12. Ceza Dairesi 2021/6123 E. , 2022/10677 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 01.11.2018 tarihli, 2017/2607 Esas, 2018/1375 Karar sayılı "... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarih 2016/330 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararının kaldırılarak, davacının tazminat talebinin reddine…
**12. Ceza Dairesi 2021/6123 E. , 2022/10677 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükme yönelik, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 01.11.2018 tarihli, 2017/2607 Esas, 2018/1375 Karar sayılı "... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarih 2016/330 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararının kaldırılarak, davacının tazminat talebinin reddine" ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/434 Esas – 2016/428 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait 65 AS 157 plaka sayılı araca uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu kapsamında 25.06.2008-06.10.2016 tarihleri arasında 8 yıl 3 ay 11 gün süre ile el konulduğu, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan mahkumiyetine ve aracın müsaderesine dair karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 30.06.2016 tarih 2016/1780 Esas 2016/2086 karar numaralı ilamı ile ".... mesleği şoför olan hükümlünün sözü edilen minibüsle yolcu taşıyarak geçimini sağlaması nedeniyle, bu aracın müsaderesinin işlediği suça nazaran daha ağır sonuç doğuracağı ve hakkaniyete aykırı olacağı dikkate alınarak, TCK'nın 54. maddesinin 3. fıkrası gereğince minibüsün hükümlüye iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi," gerekçesiyle bozulması üzerine ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2016 tarih 2016/434 Esas – 2016/428 karar numaralı hükmü ile aracın davacıya iadesine karar verildiği, hükmün 31.10.2016 tarihinde kesinleştiği, davanın el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na tabi olduğu anlaşılmakla; Davacının 755,130,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, 4.746,50 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılıp, "...davacının uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, davaya dayanak teşkil eden aracın ise suçta kullanıldığının sabit olduğu, aracın müsadere koşulları oluştuğu halde davacının sosyal ve ekonomik durumu ile TCK'nın 54. maddesinin 3. fıkrasındaki yasal düzenleme gözetilerek aracın iadesine karar verilmesi karşısında davacının tazminat hakkının bulunmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin hükmünün kaldırılarak, davanın reddine hükmedilmiş olup; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;