırı hareket ettiğini, müvekkili davacı ile davalı şirket arasında yapılan resmi ve e-mail yazışmalarını dahi incelemeksizin böyle bir karar verilmesinin açıkça hakkaniyetten uzak bir yaklaşım olduğunu, bozmayı gerektirdiğini, mahkemenin ortada bir sözleşme yokmuş gibi karar verdiğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre kur farkı talep edilebilmesi için ya taraflar arasında imzalanan sözleşmede kur farkı talep edileceğine ilişkin hüküm bulunması ya da faturalandırma yapılırken fatura tutarının yabancı para cinsinden kesilmesi gerektiğine yönelik bir çok yargı kararı bulunmakta iken yerel mahkemenin müvekkili davacı ile davalı arasında adeta bir sözleşme yokmuş gibi hareket ettiğini, yerel mahkemenin davanın esasına girmeyerek hatalı karar verdiğini, konu hakkında yargı kararları ışığında yapılan değerlendirme ışığında Yargıtay 11. H.d. 2015/1730 E. 2015/12848 K ile "Mahkemece ödeme aracı olarak çek kabul eden kisinin kur fark talep edemeyecegi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 2015/1730 esas ve 2015/12848 karar sayılı ve 15.10.2015 tarihli kararı ile taraflar arasindaki sözleşmenin 4/2. maddesi gereğince davacının kur farkı alacağının talep edebileceğini işaretle davacının kur farkı alacağı olup olmadığın tespiti yönünden yerel mahkeme kararı bozulmustur..." denildiğini, dikkat edileceği üzere ortada her ne kadar çek ile ödeme alınma olsa dahi sözleşmede kur farkı alınacağına ilişkin hususun varlığı halinde yerel mahkemece araştırma yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğine ilişkin karar verildiğini belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; cevap ve aşamalardaki beyan dilekçelerini aynen tekrar ettiklerini, 19/04/2022 tarihli resmi gazete'de yayınlanan tebliğ ile Türkiye'de yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin aralarında akdedecekleri taşıt satış sözleşmeleri dışındaki menkul satış sözleşmelerini dövizle kararlaştırabilecek olsalar da, ödeme yükümlüsü tarafın Türk parası ile ödeme yapmasının ve diğer tarafın da Türk parası ile ödemeyi kabul etmesinin zorunlu olduğunun hüküm altına alındığını, dolayısıyla müvekkilinden kur farkı talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yine Yargıtay içtihatları ile de çek ile yapılan ödemelerde kur farkı istenemeyeceğinin istikrar kazandığını bu sebeplerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında ödemelerin çek ile yapılamasının kararlaştırıldığını ve davalı tarafından sözleşme tarihindeki TL kur karşılığı olarak düzenlenen çeklerin davacıya teslim edildiği, sözleşmede kararlaştırılan bedel, yabancı para cinsinden olmasına rağmen davacının, borcun ödenmesi için TL cinsinden düzenlenen ödeme aracı olan çekleri teslim aldığı, bu sebeple çek ile ödeme alan davacının çek üzerinde yazılı bedel dışında herhangi bir şekilde kur farkı talep etmesinin mümkün olmadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. 1-Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2990 Esas- 2022/274 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; uyuşmazlık kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan 26/08/2022 tarihli "sipariş onay formu" başlıklı sözleşmede sözleşme bedelinin 622.000,00 € olarak kararlaştırıldığı, 3 no’lu “ödeme şekli” başlıklı maddesinde ise; siparişte alınacak %30 kalan bakiye sipariş tarihine alınacak 60,90 ve 120 gün vadeli üç eşit çek ile yapılacağı, sözleşme tarihine göre kurun 18,1953 TL olduğu, ödeme tarihindeki kura göre artış veya azalışın yeniden hesaplanacağı, 1.000.000,00 TL nakit ödeme, 3.000.000,00 TL 15/09/2022 vadeli çek, 3.116.000,00 TL 26/10/2022 vadeli çek ve 3.116.000,00 TL 26/11/2022 vadeli ve 26/10/2022 vadeli çekler ile yapılacağı yönünde düzenleme getirilmiştir. Taraflar arasında temel ilişki yabancı para cinsinden kurulmuş olup, vadeli ödemelerin TL cinsinden yapılması halinde kur riskinin (kur farkının) davalı müşteriye ait olduğu açıkça sözleşmede kararlaştırılmıştır. Bu durumda sözleşme tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Ödeme aracı olan çekin TL olarak düzenlenmesi, taraflar arasındaki mevcut sözleşme hükmünden vazgeçilmesi anlamına gelmemektedir. Bu durumda mahkemece; davacının kur farkı talebi yönünden TL cinsinden yapılan ödemeler dikkate alınarak uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve kanun yolu denetimine elverişli rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında bu hususta sözleşme olması nedeniyle dava konusu olayda uygulama olanağı bulunmayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/01/2021 Tarih 2020/4821 Esas, 2021/65 Karar sayılı ilamı esas alınarak yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulması isabetsiz olup, bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2990 Esas- 2022/274 Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2024 tarihli ve 2023/770 Esas 2024/5 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına,davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır