10. Hukuk Dairesi 2025/13586 E. , 2026/777 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/92 E., 2025/99 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. …
10. Hukuk Dairesi 2025/13586 E. , 2026/777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/92 E., 2025/99 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.09.2006 - 09.09.2014 tarihleri arasında davalı işveren işçisi olarak ... Sitesinde çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı .... davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, açılan davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddinin gerektiğini, husumet itirazlarının bulunduğunu,ayrıca bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden davanın hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli kararı ile davanın kabulüne davacı ...'ın ... sicil numarası ile işlem gören davalıya ait işyerinde 2006-2014 yılları arasında 3614 günlük hizmetinin bulunduğunun ve bu hizmetin SGK'ya bildirilmediğinin tespitine,karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı Kooperatifin davaya cevabında ve temyiz dilekçesinde, gerçek işverenin kendisi olmadığını belirterek husumet itirazında bulunması da dikkate alınarak, öncelikle davalı Kooperatifin, hangi amaçla kurulduğu ve faaliyet gösterdiği, görevinin ne olduğu açıklığa kavuşturulmalı, sonrasında davacının davalı Kooperatif ile ilişkisinin niteliğini belirlemeye yönelik olarak; re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda, davalı işyeri bordrolarında kayıtlı kişiler ile bulunamadığı takdirde, aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler saptanarak, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, var ise işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanık anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanık anlatımları karşılaştırılmalı, çelişki oluştuğu takdirde giderilmeli, işyerinde Kurum tarafından yapılmış tespit ve müfettiş raporu bulunup bulunmadığı soruşturulmalı, böylece davalı Kooperatifin işverenlik sıfatı bulunup bulunmadığı, davacı ile aralarında hizmet akdi olup olmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde gerekli tüm soruşturma yapılarak tespit edilip, sonucuna göre karar verilmelidir, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili: Eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.