Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2491 E. , 2024/5652 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2491 Karar No : 2024/5652 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Odaları Birliği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Odası DAVANIN KONUSU :... Yeminli Mali Müşavirler Odası mensubu olan davacının 21.02.1990 tarihli ve aynı gün Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliğinin nispi aida…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2491 E. , 2024/5652 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2491 Karar No : 2024/5652 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Odaları Birliği VEKİLİ : Av. ... 3- ... Odası DAVANIN KONUSU :... Yeminli Mali Müşavirler Odası mensubu olan davacının 21.02.1990 tarihli ve aynı gün Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliğinin nispi aidata ilişkin 16/b-2. maddesinin, 2. 29.11.1991 tarihli ve aynı gün Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları İle Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmeliğin nispi aidata ilişkin 14/c maddesinin, 3. ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın ... tarihi ve ... sayılı işleminin iptali ile, 4. Davacının şimdiye kadar yapmış olduğu nispi aidat ödemeleri toplamı olan 4.000,00-TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 16. maddesinde oda gelirleri arasında nispi aidatın sayılmadığı, dava konusu edilen Yönetmeliğin anılan Yasaya aykırı olduğu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları İle Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmeliğin 10. maddesi hakkında Danıştay Sekizinci Dairesince 14/06/2017 tarih ve E:2015/9561 sayılı dosyada yürütmenin durdurulması kararı verildiği ve bunun üzerine ödeme yapmayacağı, yapmış olduğu ödemelerin iadesi için yapılan başvuruya verilen ret cevabının hukuka aykırı olduğu ve maddi zararının oluştuğu iddia edilmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın Savunması: Dava konusu faaliyet belgesinin verilmesi işlemi yönünden Bakanlık tarafından yapılabilecek bir işlemin bulunmadığı, Serbest Muhasebeci Mali müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 50. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde Yönetmeliğin düzenlendiği, 50. maddenin g bendinde üyelik aidatlarına ilişkin düzenlemenin yönetmelikle yapılacağına dair hükme yer verildiği, iptali istenilen Yönetmelik hükümleri ile kanuni dayanak olmaksızın konulan veya değiştirilen vergi resim harç vb. mali yükümlülük bulunmaması nedeniyle Anayasanın vergi ödevi başlıklı 73. maddesinin ihlalinin söz konusu olmadığı öne sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin Savunması: Kanun koyucu tarafından, meslek örgütlerine gelirlerine ilişkin düzenleme yapma yetkisinin verildiği ve odaya kayıtlı olmakla birlikte çalışmayan meslek mensupları arasında adil bir aidat sistemi oluşturulmaya çalışıldığı, 3568 sayılı Kanun'a göre her odanın ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğu ve bu odaların toplayacağı aidatların da kendi yönetmeliklerinde düzenlendiği, mesleği fiilen ifa eden ve oda imkanlarından faydalananlar ile mesleği yapmayıp sadece seçimlerde oy kullananlar arasında bir farklılık olması gerektiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları İle Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmeliğin 10. maddesi hakkında Danıştay Sekizinci Dairesince 14/06/2017 tarih ve E:2015/9561 sayılı dosyada yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olsa da, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliğinin nispi aidata ilişkin maddesi halen hukuka uygunluk karinesinden yararlandığı, davacının talep ettiği 4.000,00-TL nispi aidat ödemelerinin hangi yıllara ait ödemeler olduğunun belirtilmediği, ayrıca her bir yıl yapılan ödeme tarihinden itibaren dava açma süresi olan 60 gün içinde idareye başvurması ve bu başvuruya karşı tesis edilen işleme dava açması gerekirken süresinde açılmamadan kaynaklı olarak süre aşımı bulunduğu, dava konusu edilen maddelerin halen yürürlükte olması nedeniyle hukuka uygunluk karinesinden faydalandığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı ... Yeminli Mali Müşavirler Odası'nın Savunması: Öncelikle davada süre aşımı bulunduğu, esasa ilişkin olarak ise yasama organının verdiği yetkiye dayalı olarak tesis edilen düzenleyici işleme dayalı bireysel işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine ısrar olanağı tanınmadığından ve Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları'nın kararlarına uyulması mecburi olduğundan Dairemiz kararının bozulan kısmı yönünden Kurul kararında belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 21/02/1990 tarih ve 20440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinin, 29/11/1991 tarih ve 21066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik'in 14. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin ve ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının ...tarih ve... sayılı işleminin iptali ile davacının şimdiye kadar yapmış olduğu nispi aidat ödemeleri toplamı olan 4.000.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır. Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/02/2022 tarih ve E:2018/4865, K:2022/792 sayılı kararıyla; 21/02/1990 tarih ve 20440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinin, 29/11/1991 tarih ve 21066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları İle Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik'in 14. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin ve ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, davacının şimdiye kadar yapmış olduğu nispi aidat ödemeleri toplamı olan 4.000.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin kabulüne karar verildiği; bu kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/11/2022 günlü ve E:2022/2499, K:2022/3264 sayılı kararıyla, Daire kararının, iptale ilişkin kısmının onandığı, kabule ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda sözü edilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, davacının nispi aidat ödemeleri toplamı olan 4.000.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin yürütmeyi durdurma tarihinden (28/01/2016) sonraki kısmının kabulüne, geriye kalan kısmının ise reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince; Dairemizin 11/02/2022 tarih ve E:2018/4865, K:2022/792 sayılı işlemlerin iptaline ve tazmin isteminin kabulüne dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/11/2022 tarih ve E:2022/2499, K:2022/3264 sayılı kararı ile kısmen onanması, kısmen bozulmasına karar verilmesi üzerine, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. ve 49. maddeleri uyarınca bozulan kısım yönünden dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ: Dairemizin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline ve tazmin isteminin kabulüne karar verilmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/11/2022 tarih ve E:2022/2499, K:2022/3264 sayılı kararıyla; Dairemiz kararının, kabule ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır. Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden ...eniden bir karar verilmesi gerekmektedir. MADDİ OLAY: Davacının ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı olduğu, dava açılıncaya dek dava konusu Yönetmelikler uyarınca düzenli olarak aidatlarını ödediği, ancak Serbest Mühasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmeliğin nispi aidatları düzenleyen 10. maddesinin Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve E:2015/9561 sayılı dosyasında, 3568 sayılı Yasanın 16. maddesine aykırı bulunduğu gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasından sonra davacı tarafından, ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına 02/11/2017 tarihli dilekçe ile nispi aidat ödemesi yapmayacağını ve o tarihe kadar ödediği miktarların iadesinin talep etmesi üzerine, 06/11/2017 tarihli cevabi yazıda, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Yönetmeliğinin 16/b-2 maddesi ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmeliğin 14/c maddesinin halen hukuka uygunluk karinesinden faydalanan ve icrai nitelikte olan hükümler olduğu gerekçesiyle nispi aidatların tahsiline devam edileceğinin bildirildiği, bunun üzerine nispi aidatların tahsiline devam edilmesi nedeniyle zarara uğradığını öne süren davacı tarafından huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun "Odaların gelirleri" başlıklı 16. maddesinde, "Odaların gelirleri aşağıda gösterilmiştir. a) Odaya giriş ücreti, b) Yıllık üye aidatları, c) Yardım ve bağışlar, d) Mesleki eğitime yönelik kurs ve staj ücretleri ile diğer çeşitli gelirler. Meslek mensuplarından kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar ile mesleği fiilen icra etmeyenler, odaya giriş ücreti ve yıllık üye aidatlarını yüzde elli indirimli olarak öderler." hükmü yer almaktadır. 21/02/1990 tarih ve 20440 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği'nin 16. maddesinde, "Odanın gelirleri aşağıda gösterilmiştir: ... b) Yıllık üye aidatları: Maktu ve nispi olarak ikişekilde tespit olunur. 1)Maktu yıllık aidat: Memur maaşı taban aylığı katsayısının en az 200, en fazla 400 rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, odaya kayıtlı bütün üyeler tarafından ödenir. 2) Nispi Aidat: Çalışanlar listesine kayıtlı meslek mensupları ile bu listeye kayıtlı olmasalar dahi mesleki şirketlere ortak olan meslek mensuplarından alınan aidattır. Oda üyelerinden; bireysel olarak mesleki faaliyette bulunanlar, bir önceki yıla ilişkin gelir vergisi beyannamesindeki mesleki kazancının, şirket ortağı olanlar ise dağıtılsın veya dağıtılmasın beyan edilen kurum kazancından payına düşen tutarın % 1'ini nispi aidat olarak öderler. Aidatların ödeme zamanları ile konuya ilişkin diğer usul ve esaslar Birlik tarafından belirlenir. ..." hükmü yer almıştır. 29/11/1991 tarih ve 21066 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik'in "Yıllık Aidat" başlıklı 6. maddesinde, "Yıllık aidat her yıl alınan aidat olup, maktu ve nispi olmak üzere iki çeşittir. a) Maktu Aidat: Odaya kayıtlı her meslek mensubunun ödemekle zorunlu olduğu aidattır. b) Nispi Aidat: Çalışanlar listesine kayıtlı meslek mensupları ile bu listeye kayıtlı olmasalar dahi mesleki şirketlere ortak olan meslek mensuplarından alınan aidattır."; "Nispi aidatın tespiti" başlıklı 10. maddesinde, "Oda üyelerinden; a) Bireysel olarak mesleki faaliyette bulunanlar, bir önceki yıla ilişkin gelir vergisi beyannamesindeki mesleki kazancının % 1'ini, b) Şirket ortağı olanlar, dağıtılsın veya dağıtılmasın beyan edilen kurum kazancından payına düşen tutarın % 1'ini, nispi aidat olarak öderler. Şirket ortaklarının her birince ödenecek nispi aidat, gelir vergisi mükellefi olan meslek mensuplarından en az nispi aidat ödeyenden daha düşük olamaz. Bireysel olarak mesleki faaliyette bulunmakla beraber, aynı zamanda sorumluluk üstlenmeksizin bir veya daha fazla mesleki şirkete ortak olan meslek mensupları, hem bireysel mesleki faaliyeti hem de şirket ortaklığı dolayısıyla nispi aidat öderler. Tahakkuk ettirilecek nispi aidat miktarı, maktu aidat miktarlarının 1 katından az ve 20 katından fazla olamaz."; "Oda Aidatlarının Ödeme Zamanları" başlıklı 14. maddesinde, "Üyeler, yükümlü oldukları aidat ve diğer ödentileri, bağlı odalarına aşağıda belirtildiği şekilde öderler. ... b) Maktu Yıllık Aidat: Her yıl Ocak ayı içinde, c) Nispi Aidat: Her yıl Mayıs ve Ekim aylarında, ..." kurallarına yer verilmiştir. Hukuki Değerlendirme: Uyuşmazlık, serbest muhasebeci mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlerin elde ettikleri yıllık gelirlerinin belirli bir oranını nispi aidat olarak Odaya ödemeleri gerektiği hususunu düzenleyen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 10. maddesinin yargı kararı ile yürütmesinin durdurulması üzerine, davacının geçmişe dönük olarak 2006-2016 yılları arasında Odaya ödemiş olduğu nispi aidatların iadesi isteminden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için, bir düzenleyici işlemin yargı kararı ile iptal edilmesinin, bu düzenlemeye dayalı olarak haklarında bireysel işlem tesis olunan, ancak süresi içerisinde bu işlemlere karşı dava açmayan üçüncü kişiler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. İdari işlemler yargı merciince iptal edilmedikçe veya idarece geri alınmadıkça hukuka uygunluk karinesinden yararlanarak hüküm ve sonuçlarını doğurur. Menfaati ihlal edilen kişi bu işlemin iptalini 2577 sayılı Kanun'da belirtilen dava açma süresi içerisinde isteyebilir. Kural olarak, idari işlemler, yargı merciince verilen iptal kararı ile tesis edildiği tarihten itibaren hukuk aleminden kalkar. Ancak, bir düzenleyici işlemin iptal edilmiş olması, bu düzenlemeye dayalı tesis edilen ve süresi içerisinde dava konusu edilmeyen bireysel işlemlerin tamamını kendiliğinden hukuk aleminden kaldırmaz. Nitekim, bu husus doktrinde de "... Düzenleyici bir işlem iptal edilmiş ise iptal edilen düzenleyici işleme dayanılarak, iptalden önce yapılmış olan bireysel işlemler bundan etkilenmezler. Bunların da iptali isteniyorsa süresi içerisinde iptalleri için dava açılması gerekir..." şeklinde ifade edilmiştir. (Gözübüyük, Ş., Yönetsel Yargı, 7. Baskı, S Yayınları, Sevinç Matbaası, Ankara 1990, s.224). Öte yandan, bir genel düzenleyici işlemin iptal edilmesi durumunda, verilen yargı kararının, sadece o davayı açanı değil, bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği kuşkusuzdur. Düzenleyici işlemlere yönelik iptal kararları, üçüncü kişiler bakımından da hüküm ifade etmekle birlikte, söz konusu düzenleyici işlemin iptali için süresinde dava açmayan üçüncü kişilerin, iptal kararlarının hukuki sonuçlarından yararlanmaları ileriye dönük yapılacak uygulamalar ile sınırlıdır. Bu açıklamalar ışığında dava konusu uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Üye Aidatları ile Birlik Paylarının Tespitine Ait Yönetmelik'in bazı maddelerinin iptali istemiyle açılan başka bir davada, Dairemizin 28/01/2016 tarih ve E:2015/9561 sayılı kararıyla, "... 3568 sayılı Yasanın 16. maddesinde oda gelirleri arasında yıllık üye aidatlarının da sayıldığı; davaya konu olan Yönetmelikte ise yıllık aidatların, yasada yer almamasına karşın maktu ve nisbi aidatlar olarak ikiye ayrılarak herbiri için ayrı ayrı hesaplama yöntemi getirildiği ve çalışanlar listesine kayıtlı meslek mensuplarının maktu aidatın yanında elde ettikleri yıllık gelirlerinin belirli bir oranını da nispi aidat olarak ödemek zorunda bırakıldıkları dosyadan anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Yasada açıkça öngörülmemesine karşın dava konusu Yönetmelikle meslek mensuplarının yıllık kazançlarının belirlenen oran üzerinden nispi aidat ödemesi yönünde düzenleme içeren maddelerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle Yönetmelik'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile 10. maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Esas aşamasında ise Dairemizin 14/06/2017 tarih ve E:2015/9561, K:2017/5316 sayılı kararıyla söz konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiş, anılan kararın iptale ilişkin kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/03/2019 tarih ve E:2017/3171, K:2019/1169 sayılı kararıyla onanmıştır. Bu nedenle, söz konusu düzenlemelerin yürütmesinin durdurulduğu tarihten sonra anılan Oda üyelerinden nispi aidat alınmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, davacının yürütmeyi durdurma kararından önce Odaya ödemiş olduğu nispi aidatlara karşı süresinde dava açmadığı ve bunların davacı yönünden kesinleştiği görülmektedir. Dolayısıyla, düzenleyici işlemin yürütmesinin durdurulmasının, bu düzenleyici işleme dayanılarak davacıdan alınan nispi aidatların geçmişe dönük olarak davacıya ödenmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır. Neticede, davacının 2006-2016 yılları arasında Odaya ödemiş olduğu nispi aidatların iadesine karar verilmesi talebinin yürütmeyi durdurma tarihinden (28/01/2016) önceki kısmının yerine getirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından 28/01/2016 tarihinden sonra yapılan nispi aidat ödemelerinin toplam tutarının kaç lira olduğunun tespiti amacıyla davanın taraflarına, 28/01/2016 tarihinden sonra yapılan nispi aidat ödemelerinin toplam tutarının sorulmasına, buna ilişkin bilgi ve belgelerin (makbuz, dekont vb.) istenilmesine ilişkin 13.09.2023 tarihli Ara Kararımıza davacı tarafından verilen cevapta, 28/01/2016 tarihinden sonra yapılan nispi aidat ödemesi bulunmadığı, bu tarihten sonra devam eden dava bulunduğu için nispi aidat ödemesi yapmadığı belirtilmiş, davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, nispi aidat ödemesi işlemi ile ilgili Bakanlığın herhangi bir işlemi olmadığı, bu sebeple kendilerine bu konuda bilgi/belge de bulunmadığı, diğer davalılara sorulması gerektiği belirtilmiş, diğer davalılar Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği ve ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası tarafından ise söz konusu ara kararımıza cevap verilmemiştir. Bu itibarla, davacının da kabul ettiği üzere 28/01/2016 tarihinden sonra yapılan nispi aidat ödemesi bulunmadığından, davacının 28/01/2016 tarihinden önce yapılan nispi aidat ödemeleri toplamı olan 4.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının yapmış olduğu nispi aidat ödemeleri toplamı olan ...-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tazmini istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Dava sonuç olarak kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL tutarın davacı üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'ne verilmesine, yargılama giderinin yarısı olan...-TL tutarın davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ilk aşamada davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden davacı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine, 3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.