(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/5436 E. , 2013/6368 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunu
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/5436 E. , 2013/6368 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-Kamulaştırma Yasası'nın 10. maddesi ve bedelin tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddenin (g) bendi uyarınca; kamulaştırılacak taşınmazın arsa olarak kabulü halinde kamulaştırma (değerlendirme) gününden önceki özel amacı olmayan emsallerin satış değeri esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespiti gerekir. Bu esaslara göre, gerçekçi ve doğru sonuçlara ulaşılabilmesi için ana amaç; emsal alınan taşınmazın satış tarihinin değerlendirme tarihinden önce ve değerlendirme tarihine yakın bulunması, dava konusu taşınmazlara örnek teşkil edebilecek nitelikte ve dava konusu taşınmazlar ile aynı veya yakın semtlerde bulunması, topografik yapısı, manzarası, konumu, üzerinde yapılabilecek inşaat ve katlar için izin ve ruhsat sınırları, yüzölçümleri, imar uygulamasına konu edilmiş olup olmadıkları, sokak, cadde veya şehir alanlarına cepheleri ve mesafeleri gibi yönlerden benzer ya da yakın özelliklere sahip bulunması gereklidir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle imar uygulaması görmüş imar parselleri olduğu ve %40 oranında düzenleme ortaklık payı kesilmiş olduğu, emsal olarak alınan 6521 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro parseli olduğu anlaşılmaktadır. Hatay gibi büyük şehirlerde yukarıda açıklanan bu özellikler itibarıyla dava konusu taşınmazlara daha yakın konumda ve değerlendirme tarihine yakın satış tarihli taşınmaz satışlarının bulunması mümkün olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar ile yukarıda açıklanan özellikler itibarıyla benzer özellikler taşımayan 6521 parselin satışının somut emsal alınmış olması, 2-Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların yola cephesi dikkate alınarak yola cepheli, yola ikinci taşınmazlar, yola üçüncü taşınmazlar ve yola dördüncü taşınmazlar olarak ayrılıp taşınmazların değeri belirlenmiş ise de bunların hangi parseller olduğu belirtilmeden toplam m² üzerinden değer belirlenmiş olması, 3-Dava konusu taşınmazlar Kamulaştırma Kanununun 18.maddesine göre değerlendirildiğine göre mahkemece tespit edilen bedelin her bir parsel açısından ayrı ayrı bankaya bloke edilerek 3'er aylık vadeli hesapta değerlendirilmesi ve ileride haklı çıkacak olana ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu doğrultuda bir karar verilmemiş olması, 4-Kamulaştırma Kanununun 10. maddesinin 8. fıkrasının son cümlesindeki tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır hükmü uyarınca tescil hükmünün kesin olduğuna dair karar verilmemesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.