10. Hukuk Dairesi 2023/948 E. , 2023/1314 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/423 E., 2022/252 K. DAVA TARİHİ : 15.07.2015 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan ) 21.Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.…
**10. Hukuk Dairesi 2023/948 E. , 2023/1314 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/423 E., 2022/252 K. DAVA TARİHİ : 15.07.2015 KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan ) 21.Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; 5510 sayılı Kanun'un 56/2 inci fıkrası uyarınca davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ve kesilen yetim aylığının başvuru tarihini takip eden ay olan Nisan 2015'ten itibaren tekrar bağlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2017 tarihli ve 2015/661 Esas, 2017/193 sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince; “ davacının eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığını gösteren bir delil bulunmadığı, aksine davacı ile eski eşinin ayrı yaşadıklarına ilişkin tanık beyanları ile Maltepe İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 2010-2015 dönemine ilişkin 07.04.2016 tarihli gizli araştırmasında davacının 4,5 yıldır oturduğu adreste tek başına yaşadığı, eski eşinin ise ayrı bir adreste yaşadığına dair tespitleri göz önüne alındığında, bunun aksini gösteren güncel bir denetim raporu da bulunmadığından 5510 sayılı Kanun'un 35/3 üncü maddesi doğrultusunda davacının başvurusunun kurum kayıtlarına intikal ettiği 01.04.2015 tarihini takip eden Nisan 2015 tarihinden itibaren yetim aylığının bağlanması şartlarının oluştuğu yukarıda anlatılan ve dosyaya celbedilen kayıt ve belgelerle anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının Kuruma başvuru tarihini takip eden Nisan 2015 tarihi itibariyle yeniden yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli ve 2017/2393 E., 2018/1640 Karar sayılı kararıyla; somut olayda, ... Anadolu 22. İş Mahkemesinin 27.05.2014 tarih ve 2013/918 Esas ve 2014/357 K. sayılı kararının gerekçesi, davacı ile boşandığı eşinin MERNİS adreslerinin farklı olması ve bu adreslerde fiilen ikamet ettiklerine dair İSKİ faturası, İGDAŞ faturası, ... faturası ve apartman aidat makbuzu bulunması, 06.04.2016 tarihli kolluk araştırmasında birlikte yaşamadıklarının anlaşılması ile tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacı ile boşandığı eşinin ölüm aylığı talebinin dile getirildiği 2015 yılında birlikte yaşamadıklarının kanıtlandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan ) 21.Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarihli 2018/7212 Esas, 2019/6290 Karar sayılı ilamı ile; " Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 15.03.1948 doğumlu davacının 15.09.2009 tarihinde eşi ...'ndan anlaşmalı olarak boşandığı, 16.11.1998 tarihinde vefat eden babasından dolayı 5434 sayılı Kanun kapsamında yetim aylığı aldığı, 01.01.1993 tarihinden itibaren 4/a kapsamında kendi çalışmalarından dolayı emekli aylığı aldığı, Kurumun 24.03.2010 tarihli ve Ü.Ç.-59 sayılı denetim raporu ile aylıklarının kesildiği, ve bu işlemin iptali için açtığı davanın ... Anadolu 22. İş Mahkemesinin 27.05.2014 tarih ve 2013/918 Esas ve 2014/357 K. Sayılı kararı ile reddedildiği ve kesinleştiği, bu defa, 5510 sayılı Kanun'un 35/3 üncü maddesindeki "aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede belirilen şartlar saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden aylık bağlanır" hükmüne dayanarak yeniden 17.03.2015 tarihli dilekçesi ile boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığını belirterek tahsis talebinde bulunduğu, Kurumun 21.05.2015 tarihli kararı ile kesinleşen mahkeme kararı gerekçe gösterilerek bu talebin reddedildiği, Kurumun yeni talebe ilişkin güncel bir denetim raporu düzenlemediği, davacının eşinin ikamet adresinde yapılan 06.04.2016 tarihli kolluk araştırmasında;ev sahibi ...’in beyanıyla davacının boşandığı eşi... 'nin 4 yıldır belirtilen adreste tek başına yaşadığının belirlendiği, davacının 05.03.2014 tarihinden itibaren adresinin ... / ... olduğu, bu adrese ait 2011/12 ve 2013/1 inci aylarda İSKİ faturası, İGDAŞ faturası, ... faturası 2012/12 inci ay apartman aidat makbuzunun sunulduğu, Muhtarlık tarafından düzenlenen ikametgah belgesinde 04.08.2010 tarihinden itibaren bu adreste ikamet ettiğinin belirtildiği, davacının boşandığı eşinin 08.01.2013 tarihinden itibaren yerleşim yerinin “.../...” olduğu, bu adrese ait 01.03.2012 başlangıç tarihli konut kira sözleşmesi ve faturaların sunulduğu, anlaşılmıştır. Somut olayda; mahkemece, adres, abonelik ve davacının eşinin ...’daki adresinde kolluk araştırması yapıldığı ancak davacının kendi adresinde kolluk araştırması yapılmadığı, kamu tanığı olarak apartman komşularının beyanına başvurulmadığı, taraflarla ilgili seçim ve medula kayıtlarının getirtilmediği (seçim geri izleme formu) ve toplanan delillerin kabule yeterli olmadığı görülmüştür. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda izah edilen açıklamalar doğrultusunda; davacının ve eşinin seçim kayıtlarını getirtmek, kamu tanığı olarak davacının ve eşinin apartman komşularının beyanına başvurmak, Kurumdan davacı ve eşinin Medula sistemindeki kayıtlarını getirtmek, 2009 yılından itibaren hangi şehirlerde ve adreslerde kayıtlı olarak tedavi olduklarını sorgulamak, davacı ve eşinin tespit edilen adreslerinde zabıta araştırması yaptırtarak adres beyanlarının doğruluğunu ve kimlerle yaşadıklarını sorgulamak varsa kira sözleşmelerini incelemek tüm delilleri topladıktan sonra sonuca göre karar vermekten ibarettir." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kuşku ve duraksama olmayan Kamu tanığı beyanlarından davacı ve eski eşinin, davacının ikamet ettiği ... Maltepe-... adresinde birlikte eylemli olarak ikamet etmedikleri sonuç ve kanaatine varılarak davacının dava açılmadan önce dava konusu ile ilgili olarak 17.03.2015 tarihli başvurusuna davalı SGK tarafından 21.05.2015 tarihli, 43985339 sayılı yazıları ile ret cevabı verildiği, davanın başvuru harcı ödenen 15.07.2015 tarihli dava dilekçesi ile açıldığı, dava tarihinde yürürlükte olan 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile değişikliğe uğrayan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanun'un (25.10.2017 tarihinde 7036 sayılı Kanun ile mülga) 7/3 üncü maddesinde yer verilen dava şartının yerine geldiği, temyiz Mahkemesinin ilamında yer alan bozma/kaldırma gerekçeleri bağlamında dosyaya alınan belgeler ve dinlenen kamu tanık beyanları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacı ve eski eşinin, davacının 05.03.2014 tarihinden beri ikamet ettiği ... Maltepe-... adresinde 2015 yılından bu yana birlikte eylemli olarak ikamet etmedikleri, 17.03.2015 tarihli başvurusu dikkate alınarak, 5510 sayılı Kanun'un “Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 35 inci maddesinin 3 üncü fıkrası delaleti ile hak sahiplerine bağlanan aylığın kesilmesini gerektiren şartların ortadan kalktığı anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacının davalı kuruma başvuru tarihini takip eden 01.04.2015 tarihinden itibaren müteveffa babası ...’dan dolayı 4/1-c yetim aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili tarafından; davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam etmesinin yetim aylığı bağlanmasına engel teşkil ettiğini, Kurum işleminde hata olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 inci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...