Ceza Genel Kurulu 2016/575 E. , 2018/467 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 95-227 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'nın TCK'nın 188/3, 52/2-4, 53 ve 63. maddeleri gereğince 10 yıl hapis ve 2400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.04.2015 tarihli ve 95-227 sayılı hükmün, sanık ve müdafisi tarafından temyiz e…
**Ceza Genel Kurulu 2016/575 E. , 2018/467 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 95-227 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'nın TCK'nın 188/3, 52/2-4, 53 ve 63. maddeleri gereğince 10 yıl hapis ve 2400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.04.2015 tarihli ve 95-227 sayılı hükmün, sanık ve müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 26.11.2015 tarih ve 16181-7258 sayı ile; "24.02.2015 tarihli olay tespit yakalama ve el koyma tutanağına göre, herhangi bir arama kararı ya da usulüne göre verilmiş yazılı arama izni olmadan dosya tanıkları ...'dan net 0.14 gram esrar maddesi, ...' dan net 0.4 gram MDMA içeren uyuşturucu hap ele geçirildiği, yapılan aramanın CMK'nın 119/1. maddesine aykırı olarak yapıldığı, anayasanın 38/6. maddesinin 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez', CMK'nın 217/2. maddesinin 'yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.' 206/2-a maddesinin 'ortaya konulması istenilen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur.' hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirilen hukuka uygun olmayan arama işlemleri sonucunda elde edilen maddi delillerin hükme esas alınamayacağı, tüm dosya kapsamı karşısında, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirme dışı tutulması halinde, sanığın yüklenen suçtan cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 08.01.2016 tarih ve 205283 sayı ile; "...Tartışma konusu sanıklardan elde edilen ve suç delili olarak kabul edilerek mahkumiyete esas alınan uyuşturucu maddenin hukuka uygun bir şekilde elde edilip edilmediğine ilişkindir. Konuya ilişkin mevzuata bakıldığında; Anayasanın 38/6. maddesi 'Kanuna aykırı elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilmez' şeklinde düzenleme yapılmıştır. CMK'nun 116, 117, 118, 119, 120, 121. ve devamı maddelerinde de arama ve el koyma ile ilgili esaslar belirlenmiştir. Buna göre, 'Hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak konutta, iş yerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir.' şeklinde düzenleme yapılmıştır.