10. Hukuk Dairesi 2024/8512 E. , 2024/12114 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/183 E., 2024/684 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/165 E., 2023/147 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üz…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8512 E. , 2024/12114 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/183 E., 2024/684 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/165 E., 2023/147 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacıya ait işyerinde 01.11.2013 tarihinde taş ocağında kaya kamyonu operatörü olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 02.01.2017 tarihine kadar sürdüğünü, davalının davacı şirketten evvelki çalışmalarında sigortalılık süresinin tamamında taş ocakları ve madencilik firmalarında taş kırma ustası olarak çalıştığını, bu çalışmaları esnasında da sürekli olarak yoğun silis tozuna maruz kaldığını, davalıdaki rahatsızlığın davacı Şirkette çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan tahkikat sonucunda davalıda meslek hastalığı olduğunu, davalının %9,3 oranındaki sürekli iş göremezliğinin müvekkili Şirkette çalışmasından kaynaklandığı iddiasını kabul etmediklerini, bu nedenle davalı ...'ın sürekli iş göremezlik derecesinin tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Merkezince işçiye ait raporların ve belgelerin değerlendirilerek sürekli iş göremezlik oranının tespit edildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna aykırı olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya ait işyerinde 08.05.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 06.01.2017 tarihine kadar sürdüğünü, davalının işe girerken Özel Körfez Marmara Hastanesinden sağlıklı olduğuna dair rapor aldığını, önceki çalışmaları nedeniyle meslek hastalığına yakalanabileceği iddiasının doğru olmadığını, davalının davacı Şirkette çalışmaya başladıktan sonra aşırı tozlu (silis tozu) çalışma ortamı nedeniyle meslek hastalığına yakalandığını, tozlu ortamda çalıştırılamaz raporunun olmasına rağmen çalıştırılmaya devam edildiğini, bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalının davacıya ait işyerinde 08.05.2007-06.01.2017 tarihleri arasında çalıştığı, davalı işçinin davacı Şirket aleyhine Kocaeli 3. İş Mahkemesi'nde (2017/9 E.) sayılı dosyası ile açtığı maddi tazminat talepli davada davalı işçinin maluliyet oranına davacı tarafça yapılan itiraza binaen iş bu davanın açıldığı, davalı hakkında düzenlenen 12.07.2011 tarihli Kurum Sağlık Kurulu kararında; sigortalıda meslek hastalığının mevcut olduğu ve MKGKO'nın %9,3 olduğunun belirtildiği, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 13.04.2012 tarihli ve 28/2646 sayılı kararında ise sigortalıda meslek hastalığının olduğu ve MKGKO'nın değişmeksizin %9,3 olduğuna karar verildiği, dosya kapsamında alınan Adlı Tıp 3. İhtisas Kurulunun 26.12.2022 tarih 26654 sayılı raporunda sigortalıda pnömokonyoz hastalığının tespit edildiği, kişinin yaptığı iş, çalışma şekli, çalışma süresi ve işyerindeki maruziyetler göz önünde bulundurulduğunda pnömokonyoz hastalığının mesleki olduğu, hastalığın başlangıç tarihinin 01.10.2010 olduğu ve MKGKO'nın %9,3 olduğunun (hastalığın 08.05.2007 tarihinden önceki çalışmalardan kaynaklanmadığının) belirtildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınan Raporun, Yüksek Sağlık Kurulu Raporunu doğruladığı anlaşıldığından, sigortalının meslek hastalığı nedeniyle tespit edilen %9,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiğine itiraz üzerine açılan davanın reddine” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı işçinin davacı Şirkette 2 yıl boyunca kaya kamyonu operatörü olarak, daha sonra da bakım ve onarım işçisi olarak çalıştığını, Şirketteki çalışması sırasında da belirtilen hastalığa sebebiyet verecek herhangi bir çalışma ortamına veya toza maruz bırakılmadığını, davacı Şirketten önce çok uzun yıllar kum-taş-çakıl gibi toz üreten ham maddelerin çıkarılmasında çalışan davalı işçinin meslek hastalığının (var ise) yalnızca son çalışma yaptığı davacı Şirkete yüklenmesinin yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. 2.Davalı işçi vekili katılma yoluyla yapmış olduğu istinaf başvurusunda, müvekkilinin maluliyetinin ATK raporuyla, 01.10.2010 tarihinden itibaren % 9,3; hastalığın ilerlediği 21.09.2021 tarihinden itibaren de % 22,2 olarak tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin maluliyetin bu şekilde tespitine yönelik bir karar vermesi gerekmekte iken davanın reddine dair hüküm kurulmasının yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin maluliyetinin, 01.10.2010 tarihinden itibaren % 9,3; hastalığın ilerlediği 21.09.2021 tarihinden itibaren de % 22,2 olarak tespitine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve varılan sonucun isabetli olduğu değerlendirilerek davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin katılma yoluyla yapmış olduğu istinaf başvurusuna ilişkin olarak da, somut uyuşmazlığa ilişkin davalı tarafın davaya cevap dilekçesinde, davalı işçinin maluliyetinin YSK tarafından düşük belirlendiği yönünde bir açıklamaya yer verilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğine dikkat çekilmiş; davalı tarafın, karşı dava yoluyla bir talep ileri sürmediği ve davalı konumunda bulunduğu maluliyetin tespiti davasında, maluliyet oranının yükseldiği gerekçesiyle bu doğrultuda karar verilmesini talep edemeyeceği belirtilerek davalı tarafın talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Yargıtay kararlarında "...Meslek hastalığına dayalı tazminat davalarında; ....sigortalının çalıştığı yıllar itibariyle hangi işverenler nezdinde, hangi ortamda, hangi sürede ve ne şekilde çalıştığı, işin özellikleri ve iş koşullarının nelerden ibaret olduğu araştırılmalıdır…." denildiğini belirterek, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında bu hususların hiç değerlendirmeksizin tespit yapıldığını, dolayısıyla söz konusu bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması nedeniyle de kararın hatalı olduğunu ileri sürmüş ve kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı işçinin meslek hastalığı sebebiyle sürekli iş göremezlik oranına itiraz ile yeniden tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.