Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/331 E. , 2024/132 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/331 Karar No : 2024/132 DAVACI : … San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA İSTEMİN_ÖZETİ : 22/11/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gemilerle Yapılan Düzenli Seferler Hakkında Yönetmeliğin; a) 5. maddesinin 3., 4., 5. ve 7. fıkralarının, b) 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, c) 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) ben…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/331 E. , 2024/132 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/331 Karar No : 2024/132 DAVACI : … San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA İSTEMİN_ÖZETİ : 22/11/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gemilerle Yapılan Düzenli Seferler Hakkında Yönetmeliğin; a) 5. maddesinin 3., 4., 5. ve 7. fıkralarının, b) 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, c) 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "en az üç gün öncesinden" ibaresinin d) 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin kısmen, e) 10. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (ğ) ve (j) bentlerinin, f) 10. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "bilet kotası uygulamadan bilet satış hizmeti vermek" ibaresinin, g) 10. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin, h) 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: Anayasa'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmü; 4. fıkrasında, yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 2. fıkrasında, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu; idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükümlerine yer verilmiş; Kanun'un 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir. Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "konu" kısmında, 22/11/2023 tarih ve 32377 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gemilerle Yapılan Düzenli Seferler Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin kısmen iptali ile kalkış noktasından itibaren 20 milden fazla mesafeye sefer yapacak yolcu gemilerini kapsayacak şekilde düzeltilmesi, 5. maddesinin 3., 4., 5. ve 7. fıkralarının, 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "en az üç gün öncesinden" ibaresinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (ğ) ve (j) bentlerinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "bilet kotası uygulamadan bilet satış hizmeti vermek" ibaresinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinin, 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istemine yer verildiği; "netice ve talep" kısmında, "konu" kısmında yer alan talepten farklı olarak Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin kısmen iptali istemine yer verilmeksizin sadece bu bendin kalkış noktasından itibaren 20 milden fazla mesafeye sefer yapacak yolcu gemilerini kapsayacak şekilde düzeltilmesinin istenildiği ve Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istemine yer verilmediği, bu iki husus haricinde "konu" ile "netice ve talep" kısımlarının uyumlu olduğu; dilekçe içeriğinde, dilekçenin 2. sayfasında, "netice ve talep" kısmı ile aynı istemlere yer verildiği, devamı sayfalarda, iptali istenilen kısımlara yönelik hukuka aykırılık iddialarının belirtildiği görülmekle birlikte, "konu" kısmında yer aldığı gibi Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin kısmen iptali ile kalkış noktasından itibaren 20 milden fazla mesafeye sefer yapacak yolcu gemilerini kapsayacak şekilde düzeltilmesi talebinde bulunulduğu, Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin tamamının iptalinin istenildiği, "konu" ile "netice ve talep" kısımlarında iptali istenilen Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendine yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, dava dilekçesinin "konu", "netice ve talep" kısımları ile içeriğinin uyumsuz olduğu, Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi yönünden idari işlem niteliğinde karar verilmesi talebinde bulunulduğu, 10. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin tamamının mı yoksa "bilet kotası uygulamadan bilet satış hizmeti vermek" ibaresinin mi iptalinin istenildiğinin anlaşılamadığı, yine 10. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi ile 14. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin dava konusu edilmek istenilip istenilmediğinin anlaşılamadığı, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, Gemilerle Yapılan Düzenli Seferler Hakkında Yönetmeliğin iptali istenilen kısım/kısımların açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde belirtilmesi, maddelerin hangi kısımları veya cümleleri yönünden hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu hususunun ayrı ayrı gösterilmesi, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi, ayrıca idari yargı yetkisinin sınırları içerisinde olmayan istemlerde bulunulmadan ve idari işlem veya eylem niteliğinde hüküm kurulması talep edilmememk suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek dilekçe ile noksanı tamamlandıktan sonra dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2- 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, 3-.Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 13/02/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.