9. Ceza Dairesi 2020/5946 E. , 2021/2078 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek, gereği düşünüldü: TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması karşısında; dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açı…
**9. Ceza Dairesi 2020/5946 E. , 2021/2078 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek, gereği düşünüldü: TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması karşısında; dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanık ...'in vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında vergi incelemesi yaptırılması, icra müdürlükleri nezdinde alacaklı olduğu dosyalarının sorulması, alacaklı olduğu bildirilen takip dosyalarının borçlularının faiz karşılığı sanıktan ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulması, 5271 sayılı CMK’nın 210/1’nci maddesinde yer alan ‘‘Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir” amir hüküm uyarınca, ...'ın duruşmaya celbi sağlanarak usulüne uygun olarak beyanlarının alınması, faiz karşılığı borç para verip vermediği hususunda detaylı kolluk araştırması yaptırılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği, olayın sübutu halinde ise sanık ...'in eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 39. maddesi kapsamında yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 07/05/2015 tarihli celsede Hazinenin katılan olarak davaya kabulüne karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.