6. Hukuk Dairesi 2016/5372 E. , 2016/4145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak-Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalı ve karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanım bedeli, tamir süresince kira kaybı, erken tahliye nedeniyle kira kaybı ve kira alacağının tahsili, karşı davada ise
**6. Hukuk Dairesi 2016/5372 E. , 2016/4145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak-Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair karar, davalı ve karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanım bedeli, tamir süresince kira kaybı, erken tahliye nedeniyle kira kaybı ve kira alacağının tahsili, karşı davada ise kiralanana yapılan faydalı masraf bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı - karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı-karşı davacı vekilinin erken tahliye nedeni ile taşınmazın yeniden kiralanması için geçen sürede kira kaybından kaynaklanan tazminata ilişkin miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu'nun 325 maddesi hükmü gereğince kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde kira sözleşmesinden doğan borçları kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Olayımıza gelince; Mahkemece yapılan yargılama sırasında dosya inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmış olup bilirkişi dosya üzerinde yaptığı inceleme sonucunda soyut ifadelerle kiralananın tahliye edildiği tarih ile yeniden kiraya verildiği tarih arasındaki 3,5 aylık sürenin makul yeniden kiralama süresi olduğunu bildirmiş, mahkemece erken tahliye nedeniyle mecurun yeniden kiraya verilmesi için bilirkişi tarafından belirtilen 3,5 aylık süre uygun bulunarak bu süreye karşılık gelen 9800 TL kira kaybından kaynaklanan tazminata hükmedilmiştir. Taşınmazın aynı bedel ve şartlarda ne kadar sürede kiraya verilebileceği hususunda mahallinde konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak kiralananın cinsi, özellikleri, konumu, bu nitelikte bir taşınmaza o bölgede duyulan ihtiyacın derecesi ve somut olaya özgü başka diğer özellikler çerçevesinde, kiralayanın gereken çabayı göstermesi halinde kiralananı aynı koşullarla yeniden hangi süre içerisinde kiraya verebileceği, eş söyleyişle aynı koşullarla yeniden kiralama için gereken makul sürenin ne olduğu belirlenerek kiracının bu süreye karşılık gelen kira parasıyla sorumlu tutulması gerekirken, dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak yeniden kiralama süresinde kira kaybından kaynaklanan tazminat miktarına hükmedilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca karşı davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.