11. Ceza Dairesi 2014/4379 E. , 2016/2591 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Değişen suç vasfına göre açığa atılan imzanın kötüye kullanılması HÜKÜM : 1-) Sanığın, katılanlar ...'ya yönelik eylemlerinden açılan kamu davasının düşürülmesine, 2-) Sanığın ..., 'a yönelik eylemlerinden mahkumiyet I – Katılanlar ...,'ya yönelik değişen suç vasfına göre "açığa imzanın kötüye kullanılması" suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkı…
**11. Ceza Dairesi 2014/4379 E. , 2016/2591 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Değişen suç vasfına göre açığa atılan imzanın kötüye kullanılması HÜKÜM : 1-) Sanığın, katılanlar ...'ya yönelik eylemlerinden açılan kamu davasının düşürülmesine, 2-) Sanığın ..., 'a yönelik eylemlerinden mahkumiyet I – Katılanlar ...,'ya yönelik değişen suç vasfına göre "açığa imzanın kötüye kullanılması" suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında, düzenlediği mark gününe katılım için gerekli miktarı ödememe ihtimalleri nedeniyle, katılanlar tarafından imzalanmış boş senetleri iade etmeyerek doldurup icraya koymak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın senetleri bertakrip ele geçirmesinin sözkonusu olmadığı, sanığın eyleminin TCK'nun 209/1. madde ve fıkrasında öngörülen takibi şikayete bağlı “açığa imzanın kötüye kullanılması” suçunu oluşturacağı ve takibi şikayete bağlı suçlarda soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında şikayetten vazgeçmenin mümkün olması karşısında, tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği mahkemece dosya içeriğine uygun olarak gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, II – Katılanlar ..., a yönelik değişen suç vasfına göre "açığa imzanın kötüye kullanılması" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1 -Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunun soruşturulmasının şikayete tabi olması, 5237 sayılı TCK'nun 73/2. maddesinde, şikayet süresinin fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren başlayacağının belirtilmesi ve katılanların teminat amacıyla verdikleri imzalı boş senetlerin sanık tarafından anlaşmaya aykırı şekilde doldurularak icra takibine konu edildiğinin iddia olunması karşısında, yapılan incelemede, katılanlar vekilinin 03.02.2010 tarihinde sanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu anlaşılmakla, katılan ... açısından, sürenin başlangıcının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, icra takibine ilişkin ödeme emrinin hangi tarihte katılan ...' ya tebliğ edildiği açıklığa kavuşturulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2 -5237 sayılı TCK'nun 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; farklı zamanlarda farklı kişilere karşı işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, sanığın suça konu senetleri farklı tarihlerde farklı katılanlara karşı icra takibine koyarak kullanması nedeni ile sanığın eyleminin her üç katılana karşı ayrı ayrı suç oluşturacağı gözetilmeden, eylem tek kabul edilip TCK'nun 43. maddesi uyarınca artırım yapılması yasaya aykırı, 3 -5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.