10. Hukuk Dairesi 2024/9628 E. , 2024/10176 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/237 E., 2024/164 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, direnme kararının Yar…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9628 E. , 2024/10176 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/237 E., 2024/164 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 10. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.03.2018 tarih 2015/10-1245 Esas, 2018/445 Karar sayılı kararı ile "direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına" dair karar üzerine Mahkemece verilen kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 15.09.2000 – 06.07.2007 tarihleri arasında yaprak temizleme, kimyasalları ayıklama, hammadde temizleme, ayıklama ve bantlama işlerinde çalıştığını, davalı şirketin sadece press bölümünde ve yönetim kadrosunda çalışanları sigortalı olarak gösterdiğini ve primlerini düzenli yatırdığını, müvekkiliyle aynı durumda olan işçilerin ise zaman zaman işe giriş çıkış yaptırılıp çoğunlukla sigortasız olarak çalıştırıldığını belirterek; müvekkilinin 15.09.2000 – 06.07.2007 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.08.2006 tarihinde işe girdiğini, 06.07.2007 tarihinde kendiliğinden işi terk etmek ve bir daha iş yerine gelmemek sureti ile işten ayrıldığını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını; müvekkili şirkette 27.05.2007 tarihinde yangın çıktığını, hammadde, ihraç için hazırlanmış mamul ürünler ile idari kısım ve ana binanın tamamen yandığını, yangının ertesi günü fabrikaya 5-6 km uzaklıktaki Karakuyu’da bulunan depoları kiralayıp geçici olarak işe orada devam ettiğini, ancak davacının haber vermeden ve bir mazeret bildirmeden işi terk ettiğini, personel adres ve telefon numaralarının yangında yanması nedeniyle kendisine ulaşılamadığını, müvekkili şirketin hiçbir işçisini sigortasız çalıştırmadığını belirterek, davanın reddi gereğini savunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının diğer davalıya ait iş yerinde çalıştığını iddia ettiği dönemde başka bir iş yerinden de çalışması bildirildiğinden, çakışan hizmet süresinin bulunduğunu, davacının iddialarını yöntemince kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.10.2012 tarihli ve 2011/62 Esas 2012/751 Karar sayılı kararıyla; dinlenen tanık anlatımları ile davacının dava konusu ettiği tarihler arasında sürekli çalıştığının kabulünü gerektirir bir bulguya ulaşılamamış; dava konusu edilen dönemde farklı iş yerinden bildirilen çalışma süresi; 01.08.2006 tarihli davacının imzasını içerir işe giriş bildirgesi ve sonrasında gerçekleşen çalışma bildirimi gözetilerek, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 02.07.2013 tarihli 2012/24451 Esas 2013/15045 Karar sayılı ilamı ile "...davacının kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmalarının gerçekliği, işin ve iş yerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının çalıştığını iddia ettiği defne yaprağı bölümüne ilişkin davalı iş yerinin biriminde dava konusu dönemde çalışmaları bulunan bordro tanıkları tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı; davacının çalışmalarının iş yerinde sürekli çalışanlar ya da mevsimlik çalışanlar içerisinde olup olmadığı ve iş yerinde mevsimlik çalışma dönemi tespit edilmeli; bu kapsamda davacının çalışmaların hangi bölümde hangi tarihlerde geçtiği hususu da netleştirilmeli; gerektiğinde aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler re’sen saptanarak, bu kişilerin beyanlarına başvurulmalı; bu şekilde davacının gerçek çalışma süreleri ve işin niteliği tespit edilerek, mevsimlik çalışma halinde boşluk dönemlerinde hizmet akdi askıda olup, hak düşürücü süre işlemediği, mevsimlik çalışma dönemleri dışındaki dava dışı iş yerinden çalışmalarda çalışmanın kesintiye uğradığı gözetilerek hak düşürücü süre irdelenmeli; böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca taleple bağlı kalınarak bir karar verilmelidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2014 tarih ve 2013/630 E., 2014/53 K., sayılı kararı ile davanın reddi yönünde oluşan vicdani kanaate dayalı önceki kararda direnilmesine karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir. C. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI.YARGITAY HUKUK GENEL KURUL KARARI 1. Dairemiz 17.04.2014 tarihli 2014/7350 Esas, 2014/8836 Karar sayılı kararı ile "direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir. 2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.03.2018 tarih 2015/10-1245 Esas, 2018/445 Karar sayılı kararı ile "Yerel Mahkemece aynı yönlere işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyularak araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile Mahkemenin direnme kararı bozulmuştur. VII.İlk Derece Mahkemesince verilen son karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dinlenen tanık anlatımları, aldırılan bilirkişi raporu ile .... T.C. Kimlik numaralı ... sigorta sicil numaralı davacı ...’in; 15.09.2000-2003/03.dönem arasındaki çalışma iddiası yönünden hak düşürücü süre nedeniyle talebinin kabulünün mümkün bulunmadığı, hak düşürücü süreye uğramayan kısım yönünden ise Kurumda 234435 035 sicil sayılı dosyada işlem gören Ürün Tarım Ürünleri İth. İhr. Tic. San. Ltd. Şti. ünvanlı iş yerinde 01.08.2006-06.07.2007 tarihleri arasında toplam 318 gün çalıştığı, çalışmasının tümünün Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğinden; davanın reddine karar verilmiştir. VIII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmişlerdir. Davalı Kurum vekili; davada taraf sıfatlarının davalı olduğunu ve lehlerine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki parafrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64 üncü maddesiyle, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen 4 üncü fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma re'sen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya, davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, eldeki hizmet tespiti davasının dava tarihi 24.01.2011 olduğundan, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu hüküm kısmında ve gerekçeli karar başlığında, "feri müdahil" olarak belirtilen Kurum'un, "davalı" olarak gösterilmesi gerektiği hususunun, Mahkemece göz önünde bulundurulmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz eden taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının, karar başlığında yer alan ...'nın karşısındaki “feri müdahil” ibaresinin silinerek yerine “davalı” ibaresinin yazılmasına, Hükmün 3. fıkrasındaki "davalı tarafa" ibaresinin silinerek yerine "davalılara" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.