Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5488 E. , 2024/19596 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5488 Karar No : 2024/19596 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretim üyesi olar…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/5488 E. , 2024/19596 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5488 Karar No : 2024/19596 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonucu ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, "sanık hakkında hem örgütlü suçlar bilgi havuzundan hem de emniyete müzekkere yazılarak aleyhine tanık beyanlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunması halinde duruşmada sanık ve sanık müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası davanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile derdest olduğu; bu durumda davalı idare tarafından yapılan değerlendirme sonucu davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olduğu kanaatine varılarak dava konusu işlemin tesis edildiği ve davalı idarenin takdir yetkisini keyfi olarak kullandığına dair başkaca bir belge ve bilgiye rastlanmadığı gerekçesiyle davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilen mahkumiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesince bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği; bu durumda, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olmadığının ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde verilen beraat kararı ile sabit olduğu, bunun dışında davacının terör örgütüyle iltisaklı olduğuna ilişkin davalı idarece somut delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, bununla birlikte davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen soruşturma raporu ve ceza yargılamasındaki tespitler dikkate alındığında, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Gümüşhane Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir. Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında; davacı hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olmadığının ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde verilen beraat kararı ile sabit olduğu, bunun dışında davacının terör örgütüyle iltisaklı olduğuna ilişkin davalı idarece somut delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı sonucuna varılmış ise de; Davacı hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Sanığın kullandığı ... numaralı cep telefonuna ait...HTS analiz raporunda; şüpheli hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yürütülen ... numaralı telefon ile 276 kez görüştüğü, görüştüğü kişi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma yürütüldüğü ve bu evrakın halen derdest olduğu...Sanık savunmasında; 2007-2008 yılları arasında Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bölümünden Erasmus Öğrenci Değişim Projesi kapsamında Coventry Universitesine giderek 1 yıl orada eğitim aldığını...2011 yılı Ocak ayında doktora için Glasgow Üniversitesi Biyomedikal mühendisliğine doktora için gittiğini, 4.5 yıl boyunca orada bulunduğunu, buraya tek başına gittiğini, daha sonra Glasgow'dan Almanya'ya gittiğini, uluslararası toplantılarda akademik sunumlar yaptığını, Coventry Üniversitesinde bulunduğu süre içerisinde arkadaşıyla sokakta yürürken Türk olduğunu düşünen birinin yanına geldiğini, kendileriyle tanışmak istediğini, bu şahsın adının ... olduğunu...kendilerini orada bulunan evlerine sohbet amacıyla davet ettiklerini, orada bulunduğu son 5 ay içerisinde haftada bir gün olmak üzere bu şahsın evine giderek Risale, Kuran'ı Kerim ve Hadis sohbetleri yaparak çay içtiklerini, o evde yurt dışında okuyan Türk, Irak ve değişik milletlerden öğrencilerin olduğunu, burada Fethullah Gülen hakkında herhangi bir sohbet yapılmadığını, ancak kendisinin bu şahısların Fethullah Gülen cemaatine bağlı olduğunu ve 17-25 Aralık sonrasında da FETÖ/PDY'ye dahil olduklarını düşündüğünü ... isimli şahsın o evin sorumlusu olduğunu, Glasgow'a gitmeden önce kalacak bir yer bulabilmek amacıyla ... isimli şahsı aradığını, ...'in kendisine M.K isimli bir şahsın telefon numarasını verdiğini, bu olayın 2010 yıllarında olduğunu,...M.K isimli şahsın kalmış oldukları kültür merkezinin sorumlusu olduğunu, ...'in, Fethullah Gülen'in sohbetlerinden ve kitaplarından bahsetmesinden dolayı FETÖ/PDY'ye müzahir olduğunu düşündüğünü...ayrıca M.K'nın, eşinin abisi olduğunu, ... ile ilk olarak yurt dışında tanıştığını...bu süreçte kendisinin bekar olduğunu, ...' in ailesinin babasının evine gittiğini ve bu vesile ile tanışmanın gerçekleştiğini, ...'in kardeşi ile sonrasında evlendiklerini,...M.K'nın, Axis Educational Trast ve Wisdom Shcool isimli yerlerin hesap numaralarını vererek N.B'ye vermesini istediğini, kendisinin de Necdet ile yüzyüze görüşerek bu hesap numaralarını ona verdiğini, N.B'nin Glasgow'da bir kültür merkezi olduğunu, gelen Türklerin orada kalabildiğini,...yurt dışına göndermiş olduğu 300-TL'lik paranın kalmış olduğu yere ilişkin kira parası olabileceğini, Wisdom isimli okulun Fethullah Gülen'i destekleyen bir kuruluş olduğunu sonradan öğrendiğini,...küçüklüğünden itibaren Albay Hulusi Yahyagil Efendi cemaatinin sohbetlerinde bulunduğunu, bu cemaatin ilme yönelik bir grup olduğunu, bu grubun en önemli gayesinin imanı kurtarmak olduğunu, bu cemaatin sohbetlerine halen katıldığını, bu cemaatin FETÖ/PDY örgütüne geçmişten beri karşı olduğunu...savunmuştur. Sanığın bu anlatımlarından örgüt tarafından üniversite yıllarında devşirildiği, her ne kadar sanık tüm yaşadıklarını bir tesadüfmüş gibi anlatsa da bu yapının Glasgow'da bulunan kültür merkezinde kaldığı, örgütün Glasgow sorumlusu olan M.K'nın sürekli yanında olduğu, her ne kadar bu şahsın çevirmenliğini yaptığını savunsa da adı geçenin Glasgow sorumlusu olması nedeniyle bulunduğu ülkenin dilini bilmiyor olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, adı geçenin kız kardeşiyle örgüt evliliği yaptığı, Elazığ ilinde yapının önemli figürlerinden olan N.B ile kayınbiraderi olan Glasgow sorumlusunu yönlendirmesiyle görüştüğü, okulun hesap numarasını N.B'ye verdiği, okula yeni yer alınabilmesi için bu şahsın söylemesi üzerine okula bağışta bulunduğu, yurt dışında bulunduğu süre zarfında örgütün sohbet adı altında düzenlenen toplantılarına katıldığı, örgütün kamuda kadrolaşma çalışmaları kapsamında Gümüşhane Üniversitesi'ne yönlendirildiği ve bu yerde öğretim görevlisi olduğu,..." şeklindeki tespitler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, eksik inceleme sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 27/11/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.