1. Ceza Dairesi 2023/4600 E. , 2024/617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
**1. Ceza Dairesi 2023/4600 E. , 2024/617 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2019/229 Esas, 2020/247 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye azmettirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 ... maddesi delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. SanıkMehmet ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, d. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan, ayrı ayrı 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, Kararı verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2020/1502 Esas, 2021/1188 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar ve vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b. Sanıklar ..., ... ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin anılan sanıklar yönünden verdiği kararlarının kaldırılması ile; i. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi delaletiyle 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ii. Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, iii. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar ... ile ...’nin ve katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların eylemini canavarca hisle eziyet çektirerek gerçekleştirdiklerine, sanıklar hakkında tayin edilen cezaların eksik olduğuna, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve vekâlet ücretine, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, yardım etme iradesinin bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sanığın mahkûmiyetine yeterli somut delil bulunmadığı halde eksik incelemeyle karar verildiğine, 3. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastının bulunmadığına, olayın kaza sonucu gerçekleştiğine, kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kurulması için yeterli, kesin ve somut delilller bulunmadığına, eksik incelemeyle, tanık ve maktul yakınlarının çelişkili beyanlarına itibar edilerek mahkûmiyet kararı verildiğine, haksız tahrike ve takdîri indirime, 4. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, öldürme kastının bulunmadığına, eylemin taksirle öldürme suçunu oluşturduğuna ve lehe hükümlere, 5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suç işleme kastının ve suça iştirak iradesinin bulunmadığına, tanık ve maktul yakınlarının taraflı ve çelişkili beyanlarıyla mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, haksız tahrike, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü sanıklar ... ve ...’ın tanıklar H.S, K.Ç ve S.Y ile birlikte alkol aldıkları sırada tanıklar M.Ç, G.Ü ve maktulün geldikleri, tanık M.Ç’nin bir dönem sanık ...’ın yanında şoför olarak çalışması nedeniyle aralarında borç ilişkisi olduğu, bu meseleyi konuşurken sanık ... ile tanık M.Ç arasında kavga çıktığı, bunu gören maktulün arkadaşı olan tanık M.Ç’yi korumak amacıyla sanık ...’ın kafasına elindeki şişeyle vurduğu ve olay yerinden yaya olarak kaçtığı, tanık M.Ç’nin geldikleri araba ile olay yerinden uzaklaştığı, sanık ...’ın da sanık ...’un kullandığı motosiklete binerek eve gittiği, sanık ...’ın ablası olan sanık ..., yeğeni olan sanık ... ve akrabaları olan sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte iki gurup halinde maktulü ve tanık M.Ç’yi bulmak için harekete geçtikleri, mahalle meydanında, mahalle kahvehanesinde karşılaştıkları kişilere bunları sordukları, bu sırada tanık beyanlarına göre maktulü öldüreceklerinden bahsedip maktulün gıyabında tehdit ve hakaretlerde bulundukları, sanıklar ..., ... ve ...’un sanık ...’nin sevk ve idaresindeki 59 HB ... plakalı ... marka araçla maktulü aramaya devam ederken yolda maktulü yaya vaziyette gördükleri, sanık ...’ın, maktulü kasten öldürmesi hususunda azmettirmesi üzerine sanık ...’nin aracı maktulün üzerine sürerek maktule çarptığı ve yere düşen maktulün üzerinden birden fazla kez geçmek suretiyle maktulü öldürdüğü, sanık ...’nin ise kardeşi olan sanık ...'ın başından yaralanmasının etkisiyle, gerek köy meydanında sarf ettikleri sözler gerekse baştan itibaren sanıklar ... ve ... ile birlikte hareket edip aynı araç içerisinde bulunmaları birlikte değerlendirildiğinde anılan sanıkları maktulü öldürmeye teşvik etmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yardımda bulunduğu, sanıkların eylemini canavarca hisle veya eziyet çektirmek suretiyle işlediklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, sanıklar ... ve ...’un maktulle aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı, sanık ...’ın araç içerisinde arka koltukta oturuyor olması, sanık ...’un olay sırasında araç içerisinde değil kendi motosikletinde olması, bu iki sanığın olay öncesi diğer sanıklar ile birlikte öldürme kastıyla hareket ettiğine dair bir söylem ve eyleminin tespit edilememesi, sanık ...'un olay sonrası kemerle saldırı eyleminin kendilerine karşı hücum eden maktul yakınlarından kendisini korumaya yönelik olması, sanık ...'ın olay sırasında tarafları yatıştırmaya çalışması, olaydan sonra 112 acil servisini aramış olması birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ... ve ...’un üzerlerine atılı suçu işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil bulunmadığı anlaşılmakla beraatlerine karar verilmiştir. 2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları tespit edilerek dosya kapsamına eklenmiştir. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen 29.08.2018 tarihli bilirkişi raporu, makul hakkında Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 03.12.2018 tarihli otopsi raporu, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları, yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'ın tanık M.Ç ile kavgası sırasında maktul tarafından başına aldığı şişe darbesinden duyduğu öfke hiddetin etkisiyle durumu akrabaları olan diğer sanıklara anlattığı ve hep birlikte maktulü aramaya başladıkları, bu sırada maktulü sordukları kişilere maktul gıyabında ölüm tehditlerinde ve hakaretlerde bulundukları, sanıklar ..., ... ve ...’un sanık ...’nin sevk ve idaresindeki 59 HB ... plakalı ... marka araçla maktulü aramaya devam ederken yolda maktulü yaya vaziyette gördükleri, sanık ...’nin önceki kavganın tarafı olan ve araç içinde hemen yanı başında oturan sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde, araç içindeki diğer sanıklar ... ve ...'nin ise eyleme destek verip bu sanıkları cesaretlendirmeleri üzerine, maktulün üzerine hızla aracı sürerek maktulü ezdikleri, daha sonra aynı araçla hep birlikte olay yerinden kaçtıkları olayda, sanık ...’ın sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmakla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle cezalandırılması yerine aynı Kanun’un 38 ... maddesi uyarınca azmettirici olarak kabul edilmesi, sanık ...’un olay öncesinde ve olay sırasında sanık ...’nin kullandığı araç içinde bulunduğu, öldürme fiilini birlikte gerçekleştiren sanıklar ... ve ... ...'nin eylemine destek verdiği, bu sanıkları cesaretlendirmek suretiyle suça iştirak ettiğinin, sanığın yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, maktulden sanıklar ... ve ... ...’ye yönelen her hangi bir haksız davranışın bulunmadığı, şartları oluşmadığı halde anılan sanıklar lehine haksız tahrik indirimi yapılması, eylemin oluş şekli, sanıkların fiilden önceki ve sonraki davranışları, eylemden pişmanlık göstermeyişleri nazara alındığında sanıklar hakkında cezayı hafifletecek takdîri indirim nedenlerinin uygulanmasını gerektirir haklı bir gerekçenin bulunmadığı gözetilmeksizin sanıklar hakkında yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması nedenleriyle İlk Derece Mahkemesi tarafından sanıklar ..., ... ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler kaldırılarak yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, İlk Derece Mahkemesinin sanık ... hakkındaki kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE Sanık ...'ın tanık M.Ç ile kavgası sırasında başına şişe ile vurarak kendisini yaralayan maktule yönelik husumet beslediği, bu husumetin etkisiyle sanıklar ... ..., ... ve ...'u yönlendirdiği ve birlikte sanık ...'nin sevk ve idaresindeki araçla maktulü aradıkları, maktulün yaya halde karşılarına çıkması üzerine sanık ...'nin araçla maktule çarparak ölümüne sebep olduğu olayda suçun işleniş şekli dikkate alındığında sanık ...'ın fiil üzerine sanık ... ile 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında ortak hakimiyet kurmadığı ancak aracı süren sanık ...'nin yanında oturan ve ilk kavganın asıl tarafı olan sanık ...'ın sanık ...'yi azmettirmesi sonucu olayın gerçekleştiği, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 38 ... maddesi kapsamında cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuşsa da sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanıklar ... ... ve ... tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin, sanıklar ... ve ...’nin ise anılan sanıkları suç işlemeye teşvik etmek ve suç işleme kararını kuvvetlendirmek suretiyle yardım ettiklerinin saptandığı, sanıkların maktulü canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürdüğüne dair delil olmadığı, sanık ...’un kasten öldürme eylemine iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin somut delil bulunmadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik incelemenin bulunmadığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirilmesi neticesinde sanıklar ... ..., ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, maktulün yaralarının yeri ve niteliği, tanık beyanları ve 29.08.2018 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde olayın kaza ile değil sanıkların kasıtlı eylemi neticesinde gerçekleştiği ve suçun tüm unsurlarının bulunduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanıkların eylemleri ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği,maktulden sanık ...’a yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alınarak sanık ... hakkında belirlenen haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu, diğer sanıklara yönelik ise her hangi bir haksız davranışın bulunmadığı bu cihetle haksız tahrik şartlarının gerçekleşmediği,takdîri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdîrinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulanmadığı, kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından, katılan ... vekilinin, katılanlar ... ile ...’ın, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2020/1502 Esas, 2021/1188 Karar sayılı kararında katılan ... vekilinin, katılanlar ... ile ...’ın, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden oy birliğiyle, sanıklar ... ..., ... ve ... yönünden haksız tahrik ve sanıklar ... ..., ..., ... ve ... yönünden takdîri indirim hususunda Üye ...'ın karşı oyuyla oy çokluğuyla, sanık ... yönünden suç vasfı hususunda Üye ...'ün karşı oyuyla oy çokluğuyla, sanıklar ... ile ... yönünden suç vasfı ve haksız tahrik hususlarında Üye ...'ün karşı oyuyla oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... ve müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinde düzenlenen takdîri indirim nedenleri; 1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdîri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. 2) Takdîri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdîri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdîri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ..., ... ve ... haklarında "Sanıkların geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanıklara verilen cezanın takdîren TCK'nin 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilmek suretiyle" uygulanmasına, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince ise sanıklar yararına cezayı hafifletecek takdîri nedenlerin mevcut olmadığı, sanıkların fiilden sonraki davranışları, dosyaya yansıyan halleri gözetildiğinde sanıklar yararına TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesince beraatine karar verilen sanık ...'in mahkumiyetine karar veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince "Sanık yararına cezayı hafifletecek takdîri nedenlerin mevcut olmadığı, sanığın fiilden sonraki davranışları, dosyaya yansıyan hali gözetildiğinde sanık yararına TCK'nin 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" karar verilmiştir. Sanıklardan ...'nin sabıkasız olduğu, sanık ...'ın suç tarihi itibarı ile hakkında iki kez hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık ... hakkındaki geçmişte verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yok hükmünde olduğu, sanık ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin suç tarihinden sonra kesinleştiği, yani sanıklar ... ve ...'un da suç tarihi itibarı ile sabıkasız oldukları, sanıkların olaydan sonra kaçmadıkları, tutuklanmayan sanıkların duruşmaları takip ettikleri, sanıkların diğer insanlarla ve toplumla ilişkileri itibarıyle dosyaya yansıyan herhangi bir olumsuz durum bulunmamaktadır. Sanık ... kollukta ve Cumhuriyet savcısı huzurunda vermiş olduğu ifadelerinde pişman olduğunu ifade etmişir. Bu nedenlerle sanıkların kişiliğinin olumsuz olarak değerlendirilmesi dosya içeriğine uygun görülmemektedir. Cezanın sanıkların üzerindeki etkilerine ilişkin kişilikleri itibarıyle dosyaya yansıyan hiçbir olumsuz durum bulunmamaktadır. TCK'nin 62. maddesinin sanıklar lehine uygulandığı takdîrde bunun sanıklar üzerinde olumsuz olası etkilerine dair aleyhe hiçbir delil ve emare bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle, TCK'nin 62. maddesinin sanıklar hakkında uygulanmasının reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kabul ve uygulaması dosya kapsamına uygun düşmediğinden, TCK'nin 62. maddesinin talepte bulunan sanıklar hakkında uygulanması gerektiği için İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulması düşüncesiyle onama yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. Sanık ... ...'in ... Devlet Hastanesinin, 21.08.2018 tarihli geçici raporunda üst dudakta dış izinin olduğu, sol paryetel kemikte 1x1 cm'lik yüzeysel dermabrazyon olduğu, sağ paryetel kemikte 5 cm'lik yüzeysel kesi olduğu ve yaralanmasının ... ile giderilemez olduğunun belirtilmesi, bu olaya ilişkin sanık ...'in vermiş olduğu ifadelerinde maktul ...'nun kafasına bira şişesi ile vurmuş olduğunu ifade etmesi, yaralanmasının ... ile giderilemeyecek nitelikte olması göz önüne alındığında TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen asgarî oran olarak değil daha fazla indirim yapılması gerektiği, yine Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...'ın ablası olan ... ile dayısı olan ... haklarında tahrik indirimi yapılmamış ise de İlk Derece Mahkemesince belirtildiği üzere maktul tarafından sanık ...'e yönelik ... ile giderilemeyecek şekilde yaralaması nedeniyle Yargıtay 1. Ceza Dairesi veya Yargıtay diğer Ceza Daireleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun müstakar içtihatları gözetilerek diğer sanık ...'in çok yakını olan sanıklar ... ve ... ... haklarında da TCK'nin 29. maddesinin asgarî orandan daha fazla olacak şekilde uygulanması gerektiği görüşündeyim. K A R Ş I O Y Sayın çoğunluğun sanık ...'in beraatine dair onama kararına katılmakla beraber; sanıklardan ...'in maktul tarafından kafasına şişeyle vurulmak suretiyle darp edilmesinden sonra ablası olan ..., ...'nin oğlu olan ... ... ve arkadaşı olan ...'ı yanına almak suretiyle meydana gelen kavganın yarattığı tahrikle maktulü aramaya başladığı, her ne kadar maktulü öldürmek için aradıklarına dair bir kısım beyanlar var ise de bu beyanların objektif nitelikte olmadıkları ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca bu beyanlara itibar edilemeyeceği, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in birlikte ve araçla maktulü aradıkları sırada maktul ile karşılaşmaları üzerine sanık ...'un kullandığı arabayla maktule çarparak kasten ölümüne yol açtığı, her ne kadar sanıklardan ...'in azmettirmesiyle sanıklardan ...'un böyle bir eylem icra ettiği iddia edilmiş ise de sanık ...'in yaralamadan daha ileri boyutta bir eylem icra edilmesine azmettirdiğine ilişkin şüpheden başka delil bulunmadığı, araba içerisinde sanıkların ne konuştuklarının ve sanık ...'un öldürme iradesine ne zaman kavuştuğunun kesin olarak belli olmadığı, sanık ...'un öldürme kararını bir anda ve tek başına almış olabileceği, bu nedenle sanıklardan ...'in eyleminin TCK’nin 87/4. maddesine mümas olduğu, sanıklar ... ve ...’ın eylemlerinin ise sanığı cesaretlendirmek suretiyle aynı suça yardım mahiyetinde olduğu, sanık ...'nin sanık ...'in kardeşi ve sanık ...'nin sanık ...'in yeğeni olduğu, maktule karşı icra edilen eylemlerin maktulden kaynaklanan sanık ...'e yönelen haksız fiilin tahriki ile ortaya çıktığı gözetilerek sanıklar ... ve ... ... hakkında tahrik sebebiyle asgarî oranda cezada indirim yapılması gerektiği kanaatiyle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.