1. Hukuk Dairesi 2010/6004 E. , 2010/9516 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kuru mülkiyetinin müştereken davalılar A.M. ve Neşe adına kayıtlı, davalı S. adına ise intifa hakkı bulunan. ada .parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyıda kaldığını ileri sürüp tapunun ve intifa hakkının iptali ile tapudan terkinini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazın miras bırakanlarının 50 yıl önce denizi doldur…
**1. Hukuk Dairesi 2010/6004 E. , 2010/9516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/04/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kuru mülkiyetinin müştereken davalılar A.M. ve Neşe adına kayıtlı, davalı S. adına ise intifa hakkı bulunan. ada .parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyıda kaldığını ileri sürüp tapunun ve intifa hakkının iptali ile tapudan terkinini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazın miras bırakanlarının 50 yıl önce denizi doldurması sonucunda 2644 Sayılı Yasanın 9.maddesine dayalı olarak yapılan işlemle sicil kaydının oluşturulduğunu, kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, geldisi, denizden doldurulmak suretiyle oluşturulan dava konusu taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.9.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat N.H.ile temyiz edilen Hazine vekili Avukat H.S. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi k tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, tapu iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın geldisi olan ..ada .. parsel sayılı arsa nitelikli taşınmazın 8.9.1961 tarihinde İzmir Defterdarlığının istemi üzerine ihdasen davalıların miras bırakanı İ.P.adına bedeli ödenmek suretiyle tescil edildiği, İsmail’in ölümü üzerine 2.9.1988 tarihinde davalılara intikal ettiği, davalı S. lehine tapuda intifa şerhi bulunduğu, taşınmazın bir kısmının yola terk ve kamulaştırma işlemlerinden sonra .. ada .nolu parsel olarak davalılar adına yazıldığı anlaşılmaktadır. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki (kıyı kenar çizgisi içinde kalan denizden doldurma suretiyle elde edilen) yerlerden ve kamu malı olduğunu, hakkında sicil oluşturulmasına olanak bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Gerçekten de, çekişme konusu taşınmazın 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince keşfen belirlenen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, ayrıca davalıların miras bırakanı tarafından denizden izinsiz doldurularak elde edildiği ve buna göre sicil kaydının oluşturulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Hemen belirtilmek gerekir ki, çeşitli zamanlarda muhtelif yasalarla denizden doldurulan yerle ilgili bazı düzenlemeler getirildiği bilinmektedir.