8. Hukuk Dairesi 2013/2703 E. , 2013/13471 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mirasçılık belgesi istemi ... ile Hasımsız aralarındaki mirasçılık belgesi davasının reddine dair Boyabat Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.02.2013 gün ve 745/110 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, babası ... 'ün mirasçıları ve miras hisselerini gösterir mirasçılık belgesi…
**8. Hukuk Dairesi 2013/2703 E. , 2013/13471 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mirasçılık belgesi istemi ... ile Hasımsız aralarındaki mirasçılık belgesi davasının reddine dair Boyabat Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.02.2013 gün ve 745/110 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, babası ... 'ün mirasçıları ve miras hisselerini gösterir mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir. Mahkemece miras bırakan ile davacı arasında mirasçılık ilişkisi kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle süresinde temyiz etmiştir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; özellikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesi hükmünde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesi'nce mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği açıklanmıştır. Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 575. maddesi hükmüne göre miras ölümle açıldığı gibi aynı Kanun'un 30.maddesi hükmüne göre de doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Hal öyle olunca, toplanan deliller, dinlenen tanık anlatımları ve kolluk tutanaklarına göre miras bırakan 07.01.1911 doğumlu ... Altunsöz'ün davacının babası olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Mahkemece yukarıdaki hukuki olgular gözardı edilerek davanın reddine karar .//.. verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.