Başvuru, idari yargıda görülen uyuşmazlıkta müdahilin karar düzeltme talebinin asıl taraf olmaksızın kanun yollarına başvuramayacağı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari yargıda görülen uyuşmazlıkta müdahilin karar düzeltme talebinin asıl taraf olmaksızın kanun yollarına başvuramayacağı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, inşaat işi ile iştigal eden bir anonim şirkettir. Ankara İstanbul TEM otoyolunun altından doğal gaz boru hattının geçirilmesi amacıyla Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) ve Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) arasında sözleşme imzalanmıştır. BOTAŞ, sözleşme konusu doğal gaz boru hattı inşaatı işini ihale yolu ile başvurucu Şirkete yaptırmıştır. 4/6/2002 tarihinde adı geçen otoyolun Adapazarı Alancuma mevkiinde ve altından doğal gaz borusunun geçirildiği kısmında üç şeritte ani çökme meydana gelmiştir. Bu esnada aynı yerde aracıyla seyir hâlinde olan Ü. otoyoldaki çökme sonucu oluşan kazada yaralanmıştır. Ü. olay nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle 1/8/2002 tarihinde KGM ve BOTAŞ’a müracaat etmiştir. KGM meydana gelen zarardan BOTAŞ’ın sorumlu olduğunu, BOTAŞ ise sorumluluğun yüklenici firma olan başvurucu Şirkete ait olduğunu belirterek Ü.nün tazminat talebini reddetmiştir. Ü. (davacı) olay nedeniyle uğradığı zararın hizmet kusuru ilkesi uyarınca tazmini istemiyle BOTAŞ ve KGM’ye karşı 7/10/2002 tarihinde idari yargıda tam yargı davası açmıştır. Sakarya İdare Mahkemesinde (Mahkeme) görülen davada davalılardan BOTAŞ, davanın doğal gaz boru hattı inşaatı işinin yüklenicisi olan başvurucu Şirkete ihbar edilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkeme söz konusu istemi 31/12/2003 tarihli ara kararıyla kabul ederek dava dilekçesini de tebliğ etmek suretiyle davayı başvurucu Şirkete ihbar etmiştir. Başvurucu Şirket davaya davalı yanında müdahil olmak istediğini 24/2/2004 tarihli dilekçeyle Mahkemeye bildirmiştir. Başvurucu Şirket söz konusu dilekçesinde; çökme olayı ile boru hattı çalışmaları arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığını, tüm işlemlerin uluslararası standartlara ve teknik şartnameye uygun olarak gerçekleştirildiğini, dolayısıyla kendisine atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkeme 6/5/2004 tarihli ara kararıyla başvurucu Şirketin davalılar yanında davaya müdahale istemini kabul etmiştir. Mahkeme 29/11/2006 tarihinde verdiği kararla davacının tazminat talebini kısmen kabul etmiştir. Kararın gerekçesinde otoyolların inşasını, bakım ve onarımını gerçekleştirmenin emniyetle kullanımını sağlayacak önlemleri alarak gerekli kontrol ve denetimlerini yapmanın davalı idarelerden KGM’nin görevleri arasında olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte otoyolun altından doğal gaz boru hattını geçirmek için müdahil Şirket ile sözleşme yapan davalı BOTAŞ’ın da yüklenici firmanın yapmış olduğu eylem ve işlemleri gözetim, kontrol ve denetim görevinin olduğu hatırlatılmıştır. Bu itibarla anılan görevlerin tam ve zamanında yerine getirilmemesinden ötürü davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ifade edilmiş, hüküm altına alınan tazminat miktarının davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Karar davanın taraflarına ve müdahile tebliğ edilmiştir. Davalılardan KGM 20/3/2007 tarihinde kararı temyiz etmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden dava dosyasında yapılan incelemede diğer davalı BOTAŞ veya müdahil başvurucu Şirket tarafından kararın temyiz edildiğine ya da temyiz aşamasında dava dosyasına beyan dilekçesi sunulduğuna dair herhangi bir belge tespit edilememiştir. Başvurucu Şirketin de bireysel başvuru formunda bu hususa ilişkin herhangi bir açıklaması bulunmamaktadır. Temyiz incelemesi devam ederken davacının lehine hükmedilen tazminatın tahsili için başlattığı icra takibi sonucunda BOTAŞ tazminatın 486,88 TL’lik kısmını ödemiştir. BOTAŞ davacıya ödediği bu miktarı aralarındaki sözleşmenin sorumluluğa ilişkin hükümleri gereğince hak edişinden kesmek suretiyle başvurucu Şirketten tahsil etmiş, bu hususu 13/7/2009 tarihli yazı ile başvurucu Şirkete bildirmiştir. Karar Danıştay Onbeşinci Dairesinin (Daire) 30/4/2014 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucu Şirket onama kararının 7/8/2014 tarihinde kendisine tebliğ edilmesi üzerine 12/8/2014 tarihinde karar düzeltme yoluna müracaat etmiştir. Davalılar KGM ve BOTAŞ ise karar düzeltme yoluna gitmemiştir. Daire 26/2/2015 tarihli kararıyla başvurucu Şirketin karar düzeltme istemini incelenmeksizin reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; davanın taraflarından olmayan, dava sonucunda hakkında hüküm kurulmayan ve ancak yanında davaya katıldığı tarafa yardımcı olabilen müdahilin taraf konumundaki idarenin kanun yollarına başvurmaması durumunda tek başına kanun yollarına başvurmasına hukuken olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Buna göre karar düzeltme istemine konu Daire kararının davalı tarafından düzeltilmesi istenilmediğinden davalı yanında müdahil olan başvurucu Şirketin de tek başına karar düzeltme isteminde bulunamayacağı ifade edilmiştir. Nihai karar 29/5/2015 tarihinde başvurucu Şirkete tebliğ edilmiştir. Başvurucu Şirket 25/6/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; … üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, … hallerinde …Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. Ancak, davanın ihbarı Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re’sen yapılır.” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Fer’î müdahilin durumu” kenar başlıklı Maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir.”B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) Maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:“Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar … konusunda karar verecek olan,… bir mahkeme tarafından … görülmesini isteme hakkına sahiptir…” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı İlgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı için bkz. Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. [GK], B. No: 2015/2909, 19/7/2018, §§ 37-