10. Hukuk Dairesi 2023/7853 E. , 2023/9713 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1039 E., 2023/688 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/282 E., 2022/28 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvur
**10. Hukuk Dairesi 2023/7853 E. , 2023/9713 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1039 E., 2023/688 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/282 E., 2022/28 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacıya, ölen babasından dolayı bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle kesildiğini, boşandığı eşi hakkında Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/139 D. İş sayılı dosyasından verilen uzaklaştırma kararına ve Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/562 E. sayılı dosyasından verilen mahkumiyet kararına istinaden 15.02.2017 tarihinde yaptığı başvuruya rağmen yeniden ölüm aylığı bağlanmadığını, Kurumun işleminin yerinde olmadığını belirtmek sureti ile Kurum işleminin iptali ile davacıya yeniden ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı tarafından hazırlanan 19.01.2016 tarih ve 2016/AK-013 sayılı rapor ile tespiti üzerine ölüm aylığının kesildiğini, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, davacının yeni bir bilgi ve belge sunamadığını belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; mahkemece, davacının ve boşandığı eşinin 2016 yılı sonrası yerleşim yeri kayıtları dikkate alınarak ilgili mahalle muhtarlarının tanık olarak dinlendikleri, tanıkların beyanlarında da tarafların bir arada yaşamadıklarının ifade edildiği, davacının boşandığı eşinin güncel nüfus kayıt örneklerinin temin edilerek dosya arasına alındığı, incelenen kayıtta davacının boşandığı eşi ...'nin 10.07.2018 tarihinde ... ile evlendiği ve 19.11.2019 tarihinde boşandığı, yine ilgili kişinin 06.12.2021 tarihinde yeniden ... Cumhuriyeti Uyruklu ... ile evlendiği, bu haliyle toplanan deliller ve mevzuat hükümleri de dikkate alınarak kurumca yapılan birlikte yaşama tespiti sonrası tarafların daha sonra birlikte yaşama eylemine son verdikleri, davacının kuruma başvurduğu tarih ve sonrası itibariyle birlikte yaşama olgusunun bulunmadığı anlaşılmakla kuruma yapmış olduğu ilk başvuru olan 15.02.2017 tarihini takip eden ay başından itibaren müteveffa babası Ziya Bal'dan dolayı hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanması gerektiği anlaşılarak davanın kabulüne, davacının Kuruma başvurduğu tarih olan 15.02.2017 tarihini takip eden ay başından itibaren kendisine yeniden ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacıya bağlanan ölüm aylığının 19.01.2016 tarih ve 2016/AK-013 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı tarafından hazırlanan rapora istinaden kesildiğini, davacının yeni ve somut bir bilgi ve belge sunmadığını, Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dinlenilen tanıkların; davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamadıklarını açıkça beyan etmeleri, davacı ile boşandığı eşinin farklı adreslerde kayıtlı olmaları, halen fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini gösterir güç ve nitelikte somut başkaca hiçbir delil bulunmaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacıya, ölen babasından dolayı 15.02.2017 tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davalı Kurumun yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.