Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/556 E. , 2024/3550 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/556 Karar No : 2024/3550 TEMYİZ EDEN : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİL) ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-... ... 16-... VEKİLİ : Av. ... 17- ... Odası VEKİLİ : Av. ... Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bo…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/556 E. , 2024/3550 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/556 Karar No : 2024/3550 TEMYİZ EDEN : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİL) ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-... ... 16-... VEKİLİ : Av. ... 17- ... Odası VEKİLİ : Av. ... Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... Mahallesi- ... Köyü arasında kurulması planlanan ... ... Organize Sanayi Bölgesi projesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tesis edilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin, Çevre Mühendisi, Orman Mühendisi, Jeoloji Mühendisi, Ziraat Mühendisi ve Meteoroloji Uzmanından (Çevre Mühendisi) oluşan bilirkişi heyetine yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 30/07/2023 tarihli Bilirkişi Raporu ile birlikte incelenmesinden; ... İli, ... İlçesi ... Köyü, ... Mahallesi-... Köyü arası yaklaşık 60 hektar alanda ... Organize Sanayi Bölgesi için ÇED dosyası hazırlandığı, kararda yer verilen mevzuatta belirtilen usule ilişkin aşamalar tamamlandıktan sonra nihai ÇED raporu dikkate alınarak davalı idarece ÇED Olumlu Kararı verildiği görülmüşse de, Mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi ÇED raporunda OSB'de kurulması planan tüm faaliyetlerin detaylı olarak ele alındığı ancak işletmelerden kaynaklı emisyon kısmında bazı tesisler (zeytin işleme, kakako, kuruyemiş vs.) için emisyon kaynakları ve miktarlarından bahsedilmediği, gerekli hesaplamaların yapılmadığı, dolayısıyla öngörülen kirlilik yükünün meteorolojik veriler sonucunda yayılım ve etkilerinin değerlendirilmediği, bu nedenle, Yönetmeliğin sınır değeri altında kalacağı taahhüt edilen kirlilik yükü hesabının, kirlilik yükü hesabı yapılmayan diğer işletmelerin dikkate alınması durumunda değişiklik göstereceği, ayrıca Nihai ÇED raporunda projenin yaklaşık 1 km ötesinde bulunan meşe ve ardıç kaplı ormanlık alana ilişkin olası etkilere de değinilmediği, meteorolojik verilere bakıldığında da, ... OSB'nin su kaynağı olarak (1500 metereküp/gün) yeraltı suyu kullanımı olacağı, ancak bölgeye düşen yağış oranı ve kar kalınlığı ülke ortalamasının altında olduğundan yeraltı suyu rezervi açısından durum değerlendirildiğinde çok risk arz ettiği ve planlanan proje için yetersiz kalacağının anlaşıldığı, ayrıca proje tanıtım dosyasında ve projenin nihai ÇED raporunda OSB için alternatifli yer araştırmasının da yapılmadığı, bununla birlikte, ÇED dosyası kapsamında, tek bir biyologla 500 metre çapındaki alanda flora ve fauna araştırması yapıldığı, fakat bunun bilimsel olarak yeterli olmadığı, saptanan türlere ilişkin de nihai ÇED raporuna fotoğrafların eklenmediği, ayrıca birden fazla işletmenin faaliyet göstereceği ... GİOSB'de birden fazla üretim yerinin oluşturacağı kümülatif çevresel etkinin dikkate alınmadığı ve bu konuda risk değerlendirmesine (belirli kimyasal madde ya da maddelerin potansiyel tehlikelerinin belirlenmesi ve sonuçlarının hesaplanması yönünde kullanılan yöntemler bütününü) ilişkin bir çalışma yapılmadığı anlaşıldığından, yukarıda yer alan hususlara yönelik eksik inceleme ve değerlendirme içeren nihai ÇED raporuna dayanılarak tesis edilen ÇED olumlu kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olmadığı, dava konusu işlemin ÇED Yönetmeliğine uygun olarak tesis edildiği, Halkın Katılım Toplantısının gerçekleştirildiği, toplantının yaptırılmak istenmediği, yöre halkının bilgilenmek istemediği, Tarım Dışı Kullanım İzninin alındığı, projenin yerine komisyon üyesi kuruluşların oybirliği ile karar verildiğinden, alternatif yer belirtilmediği, önerilen alanın gelişmeye son derece açık olduğu, proje ile tarımsal üretim miktarının, kalite ve sürdürülebilirliğin artmasının hedeflendiği, ÇED Raporunda, projenin flora ve fauna üzerindeki etkileri, bölgenin jeolojik yapısı ve depremselliği, alandaki kültür varlıkları, arkeolojik kalıntılar yönünden, orman alanları ve alınacak tedbirler yönünden detaylı bilgiler içerdiği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare yanında Müdahil tarafından; davalı idarenin temyiz dilekçesinde belirtilen hususlara ilave olarak, OSB'nin işletilmesi döneminde doğalgaz kullanılacağı, yer alacak tesisler ve kullanılacak doğalgaz miktarı göz önünde bulundurulmak suretiyle gerekli hesaplamaların yapıldığı, sonucun Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde yer verilen sınır değerin altında olduğu, OSB'de kurulacak her bir tesisin Çevre izin ve Lisans Yönetmeliği ve Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğine tabi olacağı, Hava Kalitesi Dağılım Modellemesinin yapıldığı, alınan sonuçların SKHKK Yönetmeliğinde yer alan sınır değerlerin altında olduğu, dava konusu ... OSB bünyesinde kurulacak tesislerde sera gazı emisyonuna neden olacak tesislerin yer almadığı, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararına dayanak alınan bilirkişi raporunun, dava konusu projenin çevresel etkilerini belirlemek için yetersiz olduğu, Mahkemesince yeniden yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde bir karar vermesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: ... İli, ... İlçesi ... Köyü, ... Mahallesi-... Köyü arası yaklaşık 60 hektar alanda, ... İl Özel İdare tarafından ... ... Organize Sanayi Bölgesine yönelik planlama yapıldığı, ... ... Organize Sanayi Bölgesinin yer seçimi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısı ile oluşturulan 17 kurumdan oluşan Yer Seçimi Komisyonu ile alanın belirlendiği, İl Tarım Orman Müdürlüğünün bila tarihli, ... sayılı yazısıyla Tarım Dışı Kullanım İzninin alındığı,... tarihli, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Ek-1 Listesinde, Madde 31-... Sanayi Bölgeleri (Ek-1 veya Ek-2’deki listelerde yer alan ve aynı türde üretim/faaliyet yapan tesislerin bir arada bulunduğu projeler) yer alan proje için ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının verildiği, söz konusu ÇED olumlu kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde; "Çevre: Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam, Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütünü, Sürdürülebilir çevre: Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi süreci, Sürdürülebilir kalkınma: Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişme, Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" olarak tanımlanmış, "İlkeler" başlıklı 3. maddesinde: "Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır: a) Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler... c) Arazi ve kaynak kullanım kararlarını veren ve proje değerlendirmesi yapan yetkili kuruluşlar, karar alma süreçlerinde sürdürülebilir kalkınma ilkesini gözetirler. d) Yapılacak ekonomik faaliyetlerin faydası ile doğal kaynaklar üzerindeki etkisi sürdürülebilir kalkınma ilkesi çerçevesinde uzun dönemli olarak değerlendirilir..." düzenlemesine, Çevresel etki değerlendirilmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." düzenlemesine yer verilmektedir. 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak, "Etki: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin; hazırlık, inşaat ve işletme sırasında ya da işletme sonrasında, çevre unsurlarında doğrudan ya da dolaylı olarak, kısa veya uzun dönemde, geçici ya da kalıcı, olumlu ya da olumsuz yönde ortaya çıkması olası değişiklikler" olarak, "Etki alanı: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin işletme öncesi, işletme döneminde ve işletme sonrasında etkilediği alanı" olarak, "Kümülatif etki değerlendirme: Yapılması planlanan projenin, planlandığı alan ile projeden doğrudan etkilenecek alanlar veya kaynaklar üzerinde oluşturabileceği çevresel risk ve etkilerinin; mevcut, planlanan veya proje ile doğrudan ilgisi olabilecek diğer faaliyetlerle birlikte belirlenmesi ve analiz edilmesi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1'deki listede yer aldığı projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." düzenlemesine yer verilmiştir. "Olağanüstü durumlar ve özel hükümler" başlıklı 24. maddesinde; (1) Aşağıdaki projeler için uygulanacak ÇED sürecine ilişkin yöntem Bakanlıkça belirlenir: ...c) Organize sanayi bölgeleri, ... organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, serbest bölgeler ile teknoloji geliştirme bölgelerinde kurulması planlanan projeler..." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-3 bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi, tarihi çevreler ve sit bölgelerini etkileyecek su tabanı değişiklikleri (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Projenin iklim üzerindeki etkisi (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü) ve projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği, iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet ve kaza riski, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, Bölüm VI: Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı ile Paydaş Katılım Planı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, c) Paydaş katılım planı, Bölüm VII: Notlar, Kaynaklar ve Ekler; Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, proje için seçilen yerin koordinatları, proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri... şeklinde düzenlemeler yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Çevresel etki değerlendirmesi ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında; yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması hedeflenmekte, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. ... Organize Sanayi Bölgeleri için (Ek-I ve Ek-II listelerinde yer alan faaliyetleri kapsayan) ÇED Yönetmeliği’nin ÇED Uygulanacak Projeler Listesi olan EK-I Listesi, 36. maddesinde yer aldığı, bölge içerisinde bulunan aynı sektör grubunda ve bu sektör grubuna dahil alt sektörlerde faaliyet gösteren tesislerden kaynaklanacak atıkların ve çevresel etkilerin birbirleri ile benzer olması, atıkların arıtma ve bertaraf yöntem ve teknolojilerin ortak olması nedeniyle, birden fazla üretim biriminin çevresel etkilerinin kümülatif olarak tek bir ÇED sürecinde değerlendirilmek için hazırlandığı görülmektedir. Dava konusu işleme dayanak Nihai ÇED Raporunun incelenmesinden; ... Organize Sanayi Bölgesinin toplam 588.037,92 m²‘lik alanda kurulmasının planlandığı, yer seçimi alternatiflerinin değerlendirilmesinde; ulaşım, pazar ve hammadde yakınlığı, yerleşim alanlarına mesafesi, arazi kullanım durumu, koruma alanlarına etkileri, proses ve içme suyu ihtiyacının irdelenmek suretiyle yer seçiminin yapıldığı, proje alanında Kuru Marjinal Tarım Arazileri ve Kuru Özel Ürün Arazilerinin bulunduğu, alanın, Mera Kanunu ile mera sayılan yerler ve 3083 sayılı “Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesi Dair Tarım Reformu Kanunu” kapsamı dışında olduğu, arazinin; Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen herhangi bir Büyük Ova sınırı içerisinde kalmadığı, Nihai ÇED Raporunda, belirlenen alan ve kurulacak tesisler, tesislerin insan ve çevre sağlığına zarar vermeyecek şekilde işletimi amacıyla hava kalitesinin, yüzeysel suların ve yeraltı su kaynaklarının korunmasına yönelik alınacak önlemler ile alınacak çevresel tedbirlerden bahsedildiği, proje kapsamında; tesiste Süt İşleme Tesisleri, Zeytin İşleme Tesisleri, Meyve Kurutma ve Meyve Suyu Üretim Tesisleri, Bakliyat Kuruma ve Paketleme Tesisleri, Sebze Kurutma ve Paketleme Tesisleri, Et İşleme Tesisleri, Kakao, Çikolata Şekerleme ve Unlu Mamul Üretim Tesisleri, Kuruyemiş, Kahve İşleme, Tahin, Helva Üretim ve Paketleme Tesisleri, Baharat İşleme ve Paketleme Tesisleri, Tütün İşleme Tesisleri, Su Ürünleri İşleme, Paketleme ve Depolama Tesisleri, Konserve Gıda Üretimi Tesisleri, Tohum Eleme, İşleme ve Paketleme Tesisleri, Hububat İşleme Tesisleri, Hazır Gıda Üretim Tesisleri kurulmasının (61 adet) planlandığı, ... Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösterecek olan tesislerde makine ve ekipmanlar ile binaların ömrünün ortalama 80 yıl olduğu, Raporda Tablo 61'de ... OSB‘de Yer Alacak Tesislerin Ortalama Kapasitelerine yer verildiği ve OSB içerinde yer alması planlanan tesislerin toplam olarak çevresel etkilerinin belirlenmek suretiyle ÇED Raporunun hazırlandığı görülmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; Mahkeme kararına dayanak alınan ve karar metninde de yer verilen bilirkişi raporunda özetle; "... ÇED raporunda ... OSB'de kurulması planlanan tüm faaliyetler detaylı şekilde yazılmış ve her bir proses detaylı açıklanmıştır. Fakat, işletmelerden kaynaklı emisyon oluşumu kısmında Zeytin İşleme Tesisi, Sebze Kurutma ve Paketleme Tesisi, Et İşleme Tesisleri, Kakao, Çikolata ve Unlu Mamulleri Tesisleri, Kuruyemiş, Kahve İşleme, Tahin, Helva Üretim ve Paketleme Tesisi, Su İşleme, Paketleme ve Depolama Tesisi, Tohum Eleme İşleme Paketleme Tesisi, Hazır Gıda Üretim Tesisleri için oluşması öngörülen emisyon kaynakları ve miktarlarından bahsedilmemiş, gerekli hesaplamaları yapılmamıştır. Ayrıca öngörülen kirlilik yükünün meteorolojik veriler sonucu yayılımları, etkileri ÇED raporunda belirtilmemiştir. Bu kapsamda tam ve etkili önleme faaliyetleri belirtilmemiş. Dolayısıyla bu açıdan yeterli değildir. ÇED raporunda, ... OSB'de kurulması planlanan tesislerde (Süt işleme Tesisi Meyve Kurutma ve Meyve Suyu Üretme Tesisi, Bakliyat Kurutma ve Paketleme Tesisi, Baharat İşleme ve Paketleme Tesisleri, Tütün İşleme Tesisi, Konserve Gıda Üretimi Tesisleri, Hububat İşleme Tesisi) doğalgaz kullanılacağı belirtilerek kirlilik yükü hesabı yapılmış ve ilgili yönetmelik sınır değeri altında kalacağı taahhüt edilmiştir. Kirlilik yükü hesabı yapılmayan diğer tesislerde oluşabilecek kirletici parametreler raporda detaylı şekilde ifade edilmiştir, Sera gazı etkisi yaratan karbondioksit (CO2), uçucu organik bileşikler (UOB), polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) ve sülfirik asit (SO2), azot oksitler (NOx) ve karbonmonoksit (CO); karbonatlamanın gerçekleştiği kazanlarda amonyak (NHa) kapalı çevrim çalışmayan tesislerden havaya yayılım yapacağı öngörülen kirletici emisyonlardır. Ayrıca tesislere gelen nakliye araçlarından kaynaklı toz emisyonları da ilave kirleticidir. Tesislerden çikolata üretiminde ambalaj türüne göre sera gazı emisyonu ortalama 0.19-0.28 kg CO2 eg/kg aralığında olduğu literatürde ifade edilmektedir. ... GİOSB'nin Nihai ÇED Raporunda, Projenin yaklaşık 1 km ötesinde ve genişleme alanına neredeyse bitişik olan meşe ve ardıç kaplı ormanlık alana olası etkilerine hiç değinilmemiştir. Oysa gerek hafriyat gerekse inşaat sırasında ortaya çıkacak toz ve diğer uçucu parçacıklar özellikle kuru havalarda rüzgârın da etkisiyle sebze ve meyve bahçelerindeki bitkiler ile yakın çevredeki ağaç yapraklarının stomalarına girerek yaprağın su dengesini sağlayan sitoplazmanın asitleşmesine neden olacaktır. Kirlilik, yapraklarda nekrozlara ve klorofil miktarında azalmalara neden olarak fotosentetik aktivitenin gerilemesine ve buna bağlı olarak da çap gelişimi, boy ve yaprak alanı gibi çeşitli büyüme parametrelerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilecektir. Bunun sonucunda sıvı kaybeden yaprakların zaman içerisinde ölümüne kadar varan olumsuz etkiler görülebilmektedir. Diğer taraftan ... GİOSB'nin faaliyete geçmesiyle ortaya çıkacak duman, kül ya da parçacık gibi emisyonlar hem hava kirliliğine yol açacak hem de sebze ve meyvelerle orman ağaçlarının kuraklığa, dona, zararlı böceklere ve mantarlara karşı dirençlerini azaltabilecektir. Meteorolojik verilere bakıldığında, ... OSB'nin su kaynağı olarak (1500 metereküp/gün) yeraltı suyu kullanımı olacağı ÇED raporunda belirtildiğinden, öncelikli önem taşıyan veriler bölgeye düşen yağış ve kar kalınlığı ortalamaları ile oluşması muhtemel kirletici emisyonlar için rüzgar yönü ve şiddeti verileridir. Bölgeye düşen yağış oranı ve kar kalınlığı ülke ortalamasının altında olduğundan yeraltı suyu rezervi açısından durum değerlendirildiğinde çok risk arz ettiği ve planlanan proje için yetersiz kalacağı aşikârdır. Raporda sunulan fotoğraflarda proje alanı ve çevresinde tarım yapıldığı ve 1 km uzaklıkta ... Köyü yerleşim yeri olduğu görülmektedir. Tarım yapılabilmesi ve köyde yaşayan insanla ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan yeraltı sularının, ülke ortalamasının çok altında yağış alan ve kar kalınlığına sahip bölgede, günlük 1500 metreküp/gün'lük su ihtiyacına sahip olacak ... OSB için de kullanabileceği ve yeterli olacağı düşüncesi doğru değildir, bu itibarla proje yer seçimi doğru yapılamamıştır. ... GİOSB tam faaliyete geçtiğinde, işletmelerin faaliyetlerinden dolayı oluşan emisyonlar (özellikle SO2 ve NOx gibi bileşikler) yakın yerleşim yerlerinde yaşayan insanların sağlığını az ya da çok etkileyebilecektir. Bunun yanı sıra bölgede esen hakim rüzgar yönüne bakıldığında batı kuzeybatı, batı ve kuzeybatıdır, fakat rüzgar şiddeti olarak hakim yön güney, güneybatı doğrultusundur. Proje alanının güney-güneybatı doğrultusunda yaklaşık 1 km uzaklıkta köy yerleşim alanı (... Köyü) ve ormanlık alan bulunmaktadır. Rüzgar şiddeti tablolarına bakıldığında, Temmuz ve Ağustos aylarında ise batı, kuzey kuzeybatı doğrultusundan estiği görülmektedir. Bu aylar ekili arazilerin ürünlerinin oluştuğu ve hasat zamanı öncesi olan zaman aralığıdır. Proje alanı da dahil olmak üzere doğu-batı doğrultusu ekili dikili alandır. ... Meteoroloji İstasyonuna Ait Maksimum Rüzgâr Hızı ve Yönü 1960-2020 kayıtlarına göre temmuz-ağustos ayları hariç diğer 10 ayda kuvvetli rüzgar ve hafif fırtına etkisi görülmüştür. 31,6 m/s rüzgar hızı L dakikada 1896 m mesafeye yayılımı ifade etmektedir. Bu hızla ve rüzgar hızı esme yönlerine göre proje alanı etrafında yer alan ekili dikili alanlara ve 1 km uzaktaki ... köy yerleşimine sera gazı etkisi yaratan ve diğer kirletici emisyonların oluşacağı görülmektedir. ... OSB için ÇED raporunda faaliyetleri ve proses açıklamaları yapılmış fakat kirlilik yükleri belirtilmemiş diğer sektörlere ait tesislerden kaynaklanabilecek ve sıraladığımız, (UOB)-toksik, kanserojen ve biyobirikim özelliklerine sahip, (CO2)- küresel ısınma emisyonlarından olup, yüksek konsantrasyonda insan ve hayvanlarda nefes darlığı yapan, (PAH)- Oldukça toksik ve kanserojenik yapıda ve mutajen özellikli, (SO2)-şehirlerde asit yağmurlarını oluşturan kirleticilerin başında, (NOx)-solunduğunda, akciğerlerde aside dönüştüğünden, insanlara doğrudan zarar veren asit yağmurları oluşturan ve içme suyunun asit miktarını artıran, (CO)-insanda kısa sürede yüksek konsantrasyonda öldürücü, düşük konsantrasyonda ise solunum rahatsızlığı yapan, çevreyi zehirleyen tehlikeli gazlar arasında sayılması sebepleri ve Meteorolojik verilerin 1832 m mesafeye kadar özellikle güney güneybatı doğrultusunda etkin olmasından ötürü proje alan seçimi uygun görülmemiştir. Bunun dışında, 29.07.2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan son ÇED Yönetmeliğinde, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) “Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar” şeklinde tanımlanmıştır. Gerek PTD'de gerekse Projenin Nihai ÇED Raporunda ... GİOSB için alternatifli yer araştırmalarının yapılmadığı görülmektedir. Tek bir biyolog ile 500 m çapındaki alanda yapılan flora ve fauna araştırması hem bilimsel olarak yeterli değil hem de alanda saptanan türlerin fotoğrafları Nihai ÇED raporunda paylaşılmamış. “ÇED Başvuru Dosyası hazırlanması aşamasında 2021 Yılının Eylül ayında bir gün olmak suretiyle arazi çalışması yapılmış ve örnek toplanmıştır. Flora çalışması Biyolog ... tarafından yapılmıştır. Flora türlerinin tamamı gözlem sonucu tespit edilmiştir. Flora türleri için anket yapılmamış ve literatürde bölge florası hakkında yapılmış çalışmaya rastlanmamıştır. Literatürden türlerin tespiti amacıyla faydalanılmıştır” denilmektedir. Oysa ... ilinin diğer ilçelerinde flora ve fauna çalışmaları yapılmış olup, (Batı-Erdem, 2018; Başkaya, 2017; Kocaman vd., 2017; Öztürk ve Ocak, 2020); ÇED çalışmalarında bu kaynaklardan yararlanılmamıştır. Ayrıca, birden fazla işletmenin faaliyet göstereceği ... GİOSB'de birden fazla üretim yerinin oluşturacağı kümülatif (birikimli) çevresel etki hiç dikkate alınmamış ve bu konuda Çevre Kanunu'nun 2. Maddesinde sözü edilen “Risk Değerlendirmesine” ilişkin bir çalışma yapılmamıştır. Bölgenin iklim nitelikleri (rüzgar, yağış, kar, nem vb.), yağmur sularının etkisiyle emisyonların bileşiminde bulunan bileşikler topraklarda tuzlanma, ağır metal birikimi, besin maddesi dengesizliği, mikroorganizma etkinliğinin bozulması, sularda ötrofikasyon ve nitrat birikimine neden olabilecektir. Ayrıca işletmelerin faaliyetlerinden oluşacak SO2 ve NOx gazları, yağış ile birleşip tarım ve orman bitkileri ile toprak ve su gibi ekosistemleri ve aynı zamanda insan sağlığını olumsuz etkileyecek asit yağmurlarına yol açabilecektir. Yukarıda değinilen zararlara karşı yeterli çevresel önlemlerin PTD ve Nihai ÇED Raporunda yer almadığı gözlenmiştir. ... GİOSB gerek hazırlık ve inşaat gerekse üretim faaliyetleri aşamasında çevresel sorunlara neden olabilecektir. ... GİOSB için hazırlanan PTD ve Nihai ÇED Raporunda işletmelerin faaliyetleri sonucu oluşabilecek sorunlar net olarak ortaya konmadığı için alınacak önlemler de mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir ölçüde değildir. Davaya konu alandaki "... ... Organize Sanayi Bölgesi" tesisi için hazırlanmış olan Proje Tanıtım Dosyasının ve Nihai ÇED Raporu incelenmesi sonucu verilen dava konusu "ÇED Olumlu" kararının, mevzuata ve kamu yararına uygun olmadığı kanaatine oybirliğiyle ile varılmıştır." yönünde kanaat belirtildiği görülmektedir. Dava konusu işlemin dayanağı olan ÇED Raporunun incelenmesinden; OSB'nin işletilmesi aşamasında, doğalgaz kullanılacak tesisler ve kullanılacak doğal gaz miktarına ilişkin hesaplamaların Raporda yapıldığı ve bulunan verinin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde yer verilen sınır değerlerin altında olduğunun belirtildiği, doğal gazın küçük kazanlarda yakılması neticesinde atmosfere salınan kirleticilere ilişkin emisyon faktörlerine Tablo 32’de yer verildiği, tesislerde kullanılacak doğalgaz miktarının kurulacak tesisin kapasitesine bağlı olarak değişeceği, bir tesiste ortalama 250.000 m³/yıl doğalgaz kullanılacağının öngörüldüğü, buna göre bir tesisten oluşacak emisyon kütlesel debi ve Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde verilen sınır değerler ile karşılaştırılmasının Tablo 33‘de verildiği, OSB'nin işletişmeye başlaması durumunda kurulacak her bir tesis için işletme döneminde Çevre İzin Lisans Yönetmeliği ve Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde öngörülen ölçüm ve izinleri ayrıca alması gerektiğinden, bilirkişi raporunda yer verilen ... OSB' de bulunması planlanan bazı işletmelerden kaynaklı emisyonun kirlilik yükü hesabında dikkate alınmadığına ilişkin tespitin, dava konusu işlemin iptalini gerektirecek bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir. Yine Bilirkişi Raporunda yer alan, projenin yaklaşık 1 km ötesinde ve genişleme alanına neredeyse bitişik olan meşe ve ardıç kaplı ormanlık alana sera gazı emisyonu ve toz emisyonunun olası etkilerine hiç değinilmediği yönündeki tespitin de ÇED raporunda yer alan, arazinin hazırlanması, inşaat dönemi ile ilgili emisyon ölçüm kütlesel debilerine ilişkin hesaplamaların varlığı, Modelleme çalışmaları için gerekli olan meteorolojik verilerle çalışılarak AERMOD modeli ile yapılan modelleme çalışmasında projeden kaynaklı toz yayıcı işlemler ve karayolu otoyol ve ısınma ile ilgili kümülatif değerlendirmelerin yapıldığı görüldüğünden bir eksiklik olarak değerlendirilmemektedir. Yine ÇED Raporunda, işletme aşamasında ... Organize Sanayi Bölgesi bünyesinde faaliyet gösterecek tesislerin işletme aşamasında, makinelerden kaynaklanan gürültü oluşumu olacağı ancak proje kapsamında kurulacak tüm tesislerin kapalı olarak inşa edileceğinden oluşacak gürültünün çevresel etkisinin olmasının beklenmediğinin ve projenin işletmeye geçtiği dönemde su ihtiyacının yeraltı suyundan sağlanması halinde DSİ 3. Bölge Müdürlüğünden izin alınacağının belirtildiği, projenin flora ve fauna üzerinedeki etkisine yönelik olarak arazi çalışmasının yapıldığı, projenin inceleme Değerlendirme Komisyonu üyelerinden olan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden projenin yapılmasında sakınca olmadığına dair görüş alındığı görülmektedir. ÇED Raporunda, sera gazı emisyonların belirlenmesi ve iklim değişikliğine etkileri başlığı altında, 17.05.2014 Tarih ve 29003 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmeliğin” 2. maddesinde “Bu Yönetmelik EK-1’deki listede yer alan faaliyetlerden kaynaklanan sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması iş ve işlemleri ile doğrulayıcı kuruluşların ve işletmelerin mükellefiyetlerinin belirlenmesine dair usul ve esasları kapsar.” düzenlemesine yer verilerek ... Organize Sanayi Bölgesi bünyesinde kurulacak tesislerde EK 1 Listesinde belirtilen faaliyetlerin yer almadığı, bu nedenle, projeden kaynaklı sera gazı emisyonlarının belirlenmediğinin belirtildiği görülmektedir. Yine, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği’nde yer alan hava kalitesi sınır değerlerine ÇED Raporunda yer verilerek Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nde yer alan çöken toz emisyonları için 2017-2024 sonrası için geçerli olan kısa vadeli sınır değerinin 390 mg/m2/gün olduğu, uzun vadeli sınır değerinin 210 mg/m2/gün olduğu, Tablo 55’den yer verilen tüm senaryolarda kısa vadeli sınır değerinin ve uzun vadeli sınır değerinin yönetmelik sınır değerleri sağladığı, yine tüm senaryolarda 24 saatlik partiküler madde (PM) yönetmelik sınır değerinin aşılmadığı görülmektedir. Bu itibarla; dava konusu uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin dikkate alınması suretiyle dava konusu "ÇED Olumlu" kararının iptaline karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; bilirkişilerin tespitlerinin aksine, projenin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin ÇED Raporunda yer verilen önlemlerle birlikte kabul edilebilir düzeylerde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idare ile davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE, 3. Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı idare tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine; davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan ....-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idare yanında müdahile verilmesine, 5. Kullanılmayan gider avanslarının, istemleri halinde ilgililerine iadesine, 8. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 9. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 30/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.