1. Hukuk Dairesi 2011/971 E. , 2011/1995 K. "" MAHKEMESİ : SİLİFKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden 341 parsel sayılı taşınmazlarına komşu 1739 parsel maliki davalı tarafından sınıra bitişik olarak inşa edilen seranın çatısından akan yağmur sularının zarar verdiğini, ayrıca muhtesatın taşınmazlarına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddin…
**1. Hukuk Dairesi 2011/971 E. , 2011/1995 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SİLİFKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, kayden 341 parsel sayılı taşınmazlarına komşu 1739 parsel maliki davalı tarafından sınıra bitişik olarak inşa edilen seranın çatısından akan yağmur sularının zarar verdiğini, ayrıca muhtesatın taşınmazlarına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının taşınmazından davacı taşınmazına akan suların zarar vermemesi için beton tahliye kanalı yapılmasına, marangoz atölyesinin bitişiğinde yer alan ek yapının çekme mesafesine uyulmadan yapıldığı anlaşıldığı gerekçesiyle yıkımına karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu 341 parselin davacılara miras bırakanlarından miras yoluyla intikal ettiği, davalının ise komşu 1739 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu görülmektedir. Mahkemece yapılan uygulama sonucu alınan bilirkişi raporu kapsamından davalıya ait taşınmazda bulunan seranın davacılara ait taşınmaza herhangi bir tecavüzünün bulunmadığı ancak seranın çatısından akacak yağmur sularının davacılara ait taşınmaza zarar verdiği, bu zararın giderilmesi için beton su tahliye kanalı yapılmasının gerekli olduğu, öte yandan davalıya ait marangoz atölyesinin doğu tarafına yapılan ek binanın davacıların tam sınırının üzerinde olduğu, imar yasasındaki çekme mesafelerine uyulmadığı, ek binanın çatısında yağmur tahliye olukları bulunduğundan yağan yağmur sularının davacılara ait taşınmaza akmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, Çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet: geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. Medeni Kanunun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir." hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıklardan kaçınmakla yükümlü kılan aynı kanunun 737. maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir.