8. Ceza Dairesi 2022/202 E. , 2023/9972 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/3710 Değişik iş SUÇ : Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine ilişkin karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2020 tarihli ve 2019/219731 Soru
**8. Ceza Dairesi 2022/202 E. , 2023/9972 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/3710 Değişik iş SUÇ : Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine ilişkin karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2020 tarihli ve 2019/219731 Soruşturma, 2020/51489 Karar sayılı kararı ile şüpheli hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itiraza ilişkin İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.08.2020 tarihli ve 2020/3710 Değişik iş sayılı kararının kesin olarak verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.10.2021 tarihli ve 2021/1459 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2021 tarihli ve KYB-2021/133803 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2021 tarihli ve KYB-2021/133803 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, müşteki şikâyet dilekçesinde özetle, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/48130 soruşturma numaralı dosyasında müştekisi olduğu taksirle yaralama suçundan yürütülen soruşturmada, 15/01/2019 tarihinde tahkikat evrakına başka bir olaya ilişkin görüntünün delil olarak sunulduğunu beyan ederek şüphelinin suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, müşteki tarafından yapılan şikayet üzerine aynı iddialara yönelik olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/48130 soruşturma numaralı dosyasından soruşturma yürütülerek takipsizlik kararı verildiği, iş bu soruşturmanın mükerrer nitelikte bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; mükerrer soruşturmaya esas kabul edilen soruşturma dosyası incelendiğinde; dosyada şüphelilerin Emin Can Ergül ve Hüseyin Yıldırım olduğu, bu soruşturma dosyasında şüpheli ... hakkında yürütülen bir soruşturma olmadığı, müşteki Mustafa Akyüz'ün taksirle yaralanmasına ilişkin soruşturma yürütüldüğü, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçuna ilişkin bir soruşturma yürütülmediği, bu bağlamda mükerrer soruşturma olmadığı, bununla birlikte mükerrer olduğu kabul edilen önceki soruşturmada müştekinin Marmaray Yenikapı metro istasyonunda yürüyen merdivenleri kullandığı esnada merdivenlerin bir anda ters istikamete hareket etmesi sonucu dengesini kaybettiği ve düşerek yaralandığını beyan ederek şikayetçi olduğu, ancak işbu soruşturma dosyasına konu olayda, müştekinin şikayetinin yaralanma olayına ilişkin değil başka bir olaya ilişkin görüntünün 2019/48130 soruşturma numaralı dosyaya sunularak delillerin gizlendiği hususuna ilişkin olduğu, inceleme konusu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/07/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin şikayetin ve olayların farklı mahiyette olduğu anlaşılmakla, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak mükerrer olduğu gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ncı maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise 172 nci madde uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir. Cumhuriyet Başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddeder. 2. Öte yandan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 281 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçu "Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez." şeklinde düzenlenmiştir. 3. Somut olayda, şikayetçi vekilinin sunmuş olduğu 18.07.2019 havale tarihli dilekçesiyle, şikayetçinin 09.01.2019 günü Yenikapı Metrosundaki yürüyen merdivenlerin birden geri geriye gitmesi sonucu düşüp yaralanmasına ilişkin açılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/48130 sayılı soruşturma dosyasına, şüphelinin imzasının bulunduğu ve polis merkezine sunulan 15.01.2019 tarihli yazı ekinde şikayetçi yerine başka bir şahsa ait kamera görüntülerinin gönderildiği ileri sürülerek suç duyurusunda bulunulduğu, suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/219731 sayılı dosyasından soruşturma açıldığı ancak şikayetçinin yaralanmasına ilişkin eyleme yönelik açılan 2019/48130 sayılı soruşturmada, dosya kapsamında yer alan 08.05.2019 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak şikayetçinin asli kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği hususu nazara alınarak 2019/219731 sayılı dosyadan da kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçi vekilinin itiraz üzerine İstanbul 8.Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. 4. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli ile şikayetçinin de beyanının alınması, şikayetçinin bildirdiği tanıkların dinlenmesi, olaya ilişkin kamera görüntülerinin ve 2019/48130 sayılı soruşturma dosyasının aslı ya da onaylı örnekleri getirtilerek inceleme yapılması ile şikayetçinin olay günü kamera görüntülerinde yer alan şahıs olup olmadığı ve başka bir şahsa ilişkin delilin sunulup sunulmadığı araştırılarak, gerekli tüm soruşturma işlemleri yapıldıktan sonra, sonucuna göre süphelinin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve hatalı gerekçe ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Açıklanan nedenlerle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine, merciince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.08.2020 tarihli ve 2020/3710 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.