Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:A. Olağanüstü Hâl İlanı ve Bu Süreçte Uygulanan Tedbirler Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve darbe teşebbüsünün bastırılmasının akabinde Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir. Üç aylık sürelerle uzatılan OHAL 18/7/2018 tarihinde sona ermiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır. OHAL sürecinde kamu görevinden çıkarma tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiş, bu konuda genel ve soyut normlar ihdas edilerek alınan tedbirlerin yanı sıra kişiler hakkında doğrudan etki doğurucu nitelikte işlemler tesis edilmiştir. Örneğin 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı OHAL KHK'sı) maddesinde yargı mensupları dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca (MGK) devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 56-61). Türkiye Cumhuriyeti 21/7/2016 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS/Sözleşme); Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine ise Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'ye (MSHUS) ilişkin derogasyon (askıya alma/yükümlülük azaltma) beyanında bulunmuştur. OHAL'in uzatılmasına ilişkin kararlar da Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine bildirilmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 50).B. Somut Başvuruya İlişkin Olay ve Olgular 1976 doğumlu başvurucu, 1994 yılından beri Türk Kızılay Derneği (Kızılay) isimli işverene bağlı şekilde hizmet sözleşmesiyle hemşire olarak çalışmaktadır. Kızılay Yönetim Kurulu 16/2/2017 tarihinde aldığı karar ile başvurucunun Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ile irtibat içinde olduğu şüphesiyle 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesinin ikinci fıkrasını gerekçe göstermiş, başvurucunun iş sözleşmesini bildirimsiz ve tazminatsız şekilde feshetmiştir. Bu kapsamda düzenlenen fesih bildirimi, başvurucuya 20/2/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 9/3/2017 tarihinde iş akdinin geçerli bir nedene dayanmadan feshedildiğini belirterek Kızılay aleyhine Uşak İş Mahkemesinde (Mahkeme) 4857 sayılı Kanun’un maddesi uyarınca işe iade davası açmıştır. Başvurucu 4857 sayılı Kanun’da belirtilen geçerli fesih sebeplerinin bulunmadığını ileri sürmüş ve aynı Kanun'un maddesi uyarınca bu durumun tespiti ile işe iadesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece yargılama sırasında Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) ve Uşak Olağanüstü Hâl Bürosuna (OHAL Bürosu) müzekkereler gönderilmiş, Başsavcılık tarafından gönderilen 28/10/2017 tarihli cevapta başvurucu hakkında FETÖ/PDY üyeliği ile ilgili soruşturma bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkeme 31/1/2018 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü (Emniyet) tarafından OHAL Bürosuna gönderilen yazıda başvurucunun FETÖ üyesi olduğunun ve üst düzey kişiler için düzenlenen kırmızı listede yer aldığının bildirildiği, bu sebeple başvurucunun iş akdinin sonlandırılmış olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde; OHAL Bürosu tarafından Mahkemeye gönderilen yazıda hiçbir kayıt sunulmadığını, hizmet sözleşmesinin sonlandırılmasının tek sebebinin boşanmış olduğu eşinin FETÖ irtibatlı derneğe bağış yapması olduğunu beyan etmiştir. Dilekçede ayrıca, isnat edilen örgüt üyeliği ile ilgili hiçbir ceza soruşturması yapılmadığını, bu nedenle KHK kapsamındaki kişiler arasında bulunmadığını belirten başvurucu; mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Daire) 2/7/2018 tarihli kararında, OHAL Bürosu tarafından Mahkemeye gönderilen cevap yazısına atıfla başvurucunun kırmızı listedeki kişilerden olduğunun belirlenmesi nedeniyle işverenden iş akdinin sürdürülmesinin beklenemeyeceğini belirtmiştir. Daire, anılan sebeple ilk derece mahkemesince verilen kararı hukuka uygun bulmuş ve istinaf talebini reddetmiştir. Nihai karar 30/7/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Bireysel başvuru dosyasında ve UYAP kayıtlarında Emniyet tarafından OHAL Bürosuna gönderilen yazının bulunmaması nedeniyle Mahkemeye yazı yazılarak bu evrakın gönderilmesi istenmiştir. Mahkemenin gönderdiği yazının incelenmesinde kırmızı liste olarak belirlenen kategoride yer alan kişiler hakkında on kriter belirlendiği, yazının ekinde başvurucunun da isminin yer aldığı kırmızı listenin bulunduğu, bu listede eski eşiyle ilgili açıklama bulunmakla birlikte başvurucunun kendisi ile ilgili bir değerlendirme ve açıklama bulunmadığı görülmüştür. İlgili hukuk için bkz. Ayla Demir İşat, [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 43-