TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR MEHMET ÇET İNKAYA VE D.K. BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/27392) Karar Tarihi: 15/4/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 9/6/2021-31506 Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 2GENEL KURUL KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Sel
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR MEHMET ÇET İNKAYA VE D.K. BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/27392) Karar Tarihi: 15/4/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 9/6/2021-31506 Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 2GENEL KURUL KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYELYusuf Şevki HAKYEMEZ Yıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Basri BAĞCI İrfan FİDAN Raportör : Fatih ALKAN Başvurucu : 1. Mehmet ÇET İNKAYA Vekili : Av. Zübeyir ÇET İNKAYA Başvurucu : 2. D.K. I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, kamudaki görevlerinden ç ıkar ılan hukukçular ın baro levhas ına yaz ılmalar ına ilişkin verilen kararlar ın adli soru şturma alt ında olduklar ı gerekçesiyle mahkemelerce iptal edilmesi nedeniyle özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ına iliş kindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 33. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 4. Konular ının ayn ı olmas ı nedeniyle 2019/20193 ve 2020/168 numaral ı başvuru dosyalar ının 2018/27392 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birle ştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurular ın kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmiştir. 7.İkinci başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyanda bulunmu ştur. 8.İkinci Bölüm taraf ından 31/12/2020 tarihinde yap ılan toplant ıda, niteli ği itibar ıyla Genel Kurul taraf ından karara ba ğlanmas ı gerekli görüldü ğünden ba şvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 28. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı uyar ınca Genel Kurula sevkine karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ba şvuru tarihi itibar ıyla olaylar özetle şöyledir: A. Genel Bilgiler, Ola ğanüstü Hâl İlan ı ve Bu Süreçte Uygulanan Tedbirler 10. Başvuruya konu olaylara ili şkin genel bilgiler ile ola ğanüstü hâl ilan ı ve bu süreçte uygulanan tedbirler için bkz. Tamer Mahmuto ğlu [GK], B. No: 2017/38953, 23/7/2020, 11-19. B. Somut Ba şvurulara İlişkin Olay ve Olgular 11. Başvurucular, kamu görevlisi (hâkim-savc ı) olarak görev yapt ıklar ı s ırada Fetullahç ı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yap ılanmas ı (PDY) ile irtibat ya da iltisak içinde olduklar ı gerekçesiyle ilgili ola ğanüstü hâl kanun hükmünde kararnamelerine (OHAL KHK'lar ı) dayan ılarak Hâkimler ve Savc ılar Kurulu taraf ından kamu görevinden çıkar ılm ıştır. Söz konusu kararlar ın akabinde ba şvurucular hakk ında silahl ı terör örgütüne üye olma suçu kapsam ında Cumhuriyet ba şsavc ılıklar ınca soruşturma başlatılm ıştır. 12. Kamu görevinden ç ıkar ılmalar ının akabinde ba şvurucular, baro levhas ına avukat olarak yaz ılmalar ı talebiyle ilgili barolara ba şvurmuştur. Başvurucular ın talebi, avukatl ığın istihdam olarak nitelendirilemeyece ği ve baro levhas ına kaydedilebilmek için aranan kanuni şartlar ın bulundu ğu gerekçesiyle Türkiye Barolar Birli ği (TBB) taraf ından kabul edilmi ştir. 13. Söz konusu kararlar, Bakanl ık taraf ından uygun bulunmayarak bir daha görüşülmek üzere TBB'ye geri gönderilmi ştir (geri gönderme karar ının gerekçesi için bkz. Tamer Mahmuto ğlu, 26). Ayr ıca Bakanl ık, başvurucular ın 19/3/1969 tarihli ve 1136 say ılı Avukatl ık Kanunu'nun 5. maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendinde say ılan suçlardan ceza Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 4soruşturmas ı alt ında olduklar ını, baro levhas ına yaz ılma taleplerinin soru şturma sonuna kadar reddedilmesi gerekti ğini ileri sürmü ştür. 14. TBB Yönetim Kurulu, önceki kararlar ında ısrar ederek ba şvurucular ın baro levhas ına yaz ılmalar ına karar vermi ştir ( ısrar karar ının gerekçesi için bkz. Tamer Mahmuto ğlu, 27). Ayr ıca kararlarda 4/12/2004 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alan soru şturma ve kovu şturma kavramlar ına ilişkin tan ımlara yer verilmi ş; başvurucular ın soruşturma alt ında olduklar ı, haklar ında henüz iddianame düzenlenmedi ği, dolay ısıyla kovu şturma evresine geçilmedi ği, soruşturma alt ında olman ın 1136 say ılı Kanun'un 5. maddesi kapsam ında avukatl ığa engel bir hâl te şkil etmedi ği ifade edilmi ştir. 15. Bakanl ık, başvurucular ın baro levhas ına yeniden yaz ılmalar ına ilişkin TBB karar ının kesinleşmesi üzerine Ankara İdare Mahkemelerinde ( İdare Mahkemeleri) TBB'ye karşı iptal davalar ı açm ıştır. Dava dilekçelerinde, adli soru şturma alt ında olan başvurucular ın baro levhas ına yaz ılmas ı yönünde tesis edilen i şlemin 1136 say ılı Kanun'un 5. maddesi kapsam ında hukuka ayk ırı olduğu ileri sürülmü ştür. Başvurucular, iptal davas ında daval ı TBB yan ında müdahil olarak yer alm ıştır. 16.İdare mahkemelerince 11/10/2018 ve 29/4/2019 tarihlerinde dava konus u işlemlerin iptaline karar verilmi ştir. Derece mahkemelerinin birbirine yak ın ola n gerekçelerinde özetle; i. 1136 say ılı Kanun ile 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu ve sair düzenlemeler dikkate al ındığında avukatl ık mesleğinin kamu hizmeti yönünün güçlendirildi ği ve idare hukuku anlam ında kamu hizmeti veren di ğer serbest mesleklerden önemli ve farkl ı bir konuma ta şındığının görüldü ğü ifade edilmi ştir. ii. Başvurucular hakk ında ilgili Cumhuriyet ba şsavc ılıklar ınca yürütülen soruşturmalar ın bulundu ğu, her ne kadar 1136 say ılı Kanun'un 5. maddesinde kovuşturma alt ında bulunanlar ın kovuşturma sona erene kadar baro levhalar ına yaz ılmalar ının ertelenebilece ğine ilişkin hüküm bulunsa da bu husustaki düzenlemenin ba şvurucular aç ısından da uygulanabilir oldu ğu, soruşturma süreci sona erene kadar beklenmesinin kamu yarar ı ve hizmet gerekleri aç ısından uygun olacağı, kamu görevinden ç ıkar ılan ve haklar ında devam eden adli bir soru şturma bulunan ki şilerin avukat olarak baro levhas ına yaz ılmalar ına ve avukat unvan ını kullanmalar ına imkân bulunmad ığı belirtilmi ştir. 17.İstinaf başvurular ı, kararlar ın usule ve hukuka uygun olduklar ı gerekçesiyle Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi taraf ından kesin olarak 12/3/2019 ve 22/11/2019 tarihlerinde reddedilmi ştir. 18. Başvurucular muhtelif tarihlerde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. C. Başvurucular Hakk ında Yürütülen Ceza Soru şturmalar ına İlişkin Süreç 19. Birinci ba şvurucu hakk ında Gaziantep Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından FETÖ/PDY'ye üye olma suçu kapsam ında yürütülen soru şturmada; kamu davas ı aç ılmas ını gerektirir nitelikte yeterli, somut delile ve şüpheye ula şılamad ığı gerekçesiyle 10/5/2019 tarihinde kovu şturma yap ılmas ına yer olmad ığına karar verilmi ştir. Söz konusu karar itira z edilmediğinden kesinle şmiştir. Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 520. İkinci başvurucu hakk ında Erzurum Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından FETÖ/PDY'ye üye olma suçu kapsam ında düzenlenen 14/2/2018 tarihli iddianame Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmi ş ve yap ılan yarg ılama neticesinde ayn ı Mahkemenin 9/5/2019 tarihli karar ıyla başvurucunun beraatine karar verilmi ştir. Karar ın gerekçesinde; ba şvurucunun üzerine at ılı suçu işlediğini gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inand ırıcı delilin bulunmad ığı belirtilmi ştir. Söz konusu karar istinaf edilmedi ğinden kesinleşmiştir. IV.İLGİLİ HUKUK 21.İlgili hukuk (ulusal mevzuat, Anayasa Mahkemesince ve idari yarg ı mercilerince verilen yarg ı kararlar ı, uluslararas ı düzenlemeler ve Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi kararlar ı) için bkz. Tamer Mahmuto ğlu, 37-67. 22. 5271 say ılı Kanun'un "Tan ımlar" kenar ba şlıklı 2. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... e) Soru şturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin ö ğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle ba şlay ıp, hükmün kesinle şmesine kadar geçen evreyi, ... ifade eder." V.İNCELEME VE GEREKÇE 23. Mahkemenin 15/4/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Adli Yard ım Talebi Yönünden 24. Başvurucular bireysel ba şvuru harç ve masraflar ını karşılama imkânlar ının olmad ığını belirterek adli yard ım talebinde bulunmu ştur. 25. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) karar ında belirtilen ilkeler dikkate al ınarak geçimini önemli ölçüde güçle ştirmeksizi n yarg ılama giderlerini ödeme gücünden yoksun oldu ğu anlaşılan başvurucular ın aç ıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yard ım taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekir. B. Başvuruyu İnceleme Usulü 26.İlkeleri ve gerekçesi Anayasa Mahkemesinin Tamer Mahmuto ğlu (ayn ı kararda bkz. 71-76) karar ında aç ıkland ığı üzere, ba şvurucular hakk ındaki tedbirler OHAL döneminin sona ermesinden sonra uyguland ığı için somut ba şvuru olağan dönemde temel hak ve özgürlükleri s ınırlama ve güvence rejimini düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinde ele alınacak, dolay ısıyla Anayasa'n ın 15. maddesinde düzenlenen temel hak ve özgürlüklere ilişkin güvence rejimi mevcut ba şvuru koşullar ında dikkate al ınmayacakt ır. Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 6C. Özel Hayata Sayg ı Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 27. Başvurucular; 1136 Kanun'un 5. maddesinde yer alan düzenleme gözetildi ğinde OHAL KHK'lar ına dayan ılarak bir daha kamu görevinde istihdam edilmemek üzere kamu görevlerinden ç ıkar ılm ış olmalar ının ve ceza soru şturmas ı alt ında bulunmalar ının serbest avukatl ık mesleğini yapabilmeleri yönünden engel olu şturmad ığını, buna ra ğmen Bakanl ık taraf ından aç ılan iptal davalar ında taleplerinin dikkate al ınmad ığını ve hukuka ayk ırı şekilde aleyhlerine karar verildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucular; söz konusu uygulamalar ve kararlar nedeniyle özel sektörde dahi çal ışmalar ının engellendi ğini, kendilerinin ve ailelerinin geçimlerini sa ğlayabilecek bir i şte çal ışma ve asgari insan onuruna yak ışır şekilde ya şama haklar ının ellerinden al ındığını, mevcut yasal düzenlemelerin amac ının ve kapsam ının ötesine geçilerek kararlar verildi ğini, hukuk fakültesi mezunu olmalar ına rağmen elde ettikleri ve yapmaya hak kazand ıklar ı avukatl ık mesleğini icra edemediklerini belirtmi ş ve özel hayata sayg ı hakk ı ile adil yarg ılanma hakk ının, etkili ba şvuru hakk ının ve eşitlik ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü şlerdir. 28. Bakanl ık görüşlerinde; OHAL KHK'lar ı kapsam ında al ınan somut tedbirin avukatl ık mesleğinin önem ve özelli ği, kamu hizmeti niteli ği ve avukat ın hak ve yetkileri ile işlevsel olarak kamu görevi ifa etti ği hususlar ı gözard ı edilerek bir daha kamu hizmetinde çal ışamamak yerine dar yorumlanmak suretiyle idare hukuku esaslar ına göre kamu görevlisi olarak çal ışamamak şeklinde de ğerlendirilmesinin OHAL KHK'lar ının amac ıyla bağdaşmayacağı belirtilmi ş ve müdahalenin demokratik toplumda gerekli ve ölçülü oldu ğu iddia edilmi ştir. 29. Bakanl ık görüşüne karşı cevap veren ikinci ba şvurucu, ba şvuru formunda yer alan beyanlar ını yinelemiştir. 2. Değerlendirme 30. Anayasa n ın "Özel hayat ın gizliliği" kenar ba şlıklı 20. maddesinin birinci fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: Herkes, özel hayat ına ... sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. Özel hayat ın ... gizliliğine dokunulamaz." 31. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucular taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 32. Başvurucular ın iddialar ının baro levhas ına yaz ılma talepleri hakk ında TBB taraf ından verilen uygun bulma kararlar ının idare mahkemelerince iptal edilmesine, dolay ısıyla serbest avukatl ık yapmalar ının engellenmesine ili şkin olduğu görülmü ştür. Tamer Mahmuto ğlu karar ında, ihlal edildi ği ileri sürülen özel hayata sayg ı hakk ının uygulanabilir olduğu sonucuna ula şılmas ı durumunda ba şvurucular ın iddialar ının an ılan hak ba ğlam ında incelenmesi gerekti ği sonucuna var ılm ıştır (Tamer Mahmuto ğlu, 82, 83). Somut ba şvuru yönünden de bu yakla şımdan ayr ılmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 7a. Uygulanabilirlik Yönünden 33. Mesleki hayata yönelik bu tür tedbirlerin ya da müdahalelerin hangi durumlarda özel hayat bağlam ında uygulanabilir oldu ğu hususunda belirlenen ölçütler Tamer Mahmuto ğlu (ayn ı kararda bkz. 84-96) karar ında aç ıklanm ıştır. Söz konusu kararda kabul edildiği şekilde somut ba şvurunun sonuca dayal ı nedenlerle özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında incelenebilir nitelikte oldu ğu değerlendirilmektedir. b. Kabul Edilebilirlik Yönünden34. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddialar ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. c. Esas Yönündeni. Müdahalenin Varl ığı 35. Başvurucular ın baro levhas ına yaz ılmas ı yönünde TBB taraf ından tesis edilen işlemlerin yarg ı kararlar ıyla iptal edilmesi, söz konusu kararlar ın Bölge İdare Mahkemesince verilen kararlarla kesinle şmesi ve bu suretle serbest avukatl ık faaliyetinden al ıkonulmalar ı nedeniyle özel hayata sayg ı haklar ına müdahalede bulunuldu ğu kanaatine ula şılm ıştır. ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 36. Yukar ıda an ılan müdahale, Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullara uygun olmad ığı müddetçe Anayasa n ın 20. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. Anayasa n ın "Temel hak ve hürriyetlerin s ınırlanmas ı" kenar başlıklı 13. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... demokrati k toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 37. Bu sebeple müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun dü şen kanunlar taraf ından öngörülme, Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ko şullar ını sağlay ıp sağlamad ığının belirlenmesi gerekir. Bu bak ımdan öncelikle müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığı incelenmelidir. (1) Genel İlkeler 38. Anayasa Mahkemesi mevcut ba şvuruda uygulanacak genel ilkeleri, ba şvuruya benzer olgu ve iddialar ı içeren Tamer Mahmuto ğlu (ayn ı kararda bkz. 103-108) karar ında ortaya koymu ştur. Buna göre Anayasa uyar ınca temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamalar ın kanunla öngörülmü ş olmas ı gerektiği hat ırlat ılm ış ve Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihad ına göre Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan kanunilik ölçütünün karşılanmas ı için müdahalenin öncelikle ş eklî anlamda bir kanuna dayanmas ı gerektiği belirtilmiştir (Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 31; Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, 75; Fatih Saraman [GK], B. No: 2014/7256, 27/2/2019, 65; Turgut Duman , B. No: 2014/15365, 29/5/2019, 66; Tamer Mahmuto ğlu, 103). Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 839. Bununla birlikte temel hak ve hürriyetlerin s ınırland ırılmas ına ilişkin kanunlar ın şeklen var olmas ının yeterli olmayaca ğı, kanunilik ölçütünün ayn ı zamanda maddi bir içeri ği de gerektirmekte oldu ğu, bu noktada kanunun niteli ğinin önem kazand ığı vurgulanm ıştır. Kanunla s ınırlama ölçütünün s ınırlaman ın erişilebilirliğini, öngörülebilirli ğini ve kesinli ğini ifade ettiği, böylece uygulay ıcının keyfî davran ışlar ının önüne geçildi ği gibi kişinin hukuku bilmesine de yard ımc ı olduğu, bu yönüyle hukuk güvenli ğini teminat alt ına ald ığı belirtilmiştir (Halime Sare Aysal [GK], B. No: 2013/1789, 11/11/2015, 62; Fatih Saraman, 66; Turgut Duman , 67; Tamer Mahmuto ğlu, 104). 40. Kararda; kanunun bu gerekliliklere uygun oldu ğunun söylenebilmesi için yeterince ula şılabilir olmas ı, vatanda şlar ın belirli bir olaya uygulanabilir nitelikteki hukuk kurallar ının varl ığı hakk ında yeterli bilgiye sahip olabilmesi, ayr ıca ilgili normun keyfîli ğe karşı uygun bir koruma sa ğlamas ı, yetkili makamlara verilen yetkinin geni şliğini ve icra edilme biçimlerini yeterli bir netlikte tan ımlamas ı gerektiği ifade edilmi ştir (Halime Sare Aysal, 63; Fatih Saraman, 67; Turgut Duman , 68; Tamer Mahmuto ğlu, 105). 41. Hukukun kendisinin -beraberinde getirece ği idari prati ğin d ışında- söz konus u işlemin me şru amac ını da gözönünde tutarak keyfî müdahalelere kar şı bireyi korumak için yetkili makamlara b ırak ılan takdir yetkisinin kapsam ını yeterince aç ık bir şekilde göstermesi gerektiği hat ırlat ılm ıştır. Başka bir anlat ımla hukuk sisteminin kamu makamlar ına hangi koşullarda ve hangi s ınırlar içinde müdahalelerde bulunma yetkisinin verildi ğini aç ık ifadelerle ortaya koyacak nitelikte olmas ı ve bu ba ğlamda ilgili müdahalenin muhataplar ına müdahaleye zemin haz ırlayan ko şullar ile müdahalenin sonuçlar ı aç ısından bir öngörüde bulunabilmelerine imkân ı tan ımas ı gerektiği belirtilmi ştir (Halime Sare Aysal , 64; Fatih Saraman, 68; Turgut Duman , 69; Tamer Mahmuto ğlu, 106). 42. Öte yandan her ihtimale çözüm getiremeyecek olan yasal mevzuat ın sağlad ığı koruma seviyesinin büyük ölçüde ilgili metnin düzenledi ği alan ve içeri ğiyle birlikte muhataplar ının niteliği ve say ısıyla yak ından bağlant ılı olduğu ifade edilmi ştir. Bu nedenle kural ın karmaşık olmas ının ya da belirli ölçülerde soyutluk içermesinin ve buna ba ğlı olarak hukuki yard ım ile tam olarak anla şılabilir hâle gelmesinin tek ba şına hukuken öngörülebilirlik ilkesine ayk ırı görülemeyece ği, bu kapsamda hak ya da özgürlü ğe müdahale eden kural ın belirli ölçülerdeki takdir alan ını elbette uygulay ıcıya b ırakabilece ği vurgulanm ıştır ancak bu takdir alan ının s ınırlar ının da yeterli aç ıklıkta belirlenmesinin ve kural ın öngörülebilirli ğini sağlayacak şekilde asgari bir kesinlik içermesinin zaruri oldu ğuna dikkat çekilmi ştir (Halime Sare Aysal , 65; Fatih Saraman, 69; Turgut Duman , 70; Tamer Mahmuto ğlu, 107). 43. Ayr ıca söz konusu ko şullar ın yerine getirilip getirilmedi ğini denetleyecek merci olan yarg ı organlar ının müdahalelere dayanak olarak gösterilen kanuni düzenlemeleri n erişilebilir, öngörülebilir ve kesin nitelikte olup olmad ığını irdelemekle, en ba şta da ilgili kanuni düzenlemeleri önlerine gelen davalarda an ılan çerçevede kalarak uygulamakla yükümlü oldu ğuna vurgu yap ılm ıştır (Tamer Mahmuto ğlu, 108). (2)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 44. Somut olaya konu olan ve derece mahkemelerince verilen iptal kararlar ında, başvurucular ın FETÖ/PDY'ye üye olma suçu kapsam ında adli bir soru şturma alt ında olmalar ı nedeniyle baro levhas ına yaz ılmalar ına hukuken imkân bulunmad ığı belirtilmi ştir. Derece mahkemelerince 1136 say ılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü f ıkras ında yer alan hükümlere Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 9dayan ılm ış ve söz konusu düzenlemenin soru şturma alt ında olanlar yönünden de esas alınabileceği ifade edilmi ştir. 45. Vurguland ığı üzere özel hayata sayg ı hakk ına yönelik bir müdahalenin Anayasa'n ın öngördü ğü güvencelere uygun kabul edilebilmesinin ilk ve temel ko şulu müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmas ıdır. Bu gereklilik, uyu şmazl ıklarda uygulanacak hukuk kurallar ının öngörülebilir olmas ını zorunlu k ılmaktad ır. Türk anayasal sisteminde hak ve özgürlükleri k ısıtlay ıcı düzenleme yapma yetkisi yasama organ ına aittir. Hak ve özgürlü ğü kısıtlay ıcı bir kanunun kapsam ını genişletici yorum ve uygulamalar, kanun koyucunun getirmedi ği bir s ınırland ırman ın idari ve yarg ısal makamlarca ihdas edilmesi sonucunu doğurabilir. Bu aç ıdan hak ve özgürlükleri s ınırland ıran kurallara ili şkin yorum ve uygulamalar ın kural ın kapsam ını genişletici nitelikte olmamas ı ve öngörülebilir s ınırlar içinde kalmas ı önem ta şımaktad ır. Diğer bir ifadeyle derece mahkemelerinin hak ve özgürlükleri s ınırlay ıcı kurallar ın kapsam ının geniş yorumlanmas ı hususunda oldukça ihtiyatl ı davranmas ı gerekir. Aksi durum keyfî uygulamalar ın yayg ınlaşmas ına ve bireylerin kamu otoritelerine kar şı güvencesiz bir konuma dü şmesine yol açar ( M.B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/7/2020, 104). 46. 1136 say ılı Kanun'un avukatl ık mesleğine kabule engel olan hâlleri düzenleye n 5. maddesinin üçüncü f ıkras ında, ayn ı maddenin birinci f ıkras ının (a) bendinde "yaz ılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovu şturma alt ında bulunmas ı halinde" ilgili aday ın avukatl ığa al ınmas ı isteği hakk ında verilecek karar ın bu kovu şturman ın sonuna kada r bekletilmesine karar verilebilece ği düzenlenmi ştir. Staj için aranacak şartlar ın düzenlendi ği ayn ı Kanun'un 16. maddesinde ise 5. maddede say ılan engellerin bulunmamas ı gerektiği belirtilmiştir. 47. Soruşturma ve kovu şturma kavramlar ının ceza muhakemesi hukukuna ili şkin kavramlar oldu ğu aç ıktır. 5271 say ılı Kanun'da düzenlendi ği üzere suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin mahkeme taraf ından kabulüne kadarki dönem soru şturma aşamas ı, iddianamenin kabulünden hükmün kesinle şmesine kadar olan dönem ise kovuşturma aşamas ı olarak tan ımlanmaktad ır. Cumhuriyet savc ısı taraf ından şüpheli hakk ında ceza davas ı aç ılmas ını gerektirecek deliller bulunmamas ı hâlinde kovu şturmaya yer olmad ığı karar ı verilirken yeterli delil bulunmas ı hâlinde şüpheli ya da şüpheliler hakk ında iddianame düzenlenmektedir. Soru şturma aşamas ında suç isnad ı alt ında bulunan ki şi şüpheli say ılmaktayken ayn ı kişi kovuşturma aşamas ında art ık san ık olarak adland ırılmaktad ır. Bu durumda kovu şturma aşamas ının soruşturma aşamas ından daha ileri bir a şama oldu ğu, ilgili kişi hakk ındaki iddialar ın daha ciddi boyuta ula ştığı ve söz konusu süreçlerin hukuki sonuçlar ının birbirinden farkl ı olduğu kabul edilmektedir. 48. 1136 say ılı Kanun'un farkl ı maddelerinde soru şturma ve kovu şturma ayr ımının yap ıldığı ve soru şturma kavram ının mahkeme ve kanun yolu a şamas ındaki yarg ılama sürecini kapsamayacak şekilde düzenlendi ği anlaşılmaktad ır. Somut ba şvuruya konu ola n yarg ılama süreçlerinde de soru şturma ve kovu şturma kavramlar ının belirtilen tan ımlar çerçevesinde ele al ındığı ve aç ıklanan kararlar ın gerekçelerinde bu kavramlara 5271 say ılı Kanun'da yer ald ığından farkl ı şekilde bir anlam yüklenmedi ği görülmektedir. Dolay ısıyla derece mahkemelerince verilen kararlara dayanak al ınan ve 1136 say ılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü f ıkras ında yer alan düzenleme ile baro levhas ına yaz ılma talebiyle yap ılan başvurular ın kovuşturman ın sonuna kadar ertelenmesi konusunda idareye takdir yetkisi tan ınm ışsa da söz konusu düzenlemenin soru şturma a şamas ında da uygulanabilece ğine ilişkin herhangi bir hukuki düzenlemenin bulundu ğu söylenemeyecektir. Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 1049. Somut olayda ise bu durumun aksine ba şvurucular ın baro levhas ına yaz ılma talepleri hakk ında TBB taraf ından verilen kabul kararlar ı, soruşturma alt ında olduklar ı gerekçesiyle derece mahkemelerince iptal edilmi ştir. Dolay ısıyla an ılan düzenlemeleri n makul olmayacak biçimde geni şletici ve öngörülemez bir yoruma tabi tutuldu ğu, müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 50. Başvurulara konu müdahalelerin kanunilik ko şulunu sa ğlamad ığı anlaşıldığından söz konusu müdahaleler aç ısından diğer güvence ölçütlerine riayet edilip edilmediğinin ayr ıca değerlendirilmesine gerek görülmemi ştir. 51. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucular ın Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence altına al ınan özel hayata sayg ı haklar ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. D. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 52. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 53. Başvurucular; ihlalin tespit edilmesini, yarg ılaman ın yenilenmesine ve lehlerine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmi ştir. 54. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında, ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 55. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 56.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 11numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin 1 numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlali n ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) 57-59, 66, 67). 57.İncelenen ba şvurularda, serbest avukatl ık mesleğini icra etmekten al ıkoyan müdahalenin kanuni bir dayana ğının bulunmad ığı gerekçesiyle özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Söz konusu ihlallerin mevcut düzenlemelerin derece mahkemelerince öngörülemez şekilde yorumlanmas ından, dolay ısıyla doğrudan derece mahkemelerinin kararlar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 58. Bu durumda özel hayata sayg ı hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun şekilde yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere ilgili yarg ı mercilerine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 59. Öte yandan somut ba şvurularda bireysel ba şvuru tarihi itibar ıyla mevcut olan koşullar dikkate al ınarak karar verildi ğini hat ırlatmak gerekir. Dolay ısıyla bireysel ba şvuru tarihinden sonra ortaya ç ıkan yeni hukuki durumlar ın değerlendirilmesi konusunda Baro Yönetim Kurullar ının takdir yetkisinin oldu ğu aç ıktır. 60.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 61. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan yarg ılama giderinin birinci ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Başvurucular ın adli yard ım taleplerinin KABULÜNE, B. Kamuya aç ık belgelerde ikinci ba şvurucunun kimli ğinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 12C. Özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, D. Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayata sayg ı hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, E. Karar ın bir örne ğinin özel hayata sayg ı hakk ına yönelik ihlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara 9. İdare Mahkemesine (E.2017/3391) ve Ankara 17. İdare Mahkemesine (E.2018/681) GÖNDER İLMESİNE, F. Başvurucular ın tazminat taleplerinin REDD İNE, G. Avukat ile temsil edilen birinci ba şvurucuya 3.600 TL vekâlet ücretinin ÖDENMES İNE, H. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, İ. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 15/4/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Ba şkanvekili Ba şkanvekili Zühtü ARSLAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Üye Üye Üye Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Üye M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Başvuru Numaras ı: 2018/27392 Karar Tarihi : 15/4/2021 13 Üye Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Üye Üye Basri BA ĞCI İrfan FİDAN