2. Ceza Dairesi 2025/13729 E. , 2026/112 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 04.11.2024 SAYISI : 2024/201 E., 2024/589 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği…
2. Ceza Dairesi 2025/13729 E. , 2026/112 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 04.11.2024 SAYISI : 2024/201 E., 2024/589 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Temyiz isteminin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/717 Esas, 2022/1095 Karar sayılı ilâmıyla hırsızlık suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin hükmü istinaf etmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.06.2023 tarihli ve 2023/217 Esas, 2023/2891 Karar sayılı ilâmıyla bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli 2023/675 Esas, 2023/1066 Karar sayılı ilâmıyla sanığın hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 14.02.2024 tarihli, 2024/201 Esas, 2024/589 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının kesin olmaması nedeniyle 04.11.2024 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, hagb ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2022/717 Esas, 2022/1095 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.06.2023 tarihli ve 2023/217 Esas, 2023/2891 Karar sayılı kararı ile “...Olay tarihinde 00.30 sıralarında sanıkların 3 tekerlekli araba ile üzerinde 4 adet kalorifer peteği olduğu halde yolda giderken 73-58 Kod No.lu bekçi yaya devriye görevlilerinin ... Mahallesi .... Sokak üzerinde şüpheli 3 şahsın görüldüğünü bildirdikleri yakalama tutanağında sanıkların ... Mahallesi elektrik trafosu yanında atıl vaziyette bulduklarını ve malzemeleri rızayen teslim ettiklerine dair tutanak bulunduğu sanıkların alınan savunmalarında kendilerini gören bekçilere, sahibine iade edilmek üzere petekleri rızayen teslim ettikleri yönündeki savunmaları dikkate alındığında öncelikle sanıklarla ilk temasa geçen bekçilerin tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarının alınıp sanık savunmalarının doğru olup olmadığı sorulduktan sonra sanıkların henüz haklarında herhangi bir ihbar olmadan şüphe üzerine durdurulduklarında petekleri hırsızladıkları yönünde ikrarda bulunarak malzemelerin rızayen iadesini sağladıklarının tespiti halinde sanıklar hakkında TCK'nun 168/1 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak hüküm kurulması gerekirken sanıklar hakkında eksik araştırmayla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.06.2023 tarihli ve 2023/217 Esas, 2023/2891 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli 2023/675 Esas, 2023/1066 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.