18. Ceza Dairesi 2017/2199 E. , 2017/9552 K. "" İftira ve hakaret suçlarından şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, istanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/02/2014 tarihli ve 2013/156731 soruşturma. 2014/9888 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2014 tarihli ve 2014/210 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının ist…
**18. Ceza Dairesi 2017/2199 E. , 2017/9552 K.** **"İçtihat Metni"** İftira ve hakaret suçlarından şüpheli ... hakkında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, istanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/02/2014 tarihli ve 2013/156731 soruşturma. 2014/9888 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/04/2014 tarihli ve 2014/210 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2014 gün ve 394281 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, şüphelinin İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben verdiği 31/10/2013 tarihli dilekçesinde müşteki avukatlara yönelik olarak sarfettiği "yalan ve iftiraları her geçen gün delilleriyle beraber belgelenmektedir", "sayın avukatların yalan ve iftiraları yüzünden", "bu iki kötü niyetli avukatın tek dertleri paradır", "maksatlarının her işten olduğu gibi yalan ve iftiralarla" şeklindeki sözlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde hüküm altına alınan hakaret suçunu oluşturacağı cihetle, mevcut delillerin kamu davası açılması için yeterli olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; CMK'nın 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise; “(3) Mahkeme, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.