11. Ceza Dairesi 2022/1865 E. , 2023/6053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/181 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : 14.03.2014, 15.03.2014 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi ..., sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama 1.Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçi ...'ın davaya katılma talebinde bulunmasına karşın, bu
**11. Ceza Dairesi 2022/1865 E. , 2023/6053 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/245 E., 2021/181 K. SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : 14.03.2014, 15.03.2014 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi ..., sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama 1.Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikâyetçi ...'ın davaya katılma talebinde bulunmasına karşın, bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemişse de, şikâyetçi ...'ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 nci maddesinin ikinci fıkrası maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir. 2. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/424 Esas, 2014/439 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/424 Esas, 2014/439 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı(sanık aleyhine) ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2017/33274 Esas, 2017/28069 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu hakkında, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/67 Esas, 2018/841 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. 4. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/67 Esas, 2018/841 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.05.2019 tarihli ve 2019/2447 Esas, 2019/5630 Karar sayılı kararı ile "..sanığın, Emniyet Müdürlüğü'nün maddi varlığı olan sürücü belgesini kullanması nedeniyle eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2019/245 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iki kez 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ...'ın temyiz isteği, sanık hakkında takdiri indirim nedeninin uygulanmaması gerektiği ve daha fazla ceza alması gerektiğine ilişkindir. B. Sanığın temyiz isteği, hükümleri temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, 14.03.2014 tarihinde katılan ...'a ait Balkan Oto Alım Satım ve Kiralama isimli iş yerine giderek Muhammed Demir'e ait gerçek sürücü belgesini katılana sunarak bir araç kiralamak istediğini söylediği, kendisini de Muhammed Demir olarak tanıtarak günlüğü 70,00 TL olmak üzere 34 DN 8418 plakalı aracı kiraladığı, kira ücretini 210,00 TL olmak üzere katılan ...'a peşin ödediği, sanığın 18.03.2014 tarihinde katılan ...'ı arayarak aracı bir gün daha kiralamak istediğini söyleyerek kira süresini uzattığı ve aracı geri getirmediği, Sanığın 15.03.2014 tarihinde ise katılan ...'ün yetkilisi olduğu Sultan Oto Kiralama iş yerine giderek yine aynı şekilde Muhammed Demir'e ait olan sürücü belgesini ibraz edip kendisini Muhammed Demir olarak tanıtıp 34 HZ 3504 plakalı aracı günlüğü 110,00 TL den olmak üzere iki günlüğüne kiraladığı, aracı teslim etmesi gereken gün içerisinde katılan ...'ü arayarak bir gün daha aracı kiralamak istediğini söylediği, ancak süre sonunda aracı geri getirmediği, Katılanların sanığın kesin ve net bir şekilde teşhis ettiği, sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği, bu kasıt ile katılanlara karşı kendisini Muhammed Demir olarak tanıttığı, adı geçene benzemesinden de istifade ederek Muhammed Demir'in sürücü belgesini kullanarak araç kiraladığı, bu şekilde hileli hareketleri ile haksız menfaat temin ettiği iddia edilmiştir. 2. Sanık, soruşturma aşamasında yolda bulduğu Muhammed Demir adına düzenlenen sürücü belgesiyle katılanlardan kiraladığı araçları Hatay Reyhanlı' da Suriye iç savaşında muhalif olarak savaşan Abdüsselam Heydi isimli arkadaşına verdiğini ikrar etmiş; kovuşturma aşamasında ise yerde bulduğu Muhammed Demir adına düzenlenmiş sürücü belgesi üzerinde herhangi bir değişiklik ve oynama yapmadan, bu sürücü belgesini kullanarak katılan ve müştekiden araç kiraladığını, kiralama süresi bitmeye yakın araçları teslim etmesi için Ahmet Kara'ya verdiğini, ancak Ahmet Kara'nın araçları teslim etmediğini savunmuştur. 3. Mahkemece, sanığın Muhammet Demir adına düzenlenen sürücü belgesini kullanarak katılanlardan araç kiraladığı ve aracı süresinde teslim etmediği, sanığın, Emniyet Müdürlüğünün maddi varlığı olan sürücü belgesini kullanmak suretiyle işlediği nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve katılan ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Ancak; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.05.2019 tarihli ve 2019/2447 Esas, 2019/5630 Karar sayılı bozma ilamından önceki Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/67 Esas, 2018/841 Karar sayılı mahkumiyet hükmünde, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan bir kez 3 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezasına karar verildiği, anılan kararın yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada önceki hükmün sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendine aykırı davranılması; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, sanığın, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2008 tarihli ve 2008/47 Esas, 2008/394 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerekirken, Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/8 Esas, 2011/201 Karar sayılı ilamına ilişkin hükmün esas alınması, hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2019/245 Esas, 2021/181 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ''Sanığın, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2008 tarihli ve 2008/47 Esas, 2008/394 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 6 ve 7 nci maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının sonuna “5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, 3 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.