(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9637 E. , 2008/12875 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içe…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9637 E. , 2008/12875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiası ile açılmış, mahkemece, Orman bilirkişisinin 27.05.2006 tarihli raporunda dava konusu yerin krokisinde (A) harfiyle işaretli 1.593,95 m²'sinin 1951 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, krokisinde (B) harfiyle işaretli 256,36 m²'sinin 1951 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı, orman sayılan yerlerden olduğu görüşüne dayanarak davanın kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalılar temyiz etmiştir. 1-Orman Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve krokide dava konusu taşınmazın krokisinde (B) harfiyle işaretli 256,36 m²'sinin 1951 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde bulunduğu bildirildiğinden davalıların bu kısma yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Orman mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 1.593,95 m²'sinin 1951 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş, mahkemece tapunun iptali ile yayla olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Nizalı taşınmazın ... ilçesi ... Beldesinde bulunduğu, taşınmazda ve çevresinde yapılaşmalar olduğu, etrafında ..., ... Boğazı, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarıyla bilinen yaylaların bulunduğu, 950-1200 rakımda olduğu, nizalı yere yakın mesafede Huzur mahallesinde bulunan 1200-1250 rakımlı bir taşınmazın aynı nedenle dava konusu edildiği ve Hukuk Genel Kurulunun 31.1.2001 tarih, 2000/8-1836 Esas 2001/13 Karar sayılı ilamı ile yayla kabul edildiği, yapılan yargılama, toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif, keşif sonucu verilen bilirkişi raporları ile sabittir. Taraflar arasında bu hususlarda ihtilaf olmadığı gibi mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Nizalı taşınmazın bulunduğu bölge herkezce bilinen maruf ve meşhur “... yaylasıdır” Burası ülkemizin en büyük yaylalarından biri olup davalı taşınmazın bağlı bulunduğu belde ile birlikte az yukarıda sayılan tüm yaylalarla beraber bir bütünü oluşturmaktadır. Bütünün içindeki bir bölümün değişik isimle anılması ona farklı işlem yapılmasını gerektirmez. Bütünün tabi olduğu