10. Hukuk Dairesi 2024/12321 E. , 2024/12883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E., 2024/276 K. KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Ma
**10. Hukuk Dairesi 2024/12321 E. , 2024/12883 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E., 2024/276 K. KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin dava dışı Mercedes Benz Türk A.Ş. bünyesinde 1996 yılından bu yana çalıştığını, 2008 yılı Ocak ayına kadar bu işyerinde imalat montaj bölümünde otobüs kapı kapak montaj işinde çalıştığını, bu tarih itibariyle halsizlik ve yorgunluk hissi oluşması nedeniyle hastahaneye başvurduğunu ve İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Bölümünce müvekkiline akut myloid lösemi M4 teşhisi konulduğunu, müvekkilinin yakalanmış olduğu bu hastalığın meslek hastalığı olduğunun Hacettepe Üniversitesi Hastanesinin 23.06.2016 tarih ve 137705 sayılı raporu ile sabit olduğunu, bu teşhis üzerine İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde müvekkilinin tedavisine başlandığını ve kök hürce nakli için de Erciyes Üniversitesi Hastanesine sevk edildiğini, müvekkiline burada 15.09.2008 tarihinde kök hürce nakli yapıldığını, bu tarih sonrası tedavisinin 2 yıl kadar sürdüğünü ve kontrollerinin de halen sürdüğünü, bu tarih sonrası İstanbul Eğitim Araştırma Hastanesi ve Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi özürlü sağlık kurulundan çeşitli tarihlerde özürlü sağlık kurulu raporu aldığını, bu raporlara göre müvekkilinin geçirmiş olduğu akut myloid lösemi M4 meslek hastalığı nedeniyle bu rapor içeriklerine göre müvekkilinin sürekli maluliyet oranının %40 olarak tespit edildiğini ve bunun %40'lık oranının %30'luk kısmının da meslek hastalığı kaynaklı olduğu tespit edildiğini, tüm bu tıbbi ve bilimsel tespit ve raporlara rağmen davalı Kurumun sağlık kurulu tarafından müvekkilinin geçirmiş olduğu akut myloid lösemi M4 hastalığının meslek hastalığı olduğunun tespit edildiğini ancak sürekli iş göremezlik derecesinin %0 olarak tespit edildiğini, işbu tespite karşı sundukları itiraz üzerine SGK Yüksek Sağlık Kurulu tarafından da sürekli iş göremezlik oranının %0 olarak tespit edildiğini, SGK Yüksek Sağlık Kurulu'nun işbu tespitinin ekte sunulan İstanbul EAH ve Bakırköy Dr. Sadi Konuk EAH özürlü sağlık kurulu raporlarıyla açıkça çeliştiğini belirterek, müvekkilinin sürekli iş göremezlik derecesinin %0 olduğu yönündeki Yüksek Sağlık Kurulu raporuna karşı sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının mevcut maluliyetinin müvekkili Kurumca tespit edildiğini, aksi iddiaların maddi gerçekle bağdaşmadığını, müvekkili Kurumca tespit edilen maluliyet oranı dışındaki taleplerin reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2020 tarih, 2017/159 E., 2020/46 K. sayılı kararıyla; "Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davada talep sürekli iş göremezlik tespitine ilişkin olup, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından müvekkilinin malul olup olmadığının değerlendirildiğini ve maluliyete neden olacak araz tespit edilemediği yönünde mütalaada bulunulduğunu, müvekkili için düzenlenen muhtelif sağlık kuruluşları raporlarında özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %40 ve %34 olarak belirlendiğini, müvekkilinin maruz kaldığı Akut Myeleoid Lösemi hastalığının meslek hastalığı olduğunun Hacettepe Üniversitesi ve SGK raporları ile çekişmesiz olduğunu, müvekkilinin tüm vücut fonksiyon kaybının aynı zamanda çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı olarakta değerlendirilmek durumunda olunduğunu, son olarak Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Marmara Üniversitesi Pendik E.A.H raporlarında da müvekkilinin ağır işlerde ve kimyasal madde bulunan ortamlarda çalışmasının uygun olmadığı tespit edilmiş olup bu tespitlerin dahi tek başına müvekkilinin sürekli iş göremezliğinini tespiti anlamına geldiğini, dosya kapsamında bulunan tıbbi raporlara aykırı olarak evrak üzerinden yapılan inceleme neticesinde Adli Tıp Kurumu tarafından dosya kapsamı ile uyumsuz olarak tanzim edilen mütalaa esas alınarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2021 tarih ve E.2021/1538, K.2021/1630 sayılı kararı ile "... Dosyadaki bilgi ve belgelerin tetkikinde; Davacının 1996-2010 yılları arasında davalı Mercedes Benz Türk A.Ş. nezdinde Otobüs Kapı Hazırlık biriminde çalıştığı, 10.06.2008 tarihinden Akut Myeloid Lösemi teşhisi konulduğu, istirahat raporları sonrasında yine davalı nezdinde 2010 yılı Eylül ayı itibariyle araç sevk ve idari büro hizmetleri görevinde çalışmaya devam ettiği, 20.02.2013 tarihinde meslek hastalıkları hastanesine sevkini istediği, rapor düzenlendiği, Kurum Sağlık Kurulunun 23.02.2016 tarihli kararında dosyanın Yüksek Sağlık Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 05.10.2016 tarihli kararında akut myeloid lösemi hastalığının mesleki olduğuna, maluliyet gerekmediğine, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği anlaşılmıştır. Huzurdaki davada davacının sürekli iş göremezlik derecesinin % 0 olduğu yönündeki YSK raporuna karşı itiraz ile prosedüre uygun rapor alınarak sürekli iş göremezlik derecesinin tespitinin talep edildiği,Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunda rapor alındığı, 02.05.2018 tarihli raporda davacının tüm tıbbi belgeleri ve raporları değerlendirildikten sonra davacının remisyonda olan akut miyeloid lösemi hastalığının meslek hastalığı niteliğinde olduğu ancak maluliyetine neden olacak düzeyde araz tespit edilmediği cihetle sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığına karar verildiği,davacı tarafın itirazı üzerine bu kez Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan rapor alındığı, 18.07.2019 tarihli raporda özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, davacının hastalığının meslek hastalığı olduğu, ancak maluliyetine neden olacak düzeyde araz tespit edilmediği cihetle maluliyet tayinine mahal olmadığına karar verildiği,dosya kapsamına göre davacının akut miyeloid lösemi hastalığının meslek hastalığı olduğu ancak remisyonda olan hastalığın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyetine gerektirir araz bırakmadığı, Kurum ve Adli Tıp Kurumu raporları arasında çelişki bulunmadığı, kararın yerinde olduğu anlaşılmakla,başvurunun reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 07.04.2022 tarih ve E.2022/979, K.2022/5248 sayılı kararında; "... Mahkemece, ATK raporunun gerekçelendirilmesi sureti ile akut miyeloid lösemi hastalığının, meslek hastalığı niteliğinde olduğu Kurum ve ATK raporlarıyla kabul edildiğine göre neden çalışma gücü kaybı oranının %0 olarak tespit edildiğinin ortaya konulması ve kontrol muayenesi öngörülmediği anlaşılmakla, ileride iyileşme veya durumunun değişme ihtimali olup olmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 19 ve 95 'inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.