Başvuru, milletvekili olan başvurucuya yaptığı bir açıklama dolayısıyla disiplin cezası verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün, disiplin cezasına karşı etkili bir başvuru yolu bulunmaması nedeniyle de etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; milletvekili olan başvurucuya yaptığı bir açıklama dolayısıyla disiplin cezası verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün, disiplin cezasına karşı etkili bir başvuru yolu bulunmaması nedeniyle de etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/4/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuruya konu olayların yaşandığı dönemde Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul milletvekilidir. Başvurucu hâlen aynı siyasi partinin Diyarbakır milletvekilliğini yapmaktadır. Başvurucu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 13/1/2017 tarihli Birleşim'inde 447 sıra sayılı Kanun teklifi görüşüldüğü sırada HDP grubu adına söz almış ve konuşması sırasında 1915 yılında yaşanan hadiselere ilişkin olarak "soykırım" ifadesini kullanmıştır. Bunun üzerine TBMM Başkanı'nın teklifi üzerine TBMM Genel Kurulu başvurucu hakkında "Meclisten geçici olarak 3 birleşim çıkarma cezası" verilmesine ve ayrıca başvurucunun "söz konusu soykırım ifadelerini Meclis dışında tekrarlamaması[na] ve bu sözlerin tutanaktan çıkarılması"na karar vermiştir. Başvurucu, üç birleşim için Meclisten geçici çıkarma cezası ile disiplin cezasına konu sözlerinin tutanaktan çıkarılmasına ilişkin TBMM kararının eylemli İçtüzük değişikliği niteliğinde olduğunu ve Anayasa’nın maddesi çerçevesinde yargısal denetime konu edilmesi gerektiğini ileri sürerek iptali istemiyle 18/1/2017 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi 9/2/2017 tarihinde başvurucunun iptal talebinin reddine karar vermiştir. Bahse konu kararın ilgili kısmı şöyledir: " Anayasa’nın maddesi uyarınca inceleme yapılabilmesi için iptali talep edilen parlamento kararının yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine ilişkin olması gerekmesine karşılık, iptali talep edilen parlamento kararları, bir milletvekili hakkında disiplin cezası verilmesini ve cezaya konu sözlerinin tutanaktan çıkarılmasını konu edinmekte olup bu kapsamda değildirler. Bu nedenle başvuru konusu TBMM kararlarının, Anayasa’nın maddesi çerçevesinde denetlenebilmesi mümkün değildir. Öte yandan, bir parlamento kararı niteliğinde olan TBMM İçtüzüğü’nün Anayasa Mahkemesince denetimi, ancak Anayasa’nın maddesi uyarınca açılan bir iptal davası ile mümkündür. Anayasa’nın maddesine göre ise TBMM İçtüzüğü’nün şekil ve esas bakımından denetimi Cumhurbaşkanı, iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları ile TBMM üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyeler tarafından istenebilir. Somut iptal talebinde bu şartın gerçekleşmediği de açıktır. Açıklanan nedenlerle başvuru konusu TBMM kararlarının, Anayasa’nın maddesi uyarınca iptalleri talebinin reddi gerekir." Başvurucu, Anayasa Mahkemesi kararından 6/3/2017 tarihinde haberdar olduğunu belirtmiş ve 5/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 13/4/1973 tarihli ve 14506 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan TBMM İçtüzüğü'nün (İçtüzük) "Meclisten geçici çıkarma " kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Meclisten geçici olarak çıkarma cezası aşağıdaki hallerde verilir: Aynı birleşim sırasında üç kere kınama cezasına uğramak; Bir ay içinde beş kere kınama cezası almak; Görüşmeler sırasında Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisine, Başkanına, Başkanlık Divanına, Başkanlık görevini yerine getiren Başkanvekiline, milletvekiline, Türk Milletinin tarihine ve ortak geçmişine, Anayasanın ilk dört maddesinde çerçevesi çizilen Anayasal düzene hakaret etmek ve sövmek, Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasında Anayasada düzenlenen idari yapısına aykırı tanımlamalar yapmak; Görüşmeler sırasında halkı veya Devlet kuvvetlerini yahut kamu organ, kuruluş ve görevlilerini kanun dışı hareketlere, ayaklanmaya veya Anayasa hükümlerini bozmaya teşvik veya tahrik etmek; Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna ve komisyonlara silahlı olarak girmek; Meclis yapıları yahut eklentileri içinde yasak bir eylemde bulunmak; Fiili saldırıda bulunmak." İçtüzük'ün "Meclisten geçici çıkarma cezasının sonuçları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Meclisten geçici olarak çıkarma cezası, en çok üç birleşim için verilir.Bu ceza, verilir verilmez derhal yerine getirilir. Bu cezaya uğrayan milletvekili cezasının yerine getirilmesine karşı gelirse, Başkan, oturumu derhal kapatarak o milletvekilinin salondan çıkartılmasını idare amirlerinden ister.Bu cezaya çarptırılan milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurul, komisyon, Başkanlık Divanı ve Danışma Kurulu çalışmalarına cezası süresince katılamaz." İçtüzük'ün "Disiplin cezalarında savunma, özür dileme ve kesinti" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Kınama ve geçici olarak Meclisten çıkarma cezaları Başkanın teklifi üzerine Genel Kurulca görüşmesiz, işaret oyu ile kararlaştırılır.Böyle bir cezaya uğratılması teklif edilen milletvekilinin savunmasını yapmak yahut bunu bir arkadaşına yaptırmak hakkıdır.Kınama ve geçici olarak Meclisten çıkarma cezaları, tutanak özetine geçirilir.Geçici olarak Meclisten çıkarma cezasına uğrayan bir milletvekili izin alıp kürsüden açıkça af dilerse izleyen birleşimden itibaren Meclise girmek hakkını kazanır. Kınama cezasına çarptırılan milletvekilinin bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte biri, Meclisten geçici olarak çıkarma cezasına çarptırılan milletvekilinin bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte ikisi kesilir.Disiplin cezaları Cumhurbaşkanı yardımcıları veya bakanlar hakkında da uygulanır."