10. Hukuk Dairesi 2024/5834 E. , 2024/5538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/12 E., 2024/55 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı
**10. Hukuk Dairesi 2024/5834 E. , 2024/5538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/12 E., 2024/55 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ocak 1990 yılından askere gittiği, 22.05.1996 tarihine kadar davalılardan ...'ya ait Kale içi .... Sokak, No:19 Denizli adresinde bulunan tuhafiye ve konfeksiyon giyim mağazasında tezgahtar olarak asgari ücretle çalıştığı, 22.05.1996 - 22.11.1997 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı, askerlik dönüşü 01.12.1997 tarihinden itibaren tekrar eski iş yerinde işe başlayıp çalışmalarına devam ettiği, davalı ...'nun da bu dönemde ... ... Konf.Teks. Ltd. Şti.'yi kurup, 01.04.1999 tarihinde davacıya Kale içindeki iş yerinde değil yeni açtığı iş yerinde çalışacağını bildirip 01.04.1999 - 01.04.2001 tarihleri arasında bu şirkete ait iş yerinde çalıştığı, 01.04.2001 tarihinde son dört aylık ücretini alamadığından 1475 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre iş akdini bildirimsiz olarak feshettiği, iş akdini feshettikten sonra davacı davalı iş yerindeki çalışmalarının SSK'ya bildirilmediği duyumunu alıp bunun üzerine SSK'dan hizmet cetveli aldığında, yaklaşık 10 yıllık çalışması süresince sadece 1995 yılında hiç tanımadığı bir inşaat iş yerinden 42 gün SSK'lı hizmetinin bildirildiğini öğrendiği iddiasıyla Ocak 1990 - 01.04.2001 (askerlik dönemi hariç) tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nun bir dükkan işletmecisi olup, diğer davalının ise hükmi şahsiyeti haiz olduğu, bu nedenle davanın ayrı ayrı kişiliklere yöneltilmesi ve ayrılması gerektiği, çalışma süreleri dikkate alındığında ilk şahıs için zamanaşımı söz konusu olduğu, davalı iş yerlerinde davacının kendi işlerini takip edip, herhangi bir ücret karşılığı çalışmadığı gibi işçi sıfatı ile çalışmasının da olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olarak açıldığı, davacının sigorta sicil numarasının bildirilmediğinden dosyasının incelemediği, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemi ispatlaması gerekip, bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğinden, hiç kuşkuya düşülmeyecek şekilde ispatlanması gerektiği, Kurum kayıtlarının esas olup, davacının bunun aksini ancak aynı nitelikte yazılı belgelerle ispatlayabileceği, bu tür davaların açılmasına bildirge ve bordroları zamanında vermeyen veya hiç vermeyen işverenlerin neden olup, davanın kabulü yoluna gidilecek olursa, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME İLK KARARI Mahkeme tarafından 20.03.2012 tarihli ve 2003/722 Esas, 2012/207 Karar sayılı karar ile dava konusu dönemde davalı işverenliklerin iş yerlerinden diğer davalı Kuruma bildirilmiş herhangi bir hizmet veya işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, 1976 doğumlu olan davacının 09.09.1991 tarihine kadar öğrenim görüp, 22.05.1996 - 22.11.1997 tarihleri arasında da askerlik görevini yaptığı, 06.05.1995 - 20.06.1995 tarihleri arasında dava dışı ... İşcan isimli işverenin 65010.20 sigorta sicil nolu iş yerinden SGK.'ya bildirilmiş 42 gün hizmetinin bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu fıkrası uyarınca işveren tarafından hizmetleri ve çalıştığına dair belgeleri Kuruma verilmeyen sigortalıların hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak hizmet tespiti talebinde bulunabilecekleri, şayet sigortalının çalıştığının Kurumca tespit edilmesi halinde (denetim tutanakları, dönem bordroları, işe giriş bildirgesi, vb.belgelerle) 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı, bu dava dosyasında hak düşürücü süreyi engelleyecek herhangi bir kayıt ve belgenin bulunmadığı, davacı 1995 yılında dava dışı işveren yanında hiç çalışmadığını, bu işvereni hiç tanımadığını iddia etmişse de, bu iddiasını aynı mahiyette yazılı belgelerle ispatlayamadığı, dolayısıyla davacının 06.05.1995 tarihinde bir başka işveren nezdinde hizmetleri görünmekle, bu hizmetlerinin sona erdiği 20.06.1995 tarihinden önceki hizmetlerinin 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu fıkrası uyarınca hak düşümüne uğradığı, 20.06.1995 tarihinden sonraki hizmetleri yönünden ise bu hizmetlere ilişkin yazılı bir kayıt ve belge bulunmamakla beraber, davanın mahiyeti gereği yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda dinlenen bordro tanıkları ve komşu iş yeri çalışanları olan tanıkların anlatımlarından davalı ...'nun başlangıçta nakış atölyesi bulunup, bilahare ... ... Konfeksiyon Tekstil Ltd. Şti.ni kurup, bu şirketin kurucu ortağı ve müdürü olduğu, şirket iş yerinin 22.01.1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davalının nakış atölyesi dışında Mevsim 1, Mevsim 2, Mevsim 3, Mevsim 4 isimli hazır giyim satış mağazalarının da bulunup, tanıkların değişik sürelerle bu iş yerlerinde çalıştıkları, tanık ... ve ...'nın 1997/2.3.4.5 inci ayları, 1998 yılı 4-12 inci ayları, 2002 yılı 5 inci aylarına ilişkin ... ... şirketince düzenlenen ücret bordrolarında isimlerinin yer alıp, tanık ... Akçakoca'nın da davalının Kaleiçindeki iş yerine komşu iş yeri sahibi olup bu tanıkların anlatımlarına itibarla davacının hak düşürücü süreye uğrayan ve askerlik dönemi dışında kalan sürede 21.06.1995 - 12.05.1996 tarihleri arasında 322 gün davalı ... yanında, 01.12.1997 - 01.04.2001 tarihleri arasında 1200 gün diğer davalı ... ... Konfeksiyon Tekstil Ltd. Şti. bünyesinde (... ... Konfeksiyon Ltd. Şti. İş yeri sicil dosyasında bu iş yerinden birçok kereler sigortasız işçi çalıştırıldığından bahisle burada çalıştığını iddia eden kişilerce verilmiş şikayet dilekçelerinin bulunup, bu şikayetlerin de davalı işverenliğin çalışanlarını Kuruma bildirme yükümlülüğüne uymadığı yönünde Mahkememize bir kanaat vermekle) hizmet akdiyle, 506 sayılı Kanun kapsamında, asgari ücretle çalıştığı kanaatine varılarak hesap yönünden 19.09.2011 tarihinde düzenlettirilen son bilirkişi raporundaki sürelere itibarla, (kısa kararda her ne kadar 01.12.1999 - 01.04.2001 tarihleri arasında 1200 gün süre tefhim edilmiş ise de, aslında 01.12.1999 yerine 01.12.1997 yazılacak iken sehven maddi hata ile 01.12.1999 yazıldığı, zira 01.12.1997 - 01.04.2001 tarihleri arasındaki sürenin 1200 gün etmediği, bunun tamamen maddi hatadan ibaret olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, 21.06.1995 - 12.05.1996 tarihleri arasında 322 gün davalı ... yanında, 01.12.1997 - 01.04.2001 tarihleri arasında, 1200 gün davalı ... ... Konfeksiyon Tekstil Ltd. Şti.'ye ait 20212.20 sigorta sicil nolu iş yerinde 506 sayalı Kanun kapsamında, hizmet akdiyle, asgari ücretle çalıştığının ve bu hizmetlerinin de Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.03.2012 tarihli ve 2003/722 Esas, 2012/207 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce 18.11.2013 tarihli ve 2013/18593 Esas, 2013/21569 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...somut olayda, Mahkemece davanın ispatlandığı gerekçesi ile kabulüne karar verildiği anlaşılmakta ise de; bu kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle verildiği anlaşılmaktadır. Zira, dosya arasında mevcut olan, davacıya ait hizmet döküm cetvelinde davacı adına talep ettiği dönemler içerisinde 06.05.1995 - 20.06.1995 tarihleri arasında davadışı bir iş yerinden bildirimlerin bulunduğu, yargılama sürecinde bu iş yerinden verilen işe giriş bildirgesindeki davacının imzasını doğruladığı anlaşılmakta olup Mahkemece bu çalışma yönünden davacının talebine konu dönemler bakımından kesinti oluşup oluşmadığı belirlenmeli ve davalı ... ile bu iş yeri arasında herhangi bir organik bağ olup olmadığı da belirlendikten sonra, hak düşürücü sürenin de gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir. [adres satırı maskelendi] Mahkemece, davacının, kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve iş yerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan getirtilmeli, kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında olabildiğince talep konusu dönemin tamamında çalışmış kayıtlı kişiler seçilerek, gerektiğinde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler kurumdan veya emniyet araştırması ile saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı,askere gidiş tarihinden önce ve askerden döndükten sonra hayatın olağan akışı içerisinde makul sürelerde çalışmayacağı hususu gözetilmeli, davacının talebine göre bir kısım süre yönünden 18 yaşını doldurmadığı da hatırda tutularak davanın kabulü halinde 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi dikkate alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." B. Mahkemece ilk Bozmaya Uyularak Verilen Karar [adres satırı maskelendi] C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.05.2016 tarihli, 2014/9 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan Kurum ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce 12.09.2017 tarihli ve 2017/3121 Esas, 2017/5666 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, hak düşürücü sürenin belirlenmesinde hataya düşüldüğü gibi, davalılardan ...’ye ait iş yeri bakımından yeterli seviyede komşu tanığın varlığı ve komşu iş yerindeki bordrolu tanıkların araştırılarak dinlenildiği söylenemeyeceğinden bu yönde yapılan araştırma ve adres değişikliği hakkında ve özellikle tanıklardan ...’ın beyanına göre 1998-2001 yılları arasında kalan dönemde hangi davalıya ait iş yerinde çalışmaların geçtiği belirlenememiş ve bu yöndeki araştırma yetersiz kalmıştır. Mahkemece anılan dönem bakımından davacının çalışmalarının gerçekliği ve hangi dönemde kimin yanında geçtiği hususunda yeniden yapılacak araştırma ve irdeleme sonucuna göre bir karar verilmesi ile hak düşürücü sürenin de ilk bozma kararımız çerçevesinde irdelenmesi gereği dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." D. Mahkemece ikinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı dinlenen taraf ve kamu tanıkları ve aldırılan bilirkişi raporu kapsamından davacının 01.04.19991 ile 01.04. 2001 tarihleri arasında davalı ... ... Ltd. şirketinde hizmet akdi ile asgari ücret üzerinden davacı ile çalışması hakkında ücret ile 720 gün çalıştığı kanaati gerekçesiyle tashihen davanın kısmen kabulüne, davacının çalışması yönünden davalı ...'na karşı 1990 ile 22.05.1996 tarihleri arasında çalışması yönünden açılan davanın hak düşürücü süre ile reddine, davacının davalı ... karşı açtığı hizmet tespit davasının kısmen kabulü ile davalıya ait konfeksiyon iş yerinde 01.12.1997 ile 31.03.1999 tarihleri arasında 480 gün asgari ücret ile tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine, davacının davalı ... ... Konfeksiyon Tekstil Ltd.Şti'ye karşı açtığı davanın kabulü ile davacının 01.04.1999 ile 01.04.2001 tarihleri arasında iş akdine bağlı olarak asgari ücretle tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde tezgahtar olarak çalıştığının sabit olduğu, askerlik ile iş akdinin son bulmadığı, davacının dava dışı inşaat iş yerinde çalışmasının tamamen kurgu olduğu, hak düşürücü sürenin bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının gerçek kişi nezdinde hiç çalışmadığı, diğer davalı şirket yönünden aynı değerlendirme yapılması gerektiği, davacının çalışmasını ispat edemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu düzenine ilişkin davada iddianın ispat edilemediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalılar nezdinde hizmet akdine dayalı olarak askerlik dönemi hariç olmak üzere 01.01.1990 - 01.04.2001 tarihleri arasındaki tam ve kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." 2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu süre itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir. 3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar." 4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 ncı maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.." 5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..." 6. 6100 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi şöyledir: "(1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur." 3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Somut olayda; davacı 31.03.1976 doğumlu olup 22.05.1996 - 22.11.1997 tarihleri arasında askerlik görevini yerine getirmiştir. Davalı işverenlere ait iş yerinden herhangi bir bildirimi bulunmayan ancak 06.05.1995 - 20.06.1995 tarihleri arasında 42 gün dava dışı inşaat iş yerinden bildirimleri bulunan davacı, 16.05.2003 tarihinde açtığı eldeki dava ile Ocak 1990 - 01.04.2001 tarihleri arasında davalılar nezdinde hizmet akdine tabi olarak askerlik süresi hariç tam ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 22.05.1996 tarihi öncesine ilişkin isteminin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının davalı ...'na ait iş yerinde 01.12.1997 - 31.03.1999, davalı ... ... Konfeksiyon Tekstil Limited Şirketi'ne ait iş yerinde 01.04.1999 - 01.04.2001 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Ne var ki davacının inşaat iş yerinde hiç bir zaman çalışmadığı yönündeki aşamalardai iddiası hakkında yeterli araştırma yapılmamıştır. 4. Mahkemece, davacının 06.05.1995 - 20.06.1995 tarihleri arasında dava dışı inşaat iş yerinden yapılan bildirimlerin gerçek olmadığını beyan etmesi karşısında işveren davaya dahil edilmeli, göstereceği deliller toplanmalı, bu iş yerinin dönem bordroları ile varsa vergi ve sigorta denetim raporları getirtilmeli, bordro tanıkları ile komşu iş yeri tanıkları belirlenerek dinlenmeli, davacının söz konusu bildirime konu çalışmalarının gerçek olmadığına ilişkin davacı iddiası hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. 5. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.