Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili banka ile davalı asıl borçlu ... Şirketi arasında ... tarihli ... Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalılar ... ve ...’nin ... tarihinde kefalet sözleşmesi imzalayarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine davalılara Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme olmayınca Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek sonuç olarak haksız itirazın iptaline, ... TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.