21. Hukuk Dairesi 2012/21537 E. , 2013/24409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/05/2008 tarihinden sonra Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi ile 31/07/2008 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline, 01/08/2008 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa'dan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzer
**21. Hukuk Dairesi 2012/21537 E. , 2013/24409 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/05/2008 tarihinden sonra Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmesi ile 31/07/2008 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline, 01/08/2008 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa'dan yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının şirket ortaklığı nedeniyle 1.5.2008 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamına alan Kurum işleminin iptali ile yaşlılılk aylığına hak kazandığınan tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacının talebinin kabulü ile aksi Kurum işleminin iptaline, davacıya 1.8.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı yasas kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının ... Kont. İnş. Tic. Ltd. Şti. ortaklığı nedeniyle 23.3.1994 tarihinden beri Ticaret ve Sanayi Odası kaydıınn bulunduğu, şirket ortaklığından dolayı vergi kaydının 31.3.2004 tarihinde sona erdirildiği,Kurum tarafından demir doğramam işinden dolayı 20.4.1982 ile 30.6.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı kabul edildiği ve davacının limited şirket ortaklığının devam etmesi nedenyle 1.5.2008 tarihinden itibaren 1479 sayılı yasa kapsamına tekrar alındığı, davacının 31.7.2008 tarihli tahsis talebinin Bağ Kur kaydı devam ettiği için reddedildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davacının limited şirket ortaklığının devam etmesine rağmen şirket ortaklığı nedeniyle oluşan vergi kaydının sona ermesi durumda Bağ-Kur sigortalılığınını ne durumda etkileyeceği noktasında toplanmaktadır. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, Bağ-Kur’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. 1479 sayılı Yasa’nın 24/I-d maddesine göre, limited şirketlerin ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılır. Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihlerini düzenleyen aynı Yasanın 25/c maddesi hükmü gereğince ise, şirketlerle ilgisi kalmayanların çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sigortalılıkları sona ermektedir. Somut olayda davacının şirket ortaklığı ve buna bağlı olarak Ticaret Odası kaydı devam ettiğinden, vergi kaydının silindiğinden bahisle 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olmadığına karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.