Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 2002 yılından bu yana Türkiye’de ilaç sektörünün lideri olduğunu, reçeteli ve reçetesiz ilaç kategorilerinde orijinal ve eşdeğer üretim, tanıtım ve satış yapan bir kuruluş olduğunu, 2007 yılında dünyanın en büyük 100 ilaç şirketi arasına giren ilk Türk şirketi unvanını elde ettiğini, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini, Avrupa Birliği ülkelerinden Kanada’ya, Kuzey Afrika’dan Asya’ya 60'tan fazla ülkeye ürünlerini ulaştırdığını, ... ülkelerinde gerek kendi markasıyla gerekse iştirakleri ile satış yaptığını, müvekkilinin Türk Patent nezdinde pek çok tescilli markası olduğunu, “...” ibareli markanın da yine müvekkili adına ... tescil numarası ile “Kozmetik ve parfümeri ürünleri ile sabunların üretiminde kullanılan doğal ürünler Odalar, taşıt araçları ve diğer mekanlar için koku gidericiler, koku vericiler, kişisel kullanım dışındaki deodorantlar…mallarında tescilli olduğunu, dava konusu “...” ibareli markanın ilanına yapılan itirazın MDB ve YİDK tarafından red edildiğini, ...” marka başvurusu ile müvekkilin “...” markası arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markalardaki ortak ibarenin ‘’...’’ olduğunu ve dolayısıyla bu ibarenin birebir aynı olduğunu, davaya konu olan markanın başına ayırt edicilik katmayan bir harfin eklenmesi suretiyle oluşturulan itiraza konu markanın müvekkil markası ile benzerlik oluşturmadığının kabulü mümkün olmadığını, tüketici gözünde karıştırılacağının çok açık olduğunu, müvekilinin 6 harften oluşan müvekkilinin markasının 5 harfinin aynen itiraza konu olan markada yer aldığını, davaya konu olan marka sahibi müvvekil markasından H ve A harflerini çıkartarak yerine yalnızca E harfini ekleyerek markaları farklılatırmadığını markaların işitsel anlamda benzer olduğunu, müvekkilen ait markanın bilinen bir anlamının olmadığını, müvekkilinin markası ile itiraz konu markanın 05. sınıfta yer alan aynı ve ilintili malları kapsadığını, müvekkilinin piyasadaki ‘’...’’ markasına ait krem ürününün piyasaya sürülmesi 25.07.2003 yılında Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü’nden alınan onay ile gerçekleştiğini, davalının ‘’...’’ marka başvurusu, henüz piyasaya sunulmamış olmasından dolayı ürünün ne olacağı, ne için kullanılacağını belirlemek mümkün olmayacağını, müvekkiline ait ‘’...” markası ile dava konusu ‘’...’’ markasının karıştırılması, müvekkilin seri markası sanılması ve müvekkilin tanınmış olan markasının sulanmasına sebebiyet vermesinin mümkün olacağını, ’...’’ markası müvekkil markaları ile aynı sınıf olan 05. sınıfta tescil edilmesi halinde haksız rekabet oluşturacağını, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu belirterek Türk Patent YİDK’nın 30.11.2020 tarih ve 2020-M-9653 sayılı kararının iptaline, 2019/122779 başvuru no’lu “...” marka başvurusunun tescil edilmiş olması halinde 05. Sınıfın tümü bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.