14. Hukuk Dairesi 2013/13724 E. , 2014/1117 K. "" MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2013 NUMARASI : 2010/24-2013/175 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; temliken tescil isteminin redddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 28.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafında…
**14. Hukuk Dairesi 2013/13724 E. , 2014/1117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/03/2013 NUMARASI : 2010/24-2013/175 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; temliken tescil isteminin redddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 28.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. ve 729. maddesi gereğince temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Davalı M.. H.. vekili, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olup davacı iyiniyetli olmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının iyiniyetli olmaması nedeniyle temliken tescil isteminin reddine, 487.830,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723 ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiası ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır;