Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5380 E. , 2024/7125 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5380 Karar No : 2024/7125 TEMYİZ EDEN TARAFLAR:1- (DAVACI) ... Beton Maden Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜREC…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5380 E. , 2024/7125 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5380 Karar No : 2024/7125 TEMYİZ EDEN TARAFLAR:1- (DAVACI) ... Beton Maden Yapı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Valiliği VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ...Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait 11.744,66 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.500,00 m²'si üzerinde tek katlı yapılar ve depolama alanı yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/02/2017 - 08/11/2017 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen 152.047,90-TL tutarlı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddi üzerine düzenlenen...tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile dayanağı ... tarih ve ... sayılı komisyon kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması sonucunda düzenlenen raporda; davacı tarafından fuzulen işgal edilen 2.500,00 m²'lik taşınmaz için 2019 yılı itibarıyla yıllık ecrimisil birim bedeli 70,00 TL/m² olarak belirlendiği, 2019 yılı yıllık toplam ecrimisil bedeli 70,00 TL/m² x 2.500,00 m² = 175.000,00 TL olarak belirlendiği, Maliye Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranları" uygulanmak suretiyle hesaplanan ecrimisil bedellerinin; 2018 yılı için: (175.000,00 TL / 1,2373) = 141.437,00 TL, 2017 yılı için (141.437,00 TL / 1,1447) = 123.558,14 TL olduğu, yapılan hesaplamalar sonucu 01/02/2017 - 08/11/2017 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil tutarının toplam 95.414,00 TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaate yer verildiği görüldüğünden, bilirkişilerce yapılan değerlendirmelerin bilimsel olarak makul olduğu göz önüne alınarak, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin ve dayanağı komisyon kararının 95.414,00-TL’lik kısmının hukuka uygun olduğu, bu tutarı aşan 56.633,90-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemin dayanağı taşınmaz tespit tutanağının tebliğ edilmediği, mevzuatta belirlenen 15 günlük süre içerisinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmediği, fahiş ecrimisil bedeli belirlendiği, ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazı 2013 yılında aylık 2000,00 TL bedelle kiraladığı, idarece bu bedelin üzerinde hesaplama yapıldığı, yapıların kullanım hakkı davalı idarede olmadığından bunların kullanım bedellerinin hesaba katılmaması gerektiğinden temyize konu kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacının fuzuli şagil olduğu, ecrimisil bedelinin mevzuata uygun ve doğru olarak hesaplandığı, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın redde ilişkin kısmının onanması, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13. maddesinde gösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisilin talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4/1-(e)maddesinde tanımlanan Fuzuli şagil, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazları hukuken korunan bir hakka dayanmadan kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri ifade etmektedir. İmar Kanunu'nun dava konusu taşınmazın da dahil olduğu alana ilişkin parselasyon uygulamasının yapıldığı ve uyuşmazlığa konu taşınmazın Hazine adına tescil edildiği 2015 yılı itibarıyla yürürlükteki şekliyle 18/9. maddesinde "Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen 2886 ve 3194 sayılı Kanunların ilgili madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli işgalden dolayı ecrimisil istenebileceği, ancak ilgilinin imar uygulaması öncesinde kendisine ait taşınmaz üzerinde yapı sahibi konumunda olması ve imar uygulaması sonrasında gerçekleştirilen parselasyon işlemiyle parselin Hazine adına tescil edilmesi halinde, taşınmaz üzerinde kalan yapıların bedelleri yapı sahibine ödenmedikçe yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunacağı, bu kapsamda kalan yapıların kullanımı nedeniyle ilgililerin fuzuli şagil sayılamayacağı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, ecrimisil istenilen İstanbul ili, Sarıyer ilçesi,...Mahallesi, ... ada, ... parsel numaralı taşınmazın 13.07.2015 tarihli imar uygulamasıyla Hazine adına tescil edildiği, kök parselin ... numaralı parsel olduğu, ... isimli kişinin bu parselde 3/8 oranında hisse sahibi olduğu, Hazinenin hissedar olmadığı, taşınmaz niteliğinin "sekiz kargir ahır ve arsa" olduğunun belirtildiği, davacı tarafından sunulan belgelerden 2010 yılına ilişkin emlak vergi bildirim formundan ... numaralı parsel üzerinde yapı bulunduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla, ... numaralı parselin Hazineye tescilinden önceki kök parselde yapıların bulunduğu, bu yapıların sahibi olan ... isimli kişiyle davacı arasında 01/02/2014 tarihinde 10 yıl süreli 60.000,00-TL bedelli kira sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından kiralanan bu yapıların, imar uygulaması ve tescil işleminden sonra yapılmış olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığı, tescilden önce bulunan ve kiracı sıfatıyla kullanılan bu yapılardan dolayı taşınmazı fuzulen işgal ettiğinden bahisle düzenlenen dava konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, davacı şirketin kullandığı yapıları kiralayan kişinin imar uygulaması öncesinde taşınmaz üzerinde yapı sahibi konumunda olması ve imar uygulaması sonrasında gerçekleştirilen parselasyon işlemiyle parselin Hazine adına tescil edilmesi halinde, 2886 ve 3194 sayılı Kanunların ilgili madde hükümleri uyarınca taşınmaz üzerinde kalan yapıların bedelleri yapı sahibine ödenmedikçe yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunacağı, bu kapsamda kalan yapıların kullanımı nedeniyle ilgililerin fuzuli şagil sayılamayacağı, uyuşmazlığa konu ... numaralı parselin imar uygulamasıyla Hazine adına tescilinden önce ... isimli kişiye ait yapıların bulunduğu, yapı bedellerinin ilgilisine ödendiğine veya ecrimisile konu yapıların bu yapılar olmadığı, tescilden sonra yapılan yapılar olduğuna ilişkin olarak da idarece somut bir tespitin bulunmadığı, bu yapıların imar uygulamasından önce yapı sahibi olan kişi tarafından davacı şirkete kiralandığı, dava konusu işlemde belirtilen 01/02/2017 - 08/11/2017 tarihleri arasındaki dönem içinde de kiracı sıfatıyla yapıları kullandığı anlaşıldığından, 3194 sayılı Kanun'un 18/9. maddesi kapsamında kalan yapılar için davacı şirketin fuzuli şagil olduğundan bahsedilemeyeceğinden, davacıdan 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesine istinaden ecrimisil istenemeyeceği kuşkusuz olup dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu durumda, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanmasına, davanın reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın, redde ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 5.maddesinin 3. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden;İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait 11.744,66 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.500,00 m²'si üzerinde bulunan tek katlı yapılar ve depolama alanının idarenin izni dışında kullanıldığından bahisle 01/02/2017 - 08/11/2017 tarihleri arasındaki dönem için davacıdan 152.047,90-TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği, buna karşı davacı tarafından, ecrimisil bedelinin fahiş olduğu ileri sürülerek itiraz edildiği, bu itirazın reddedilerek ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi düzenlenmesi üzerine davacı tarafından düzeltme ihbarnamesi ile dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı komisyon kararına karşı bakılan davanın açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlıkta; ecrimisile konu taşınmazın işlem tarihi itibarıyla Hazinenin mülkiyetinde olduğu, davacının ise hazinenin izni dışında taşınmazda bulunan yapıları kullanmaya devam ettiği, esasen davacının, düzenlenen ecrimisil ihbarnamesine de sadece ecrimisil bedelinin fahiş olduğu yönünde itiraz ettiği, işgalci sayılamayacağına dair herhangi bir itirazının ise olmadığı dikkate alındığında, ilk derece Mahkemesince davacının fuzuli şagil olduğu kabul edilerek ecrimisil bedeli yönünden yargılama yapmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu işlemlerin ecrimisil bedeli yönünden değerlendirilmesi aşamasında ilk derece Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış bunun sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; ecrimisile konu işgal dönemi ve alanına ilişkin davalı idarenin tespitlerinin doğru olduğu belirtilerek, ecrimisile konu taşınmazın birim (m²) bedelinin 2017 yılı için 49,42 TL/m² olduğu tespit edilip toplam ecrimisil bedelinin ise 95.414,34 TL olarak hesaplandığı, davalı idare tarafından ise davacının ecrimisil ihbarnamesine itirazı sonucunda düzeltme komisyonunca alınan kararda; ecrimisile konu taşınmazın cephesinin bulunduğu ... Caddesinin emlak vergisine esas asgari değerinin 2017 yılı için 2623,66 TL olduğu, 336 sayılı Milli Emlak genel Tebliğinin 5/3 maddesi uyarınca bu değerin en az yüzde üçü oranında birim bedeli belirlenebileceği kuralına göre 2017 yılı için 79,00 TL/m² olarak belirlenip toplam 152.047,90-TL ecrimisil bedeli hesaplandığına yer verildiği görülmüştür. Bu durumda; 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere,...belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına uygun şekilde belirlenen ecrimisil bedelinin davacıdan istenilmesine ilişkin olarak düzenlenen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığından davacının temyiz isteminin reddedilerek davanın redde ilişkin kısmın onanması, davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek dava konusu işlemlerin iptale ilişkin kısımlarının da belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemizce aksi yönde verilen karara katılmıyoruz.