3. Hukuk Dairesi 2011/21878 E. , 2012/4697 K. MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, yoksulluk nafakasının geçen zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı yetersiz kaldığı ileri sürülerek aylık 200 TL'den…
**3. Hukuk Dairesi 2011/21878 E. , 2012/4697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, yoksulluk nafakasının geçen zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı yetersiz kaldığı ileri sürülerek aylık 200 TL'den 350 TL'ye yükseltilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, önceki nafakanın takdir edildiği tarihte davalının aylık 750 TL, şimdi ise 900 TL gelirinin bulunduğunu, 2013 yılına kadar kredi ödemesinin bulunduğu ve bu nedenle de gelirinde azalma olduğunu, davacı kadının evlere temizliğe gittiğini, buradan gelir elde ettiğini nafaka artırım şartının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.TMK'nun 176/4.maddesinde; “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir” hükmü getirilmiştir.Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasında; davacı kadının iş bulduğu zaman binalara temizlik işine gittiği, düzenli bir gelirinin bulunmadığı, davalının ise aylık 900 TL emekli maaşının bulunduğu anlaşılmıştır.Somut olayda, önceki nafakanın takdir edildiği 25/02/2008 tarihinden eldeki davanın açıldığı tarihi olan 07/01/2011 tarihine kadar yaklaşık üç yıl süre geçmiş olup, bu süre içerisinde davacı kadının ihtiyaçları artmış, davalının gelirinde artış olmuş, paranında en azından enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu sabittir. Davacı kadının düzenli bir geliri yoktur. Davalının kredi ödemesi nafaka artırımına mani değildir. Açıklanan nedenlerle nafakanın en azından aradan geçen zaman içerisindeki TÜİK'in yayınladığı ÜFE endeksi oranında arttırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.