1. Hukuk Dairesi 2018/4631 E. , 2020/5370 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın HUMK'nun 409/5. maddesi gereğince asıl ve birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu ok…
**1. Hukuk Dairesi 2018/4631 E. , 2020/5370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın HUMK'nun 409/5. maddesi gereğince asıl ve birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; KARAR- Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tenkis isteklerine ilişkindir.Davacı ..., mirasbırakan eşi ... ’in ilk evliliğinden olma oğlu Şemsi’yi vekil tayin ettiğini, vekil ... ’nin murisin maliki bulunduğu 9769 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, davalı ...’ın da çekişmeli taşınmazın tamamını davalı ...’e satış yoluyla aktardığını, ... ’in ise; taşınmazdaki 2/5 payını uhdesinde bırakıp geri kalan 3/5 payını davalı ...’e taşınmaz üzerine inşaa edilecek kat karşılığı mukabilinde temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, asıl ve birleştirilen davada tapu iptali-tescile; olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.Davalı ..., mirasbırakan ... ile akraba olduğunu ve çekişme konusu taşınmazı yatırım amacı ile satın aldığını belirtip asıl davanın reddini savunmuştur.Davalı ..., satışın gerçek olup; taşınmaz bedelini ödediğini bildirerek birleştirilen davanın reddi isteğinde bulunmuş, davalı ... de taşınmazdaki 3/5 payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı ...’den devraldığını ve iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek birleştirilen davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, HUMK'nun 409/5. maddesi gereğince asıl ve birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Gerçekten de, asıl davada, taraf vekillerinin 27.01.2009 ile 26.05.2009 tarihli oturumlara gelmedikleri ve mazeretlerinin de mahkemece reddedilip dosyanın iki defa işlemden kaldırılmasına karar verildiği, ikinci yenilemeden sonra ise; davacı vekilinin 28.04.2011 tarihli oturuma mazeretsiz katılmadığı ve davalı vekilinin de davayı takip etmeyeceğini bildirdiği, böylece, davanın üçüncü kez takipsiz bırakıldığı belirlenmek suretiyle HUMK'nun 409/5. maddesi gereğince asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Davacı ... vekilinin birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;